|
| Makaleler |
| Toplam Makale |
3413 |
| Yayında |
3231 |
| Bekleyenler |
182 |
| Görüntüleme |
13560090 |
|
|
|
Anasayfa
> Tarih
> Dünya Savaş Tarihinde Batırılan İlk Uçak Gemisi
|
Dünya Savaş Tarihinde Batırılan İlk Uçak Gemisi
Dünya denizcilik ve savaş tarihinde, ilk uçak gemisini batıranın bir “Türk
olduğunu” biliyor muydunuz? Peki ya bu işi, bir “sahra topu” ile yaptığını
söylesek? Bu inanılmaz işi, Topçu Mülazım Mustafa Ertuğrul’un bataryası
başarmıştı…
1915’te üzerinde bir dizi uçağın durduğu bir uçak
gemisini ilk gördüklerinde, Türk askerinin hissettiği, Kızılderililerin tüfek
ile tanıştıklarında yaşadıklarına benzer bir duygu olsa gerek… Peki ama bununla
nasıl savaşılır? Üstünde ölüm kusan uçakları, taretleri ve yanındaki iki
kruvazörüyle, 120 metrelik bir çelik yığını nasıl yenilir?
Şimdi
okuyacağınız öykü, dört sahra topu ile dünyada bir uçak gemisini batıran ilk
askerin, Topçu Mülazım (Teğmen) Mustafa Ertuğrul’un öyküsüdür…
27 Aralık
1916. Saat: 13.00
“Türk askeri cenge hazırlanıyordu. Biraz sonra kopacak
kıyametin heyecanı ile benim de yüreğim çarparken; gözüm batarya dürbününün
adesesinde, düşmanı seyrediyordum. Meis, güzel bir Pazar gününün neşeli havası
içinde tatilin zevkini sürüyordu… Bizim taraftaki harekât ve gürültü gittikçe
sükûn buldu. Herkesin kulağı, bir ağızdan çıkacak keskin bir kumandayı bekliyor.
Ateeeş… Nihayet saat 13.25’te aylardan beri karşısındaki yabancı çığlıklara
dişini sıkıp susan dört ağız birden alev kusmaya başladı…
Dünya savaş
tarihinde bir ilk olan, 7.7 inçlik dağ bataryasının bir uçak gemisini 36
dakikada sulara gömen komutu verişini böyle anlatıyor Topçu Mülazım Mustafa
Ertuğrul. Batırdığı uçak gemisi ise, 120 metre boyunda, saatte 24,5 mil hız
yapan ve altı uçak taşıyan İngiliz bandıralı Ben My Chree’dir!
Birinci
Dünya Savaşı’nı anlatan tarih kitaplarında, Ben My Chree, tek cümle ile yer
alır: “Batırılan ilk uçak gemisi”
Mustafa Ertuğrul ve komutasındaki
topçu bataryası, o gün Meis Limanı’na demirli uçak gemisi Ben My Chree’nin
dışında, 200’e yakın yelkenli gemi ve sandalı batırır.
İngilizlerin
hayaline bile gelmeyecek bir iş yapar Mustafa Ertuğrul. Meis Adası limanının tam
karşısındaki buruna dört sahra topundan oluşan bataryasını, tam iki ay boyunca
dağları aşırarak, gülleleri sırtlarında taşıyarak getirirler! Burunda, Ben My
Chree’nin limana girmesini sessizce bekleyen 30 kadar Türk askeri, dünya savaş
tarihine bir savaş gemisini batıran ilk birlik olarak geçerler. Hem de 7,7
inçlik, dört cılız “sahra topuyla!
İngiliz ve Fransız donanması
raporları, Türk kıyılarındaki “çılgın bir Türk bataryası”ndan bahsetmektedir
artık…
13 Aralık 1917. Ağva Koyu
Müttefik deniz kuvvetleri,
Akdeniz’deki en önemli silahlarından birinden olduğu için öfkelidir. Türk
kıyıları sürekli denetim altında tutulur; motorlar, kayıklar batırılır, yerleşim
birimleri zaman zaman bombardıman edilir. Sabrı taşan Topçu Mülazım Mustafa
Ertuğrul, yaptığı yeni bir planı 135. Alay komutanı Alman yarbayına kabul
ettirmeye çalışır;
“Müsaade ederseniz, bataryamla, bir gece ansızın
Antalya’yı terk ederek meçhul bir istikamete gidiyormuş gibi yapıp, Ağva Koyu’na
gideyim. Limana hâkim buruna bataryamı yerleştireyim. Emrime verilecek bir
yelkenli ile bu gemiyi limana sokup avlamaya çalışayım.
Plan basittir.
Bölgenin zorlu coğrafyası ve yol yokluğundan ötürü, Türklerin askerlere
kumanyalarını yelkenli teknelerle dağıtmak zorunda olduğunu Fransızlar
bilmektedirler. Fransız savaş gemileri, bu yelkenlileri sık sık yakalamakta ve
kumanyaya el koyup Türk askerlerinin aç kalmalarına neden
olmaktadır.
Fransızlara kovalamaktan zevk duyacakları bir yelkenli
gönderir Mustafa Ertuğrul. Faaliyet raporuna yeni bir “başarı” olarak geçecek bu
basit avı, Fransız kruvazörü Paris II, Ağva Koyu’nun içine dek izler. Girmesiyle
de, bir hafta önce koya egemen bir noktaya yerleşmiş olan Mustafa Ertuğrul’un
bataryası “ateş” komutuyla saldırıya geçer!
Paris II, sadece 18 dakikada
denize gömülür. Düşman donanması içinde artık efsaneleşmeye başlayan Mustafa
Ertuğrul bataryası, 145 atımdan 110’unu gemiye isabet ettirecek kadar
ustadır.
Kamikaze botu ile batırılan Alexandra!
Paris II’yi
kaybeden Fransızlar, Türk kıyılarında intikam fırtınası estirirler. Kıyıdaki
yerleşim birimleri durmadan bombardıman edilir.
Uçak gemisi Ben My
Chree’nin ardından koskoca Paris II kruvazörünün de bir “dağ bataryası ile
batırılması, Müttefiklerin artık açıktan seyretmeye başlamasına neden olmuştur.
Gemilerin topçu menzilinin dışından dolaşması Mustafa Ertuğrul’u durduracak
değil ya! Dağ bataryası ile uçak gemisi batırılırsa, küçük bir balıkçı
teknesiyle bir savaş gemisi haydi haydi batırılır!
Topçu Mülazım Mustafa
Ertuğrul, Paris II’yi batırdığı bombardıman sırasında elinden kaçırdığı
Alexandra adlı savaş gemisi için dahiyane bir tuzak kurar:
“Herhangi bir
yelkenlinin kaburgasını kaplayan iç tahtaları sökülerek, mümkün mertebe fazla
miktarda dinamit kaburga aralarına döşenecek, tam merkezine de bir top fünyesi
yerleştirilecek. Fünye halkası bir telle portakal sandıklarından birisinin
altına bağlanıp, kaburgalar tekrar çakılarak düzen hazırlanacaktı. Birbirine
bağlı sandıklar mutlaka bir vinç yardımıyla kaldırılacaktı ki, fünye dinamiti
ateşleyip geminin batırılmasını sağlayacaktık.”
Bir “kamikaze botu”
haline getirilen yelkenli, kıyıdan açılır. Açık denizde Fransız savaş gemisini
gören “önceden tembihli” askerler, suya atlayıp kıyıya doğru yüzmeye başlarlar.
Fransızlar portakal sandıkları ile dolu bir tekneyi ele geçirdikleri için
mutludurlar, ama ya bu da o “Çılgın Türk”ün bir tuzağıysa?
Sandalın
üzerine önce bir Fransız bahriye eri çıkartılır. Görünürde bir tuzak yoktur. Ama
ya Türkler portakalları zehirlemişse? Sandalın uzağında duran savaş gemisi
Alexandra’nın güvertesindeki gemi doktoruna birkaç portakal ***ürülür.
Portakallar zehirsizdir! Derin bir oh çekilir… Sandal savaş gemisine
yanaştırılır ve birbirine bağlı portakal sandıklarını gemi güvertesine çıkartmak
için vinç çalıştırılır. Buuumm!..
Kurulan tuzağa düşen Alexandra,
gövdesinde açılan birkaç metrelik delik yüzünden göz açıp kapayıncaya kadar
denizin dibini boylar. Savaş tarihine, belki de “Akdeniz’de Türklerle
Müttefikler arasındaki deniz savaşları” adıyla geçmesi gereken, ama aslında
sadece 23 yaşındaki bir Türk subayının akıl almaz başarısının özeti
böyle…
Kamaları sökülmeyen tek batarya
Dünya Savaşı bittiğinde,
Mondros Mütarekesi gereğince, işgal edilen Anadolu topraklarında, tüm silah ve
cephaneye el konuldu. Topların kamaları söküldü. O tarihlerde Aydın bölgesindeki
birlikleri denetlemekle görevlendirilen Ben My Chree’nin eski komutanı Charles
R. Samson; “Gösterdiği kahramanlıktan dolayı bu batarya toplarının kamalarını
sökmek askeri şerefe aykırıdır” diyerek, Mustafa Ertuğrul’un bataryasına
dokunmaz!
Birinci Dünya Savaşı sonrasında kamaları sökülmeyen bu dört
sahra topundan oluşan batarya, Kurtuluş Savaşı’na katılan ilk topçu
birliğidir…
Batıktan Çıkan Kahraman Topçu Yüzbaşı Mustafa
Ertuğrul BEN BİR TÜRK ZABİTİYİM
Bu makale hakkında ek bilgi eklemek için buraya tıklayınız
Yazar & Kaynak: bilinmiyor
Eklenme tarihi: 17-5-2007 Okunma: 11156
Ekleyen: Cenk Baha
|
| Bu Makaleye Verilen Puan: |
|
Kullanıcı Yorumları
apti
Tarih:
22-7-2007
8:44pm
muhteşem
serkan üngören
Tarih:
18-8-2007
2:52am
MEHMETCİK' İN BÖYLE KAYDA DEĞER DAHA NİCE HİKAYELERİ OLDUĞUNA İNANIYORUZ...
YENİ NESİL MEHMETCİK OLARAK DA; BÖYLE BİR GÜN GELDİĞİNDE, ÜLKEMİZ İÇİN ERTUĞRUL ÇAVUŞ' UN YAPTIKLARINI, GÖZÜMÜZ KIRPMADAN YAPACAĞIMIZA YEMİN EDİYORUZ...
Onur
Tarih:
13-9-2007
11:42am
serkan üngörenin dediğine katılıyorum
sercan
Tarih:
13-9-2007
11:47am
her mehmetçik hikaye anlatırsa internet sayfası kalmaz.bu kelimeyi serkan üngörene gönderiyorum....
İlgili Dökümanlar
|
|
|