Anasayfa > Ekonomi > Kavramlar > Dün Bugün
Makaleye verilen puanlar Makaleye verilen puanlar Makaleye verilen puanlar Makaleye verilen puanlar

Dün Bugün




DÜN BUGÜN

Bizim zamanımızda diye başlayan her cümle de aslında serzeniş vardır , geride kalan her şeye özlemdir, aslında  bugüne biraz sitemdir.

Mutlak geçen zaman  içinde hayıflarımız hatalarımız oldu ama nedense maziden hatırımızda kalan hep güzel  anılardır, belki onları hafızamıza nakşederiz belki bugün yok olanları orda anarız bilmiyorum fakat her birimizin diline gelen  hey gidi günler hey cümlesi  içimizde biraz hüzün yaratmaz mı?

İlerleyen zamanla eskiyen insan yenilenen teknolojiyle  adapte zorluğu  çekiyor desek görünen tablo pek öyle değil bana biraz yiten değerlere hayıflanma gibi geliyor, kendi zamanında aldığı evlenme teklifi,

İzdivac’ ınıza Talibim “Gayemiz aciz haneyi taciz etmek değil, bilakis şu efkarı umumiye de bir aile bacası tüttürebilmektir. Cevabınız nispetinde kalp-i harabemi tamir edeceğinizi umduğumdan dest-i izdivacınıza talibim efendim.” Olan  biri belki kızının anne evleniyorum arkadaşım bana hadi evlenelim dedi demesine sitemde oluyor.

 

Eskiden Bayramlar da çoluk çocuk bir arada olup  küçükler büyükleri ziyaret eder büyükler  şık mendiller içine yerleştirdiği harçlıkları hediye ederlerdi, birlikte yapılan kahvaltılar yenen yemekler edilen sohbetler evin için de gerçek bir bayram havası estirirdi.

Belki  bugün bayramın tatil olarak değerlendirilip herkesin bir yana savrulmasına üzülüyor insan.

Camdan cama yaşanan aşklar dokunmadan büyüyen sevdalar vardı, seni seviyorum demek hiç bu kadar kolay değildi aşk gerçekten aşka benziyordu hilafsızca yaşanan sevgi selleriydi, oysa bugün  merhabadan sonra ikinci kelime nerdeyse nasılsın aşkım oldu, kim bilir  buydu belki can yakan…

Anne babasının izni olmadan evlenmeye kendi rızası da olmayan bir nesil  şimdilerde ön evlilik yapan gençlere bakarak ağlıyor belki de…

Kokulu zarflarla yolladığı mektupların yerini alan cep telefonu mesajları yada

E-mailler ruhunu okşamıyor, kolaylık diyor içinden büyük kolaylık ama, işte ama…

Gerçek dostum dediği insanların belki sayısı azdı ama dosttu onlar, her şeyini paylaşabileceği sırlarına ortak neşesine derdine ortak düştüğü yerde el veren dostlarına bakarak, bugün  menfaat ve çıkarlar üzerine yapılanan sözde dostluklaradır gözyaşı.

 

Komşulukları akrabalıktan öte olan o zamanlara, olanın olmayana el verdiği her türlü ihtiyaçlarında birbirlerine destek olunduğu aynı mahalle sakinlerinin komşuluk anlayışını hatırlarken, bugün aynı site içinde barınan insanların birbirini tanımadan yaşamasına kahırdır geçmişi hatırlamak kim bilir.

 

Sokakta cıvıldayan çocuk seslerinin azalması  oyuncakların da değiştiğini hatırlatır ona kendi bez bebeklerini makaradan yapılan tahta arabasını düşünürken torununun bilgisayarda  eğlendiğini görmek o kadar da çabuk kabulleneceği değişim değildir işte.

Tüm ailenin bir araya toplanıp radyo piyeslerini dinledikleri gecelerde ne kadar heyecan duyduğu gelir aklına  hele kışsa mevsim sokaktan geçen bozacıdan aldıkları bozanın tadını damağında hisseder bir an.

Şimdiyse her odaya yerleşen bir televizyonla herkes kendi havasındadır, kendi hayatını yaşamak derler adına… nasıl yaşamaksa.

 

Evet, paylaştığımız keyifler sahip olduğumuz değerler  yok oldukça her birimiz kendi köşemizde kalmaya karar verdik birbirimizden uzak kalabalıklar içinde yapayalnız yaşamak oldu bu, demek istediğim yine radyoda piyesleri dinleyelim yine arabalarımızı makaradan bebeklerimizi bezden yapalım değil, sadece eğer aynı dünyayı paylaşıyorsak kültürümüz aynıysa üstüne üstlük bir de aileysek biraz düşünme zamanıdır.

İnsan maziyi hatırlamaya başlıyorsa yaşlanıyor demektir  o halde yaşlanana sen ayrı kuşaksın senle anlaşamayız demek yerine daha mutedil yaklaşarak geçmişte edindiği deneyimlerden güzelliklerden paylaşabiliriz olmaz mı?

Olur…hem de çok güzel olur bizi bugün zenginleştiren aslında dündür dünden öğrendik bugüne geldik o halde bizden evvel öğrenene itibarsızlık niye?

Bugün kocaman evlerimizde  yanımızda barındıramadığımız bize ihtiyaçları olan ana babalarımızı modern dünyanın huzur evlerine teslim ederken şartlar bunu gerektiriyor demek vicdan rahatsızlığının önüne geçemiyordur eminim.

Yaşadığımız bugün dünde kalacak ve biz onları anarken ağlamayalım tıpkı bizden önce yaşayanlar gibi güzellikleri hatırlayalım mazide geçmişin hüznü olsun sadece,  yıktıklarımızın altında ezilmeden anlatacağımız hatıralarımız olsun, bizler de hey gidi günler hey derken  sadece serzeniş zamana olsun kocaman kocaman hatalar yapmayalım ki torunlarımıza anlatacağımız güzel hikayelerimiz olsun…


Bu makale hakkında ek bilgi eklemek için buraya tıklayınız

Yazar & Kaynak: Sevinç İNAL

Digg this Post! Add Post to del.icio.us Bookmark Post in Technorati Furl this Post!
Eklenme tarihi: 30-3-2008  Okunma: 257

Ekleyen:  sevinç inal

Bu Makaleye Verilen Puan:    Makaleye verilen puanlar Makaleye verilen puanlar Makaleye verilen puanlar Makaleye verilen puanlar
Bu Makaleye Puan Ver  

Bölüm Başlık Kullanıcı Yorumları


Bu makaleye yorum gönderilmemiş, ilk yorumu sen gönder !
Reklam Netinternet
Bazı hakları saklıdır: İçeriğin editör ve yazarlarımız tarafından oluşturulan kısımları ve site tasarımının hakkı saklıdır.  Bu sayfa en iyi 1280x1024 ve 1024x768 çözünürlükte izlenir.
Powered by BilgiPortal v2.2
Emlak Yorumlar Müzik