zemin zemin Web ile ilgili ne var ne yoksa..

 KÜRESEL ISINMA

Küresel Isınma Nedir?

 

“Küresel ısınma” denince, bütün dünyada sıcaklığın sistematik bir şekilde artması süreci anlaşılmaktadır. Bu yolla bir iklim değişikliği meydana gelmektedir. Çünkü sıcaklık artınca buharlaşma artar, yağışlar ve hava hareketleri de değişir. Küresel ısınma, atmosferde ve okyanuslarda yaşanan ısı artışı ve bunun yol açtığı iklim değişikliklerinin tümü için kullanılan terimdir.

Küresel Isınmanın Sebepleri?

 

Küresel ısınmaya, atmosferde artan sera gazlarının neden olduğu düşünülmektedir. Karbondioksit, su buharı, metan gibi bazı gazların, güneşten gelen radyasyonun bir yandan dış uzaya yansımasını önleyerek ve diğer yandan da bu radyasyondaki ısıyı soğurarak yerkürenin fazlaca ısınmasına yol açtığı ileri sürülmektedir.

 

Atmosferdeki karbondioksit (CO2) ve metan (CH4) oranlarındaki artış dünya yüzeyinin sıcaklığını yükseltmektedir. CO2 oranındaki artış dünyanın yüzeyini ısıtmakta ve kutuplara yakın buzların erimesine yol açmaktadır. Buzlar eridikçe yerlerini kara veya sular almaktadır. Kara ve suların buza oranla daha az yansıtıcı olması güneş ışınımı emilimini arttırmakta ve dolayısıyla buzullarda daha fazla erimeye yol açmaktadır.

 

İklim Bilimi konusunda çalışan bilim adamları küresel ısınmada en önemli etkenin insanoğlu faaliyetleri olduğuna karar verdiler. İnsanoğlu faaliyetleri Yerküre’nin doğal sera etkisini arttırarak küresel ısınmaya katkıda bulunuyor. Sera etkisi, güneş ışığını, gazları, atmosferdeki parçacıkları kapsayan karmaşık bir işlemle Yerküre’nin yüzeyini ısıtıyor. Sera gazları, ısıyı dünyanın atmosferine hapseden gazlara verilen isimdir. En zararlı sera gazı ise karbondioksittir.

 

Küresel ısınmaya katkıda bulunan ana insan aktiviteleri: fosil yakıtların yakılması (kömür, petrol ve doğal gaz) ve ormanların yokedilmesidir. En çok yakıt tüketimi: otomobillerde, fabrikalarda, elektrik santrallerinde meydana gelmektedir. Fosil yakıtlarının yakılması ile karbondioksit gazı açığa çıkmaktadır. CO2 ısının uzaya çıkışını yavaşlatan bir sera gazı’dır. Ağaçlar ve diğer bitkiler besin üretmek için havadaki CO2’i fotosentez ile kullanırlar. Ormanların yokedilmesi, bitkiler tarafından yok edilen gaz miktarı oranını indirgeyerek ya da ölü bitki örtüsü ayrıştırılması ile CO2’nin çoğalmasına katkıda bulunuyor. İklim Bilimi konusunda çalışan bilim adamları güneşin enerjisindeki artışların ise oluşmuş ısınmaya katkısının çok çok küçük olduğuna inanıyorlar.

Küresel Isınmanın Sonuçları?

 

130 ülkeden 2 bin 500 bilim insanı; küresel ısınmanın temelinde fosil yakıtların kullanımının yattığı konusunda fikir birliği içerisinde. Küresel ısınmanın daha iyi bilince çıkması için adı geçen rapordaki önemli bilgiler şunlardır:

 

* 2100 yılına gelindiğinde dünyanın üçte biri çöle dönüşecek.

* 1906’dan 2005’e geçtiğimiz 100 yılda yeryüzü sıcaklığı 0.7 derece arttı. Küresel ısınma son 50 yılda bütün yüzyılın iki katı oranında arttı. Okyanusların 3 bin metre derinliğinde sıcaklık artışı söz konusu. Dağlarda bulunan buzul ve karlar önemli oranda eridi. 1961’den 2003’e tüm dünyada deniz seviyesi 1.8 milimetre oranında yükseldi.

* 1900’den 2005’e Kuzey ve Güney Amerika’nın doğu bölgelerinde, Kuzey Avrupa’da ve Kuzey ve Orta Asya’da yağış miktarı önemli ölçüde arttı. Buna karşılık Akdeniz, Güney Afrika ve Doğu Asya’nın bazı bölgelerinde kuraklık görüldü.

* 2100 yılına kadar yeryüzü sıcaklığının 1.8 ile 4 derece arasında artacağı tahmin ediliyor. Kutuplardaki buzulların erimesine bağlı olarak denizlerin su seviyesinin 18 ile 59 santimetre arasında yükseleceği tahmini yapılıyor.

* Karbon emisyonları bu yüzyılda küresel ısınma ve deniz seviyesindeki yükselmeyi 1000 yıldan daha uzun süre etkilemeye devam edecek.

* Türkiye’de kışın sadece Orta ve Doğu Karadeniz bölgelerinde yağış miktarının yüzde 10 civarında artacağı tahmin ediliyor. Kışın ve yazın diğer bölgelerde yağış miktarında yüzde 20’lere varan azalma bekleniyor. Gelecekte Türkiye’yi kuraklık ve su kaynaklarının azalması bekliyor.

* 2050’ye kadar bitki ve hayvan türlerinin dörtte biri ya da 1 milyondan fazlası yok olabilir.

* 21. yüzyılın son yıllarına doğru ortalama sıcaklıklar tarihte görülmemiş düzeylerde yükselecek.

* 2025 yılı itibariyle dünya nüfusunun neredeyse yarısının su kıtlığıyla karşı karşıya kalacağı tahmin edilmektedir. Bu her iki kişiden birinin su kıtlığı çekmesi anlamına gelmektedir.


Küresel ısınmanın bir yansıması olarak bugüne kadar şunlar olmuştur: Aşırı soğuklar, aşırı sıcaklar. Aşırı yağışlar sonucu seller, su taşkınları. Kasırgalar, fırtınalar. Kuraklık. Çölleşme vb. Önümüzdeki 20 yıl içinde küresel ısınmanın sonuçları çok daha yakıcı bir şekilde, etkileri daha açık olarak görülecektir.

Şubat 2007 tarihli BM Raporu

 

Konu ile ilgili Birleşmiş Milletler raporu, Fransa'nın başkenti Paris'te yapılan Hükümetlerarası İklim Değişiklikleri Paneli'nde açıklanmıştır. Raporda küresel sıcaklık artışının olası etkileri aşağıdaki biçimde özetlenmektedir.

 

+2 derece: Su sıkıntısı başlayacak

 

Kuzey Amerika'da kum fırtınaları tarımı yok edecek. Deniz seviyeleri yükselecek.Dünya nüfusunun neredeyse yarısı su sıkıntısı çekecek. Mercan kayalıkları yok olacak. Gezegendeki canlı türlerinin yüzde 30'u yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.

 

+ 5 derece: Denizler 5 m. yükselecek

 

Deniz seviyesi ortalaması 70 metre olacak. Dünyanın yiyecek stokları tükenecek.

 

+ 6 derece: Göçler başlayacak

 

Yüz milyonlarca insan uygun iklim koşullarında yaşamak umuduyla göç yollarına düşecek.

Neler Yapılabilir?

 

* Her yere ağaçlar dikilmelidir.

* Teknolojik aletler dünyaya zarar vermeyecek şekilde yenilenmelidir.

* Yeni teknolojik aletler dünyaya zarar vermeyecek şekilde yapılmalıdır.

* Dünyaya zarar verenler en ağır şekilde cezalandırılmalıdır.

* Kentleşme durdurulmalıdır.

* Köy benzeri şehirler kurulmalıdır.

* Sanayi, dünyaya zarar vermeyecek şekilde yapılmalıdır.

* Arabalar vb. buhar gücüyle veya güneş enerjisiyle çalışanlarının da üretilmesi gerekmektedir.

* Düşük enerji tüketen aletler kullanılmalıdır.

* İsraf yapılmamalıdır (su, elektrik vb.).

* Ulusal enerji stratejileri en az 30 yıllık bir süreyi öngörür şekilde hazırlanmalıdır. Diğer enerji kaynaklarının geliştirilmesine ve güvenli kullanımına yönelik politikalar belirlenilmelidir. Ulusal enerji politikasının oluşumuna sivil toplum kuruluşlarının ve yerel halkın katılması sağlanmalıdır.

* Çevresel Etki Değerlendirmesi yapılmak koşuluyla, yerel ölçekte rüzgar ve güneş gibi alternatif enerji kaynaklarından yararlanılmalıdır.

* Tarım, amonyak ve metan gibi değişik emisyonların atmosfere karışmasına neden olmaktadır. Avrupa amonyak emisyonunun %90'ı çiftlik hayvanları ve kimyasal gübrelerden kaynaklanmaktadır. Kimyasal gübre kullanımı, bir sera gazı olan azotdioksit emisyonunu da artırır. Azot ve fosfor içeren gübrelerin kullanımı azaltılmalıdır.

Biz neler yapabiliriz?


* Enerji dostu ampuller kullanılmalı.
* Televizyonlar bekleme konumunda bırakılmamalı.
* Doğru ışıklandırma kullanılmalı.
* Klima yerine vantilatör kullanılmalı.
* Evler ısı kaybına karşı yalıtılmalı.
* Eşyalar, radyatörleri kapatmayacak şekilde yerleştirilmeli.

Su kaynaklarının kıtlığı da bir başka önemli sorun. Ancak, alınabilecek önlemler de yok değil.

* Diş fırçalama, bulaşık yıkama, traş esnasında musluk açık bırakılmamalı.
* Daha az su tüketen yeni teknoloji klozetler kullanılmalı.
* Klozetlere asılan temizleme maddeleri kullanılmamalı.
* Çamaşır suyu tüketimi en aza indirilmeli.
* Akan tesisatlar onarılmalı.
* Hortumla sulama ve yıkama yapılmamalı.
* Suyu, kireç ve bakterilerden arındıran filtreler kullanılmalı.

Çevre örgütleri, tüketicileri ulaşım sektörü konusunda da uyarıyor. Bu sektör, yenilenemeyen enerji kaynaklarının baş tüketicisi ve sektörde kullanılan gazların emisyonları, hava kirliliğine, iklim değişikliklerine neden oluyor.

* Toplu taşıma araçları tercih edilmeli.
* Kısa mesafelere arabayla gitmek yerine, yürümeli.
* Kurşunsuz benzin tüketen araçlar tercih edilmeli.
* Aracın taşıma kapasitesi aşılmamalı.
* Uzun duraklamalarda aracın kontağı kapatılmalı.


Çevre örgütleri, tüketicilere geri dönüşümü bir yaşam tarzı olarak benimsemelerini, alışveriş sırasında aşırı tüketimden kaçmalarını öğütlüyor.

Tüketicilerin özenli davranması gereken en önemli konuların başındaysa ambalaj tüketimi geliyor. Zira plastik ambalajların doğada kaybolma süresi bin yılı buluyor.

* Tüketiciler, uzun ömürlü ürünlere yönelmeli.
* Geri dönüştürülemeyen ambalajlarda satılan ürünler alınmamalı.
* Başta PVC olmak üzere, plastik ambalajlardan kaçınmalı.
* Şişe ve kavanoz gibi cam ürünler tercih edilmeli.
* Plastik poşet ve yiyecek kapları gibi ürünler yeniden kullanılmalı.
* Alışverişlerde plastik poşet kullanılmamalı.
* Cam malzemeler, organik çöplerle birlikte atılmamalı.


Gündelik hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelen bilgisayarların yarattığı kirlilik de azımsanacak gibi değil.


* Elektrik tüketimi daha düşük modeller alınmalı.
* Yazıcıdan kağıt çıktısı alınması asgariye indirilmeli.
* Bilgisayarlar bekleme konumunda bırakılmamalı.
* Kullanılmayan bilgisayarlar atılmamalı.

 

Kaynaklar:

http://www.ikibinsekiz.blogspot.com

http://www.bilgiustam.com

http://www.ydicagri.com

http://www.kuresel-isinma.org

http://www.globalwarner.org

http://www.kuresel-isinma.org

tr.wikipedia.org

http://www.tema.org.tr

200 karakter kaldı

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış