Araştırmalar, Türkiye’de cinsel ilişkiye başlama yaşının giderek düştüğünü,
evlilik yaşının ise yükseldiğini
Araştırmalar cinsel ilişkiye başlama yaşının giderek
düştüğünü, buna bağlı olarak da ciddi sorunların yaşandığını gösteriyor. Öyle ki
15-19 yaş grubundaki gebeliklerde annenin ölüm olasılığı, geç yaş
gebeliklerinden ortalama üç kat daha fazla.
Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği CETAD’ın hazırladığı
‘Gençlik ve Cinsellik’ toplantısında, gençlerin cinsel yaşamları ve sorunları
ele alındı. Cinsel ilişki yaşının kadınlarda 19.5, erkeklerde ise 19 olduğunu
belirten Prof. Dr. Selma Karabey, erken yaşta cinsel ilişkinin sosyal, ekonomik
ve biyolojik sorunlara neden olduğunu söyledi. Yasaklamanın işe yaramayan bir
yaklaşım olduğunu vurgulayan Sosyolog Nurcan Müftüoğlu ise gençlerin yanlış
cinsel eğilimlere yönelmemesi için iletişimin önemine dikkat çekti.
Ülkemizde her dört kişiden birinin genç olduğunu vurgulayan İstanbul
Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof. Dr. Selma Karabey, erken yaşta cinsel ilişkinin giderek arttığını
söyledi:
“Türkiye’de cinsel ilişki yaşı batı ülkelerinden daha yüksek, bu da
gençlerin cinsel sağlığı açısından olumlu bir durum. Ama veriler, dünyaya
paralel olarak Türkiye’de de cinsel ilişkiye başlama yaşının giderek düştüğünü,
evlilik yaşının ise yükseldiğini gösteriyor.”
CİNSEL İLİŞKİ HANGİ YAŞTA BAŞLAMALI?
Cinsel ilişkiye
başlama yaşının ülkelere göre 12’den 19’a kadar değişebildiğini belirten Prof.
Karabey, sosyal yapıya göre farklılık göstermekle birlikte ilk cinsel ilişki
yaşının kadınlarda 19.5, erkeklerde ise 19 olduğunu söyledi. Eğitim, sosyo
ekonomik düzey ve kültürel yapının etkili olduğunun altını çizen Karabey,
‘Cinsel ilişki hangi yaşta başlamalı’ sorusuna; “Cinsel yaşam ve cinsel ilişki
sonuçlarını kaldırabilir hale geldiği yaş hangisi ise bir insan için en uygun
cinsel ilişki yaşı odur. Yani yeterli cinsel eğitim almış, bilinçlenmiş,
bedensel gelişimini büyük oranda tamamlamış ve güvenli cinsellik bilince
ulaşmış, yani hem kendisini hem de partnerini koruyabiliyorsa, o zaman cinsellik
için uygun yaştadır” diye cevap verdi.
CİNSEL DAVRANIŞLARIN SONUÇLARI
Prof. Karabey’e göre her
cinsel davranışın ve her cinsel kararın belli bir sonucu ve bedeli var. Öyle ki
her 20 gençten birinde cinsel yolla bulaşan enfeksiyon görülüyor. Her gün 15-24
yaş grubunda 7 bin HIV vakasına rastlanıyor. Prof. Karabey, “Zaten risk de
gençlerin o sonuca hazır olmadan cinselliğe apar topar başlamaları sonucu ortaya
çıkıyor. Örneğin genç kızların bedenleri dış etkenlere ve mikroplara karşı henüz
hazırlıklı değilken, yani vücut kendini savunamaz durumdayken cinselliğin
yaşanması olumsuz sonuçlar doğuruyor. Cinsel organlar ve cinsel organların iç
yüzeyini örten mukoza tam olgunlaşmadığı için mikroplara karşı daha
savunmasızlar. Dolayısıyla AIDS başta olmak üzere cinsel yolla bulaşan
enfeksiyon riski artıyor” şeklinde konuşuyor.
ERKEN GEBELİKLERDE ÖLÜM ORANI YÜKSEK
Erken yaşta cinsel
ilişki ve gebeliklerden dolayı dünyada çok sayıda genç insan yaşamsal tehlikeye
giriyor. Araştırmalara göre, her yıl 15-19 yaş grubunda 15 milyon genç kadın
doğum yapıyor ve bu yaştaki gebeliklerde annenin ölüm olasılığı, daha geç
yaştaki gebeliklere göre ortalama üç kat daha fazla. Prof. Karabey, bunda en çok
olumsuz ortamlarda yapılan düşüklerin neden olduğunu söylüyor.
MUTSUZ İNSANLAR YARATIYOR
Erken gebeliklerin hem kadının
hem erkeğin sosyal yaşamını alt üst ettiğini söyleyen Karabey, “Aile kabul edip
evlilik kararı verilse bile o zaman da eğitim hayatları sona eriyor. Gençler,
ekonomik olarak bütün hayatlarını etkileyen bir karar almış oluyor, duygusal ve
fiziksel olarak hazır olmadığı bir dönemde anne- baba olmak zorunda kalıyorlar.
Bu da bir insanın bütün hayatını şekillendiren bir olaydır ve sonuçta eğitimden,
üretimden uzak mutsuz insanlar ortaya çıkıyor” diye konuşuyor.
YASAKLAMA İŞE YARAMAZ
Cinsel bilincin gelişmesi için
ailenin çocukla sürekli iletişim ve bilgilendirme süreci içinde olması
gerektiğini söyleyen Uzman Sosyolog Nurcan Müftüoğlu’na göre de cinsellikte
yasaklama işe yaramayan bir yaklaşım:
“Çünkü insanoğlu yasağı delmenin bir
yolunu mutlaka bulur. Bir takım sınırlamalar olabilir, örneğin cinsel
davranışlarla ilgili gence sınırlamalar koyabilir ama bunun neden olduğunu da
gerekçeleriyle açıklamak gerek.”
CİNSELLİK KONUŞULMALI
Bilgi eksikliğinin en önemli
nedeninin cinselliğin ailede ve okulda konuşulmaması olduğuna dikkat çeken
Müftüoğlu, bunun için gençlerin bakış açılarını ve değerlerini
somutlaştıramadıklarının altını çiziyor:
“Çocuk ailenin duruşundan cinselliğe
bakışını öğreniyor ama orada cinsellik konuşulmayan, yasak ve evlilik gibi
şartlara bağlı bir olgu. Öte yandan kendi arkadaş çevrelerinden veya medyadan
cinsellik yönünde bilgi alıyor, bir taraftan da teşvik unsurları ile karşı
karşıya. Bu durum gencin ikilem yaşamasına neden oluyor. Bir tarafta geleneksel
değerler, bir tarafta da modern yaşamın onu götürdüğü bir yer var. İşte burada
gençler çok hazır olmadan veya kendi ihtiyaçları olmadan cinselliği
yaşayabiliyorlar.”