El ile boşalma, aslında bekarlık döneminde bile zarurî görülemeyecek bir
işlemdir. Çünkü Yüce Allah, insanda atılmayan veya atılamayan fazla birikimleri
giderecek bir düzen yaratmıştır. Gerektiğinde, bu düzen (rüyalanmak) devreye
girmekte, insanı rahatlatmakta ve zarar görmekten kurtarmaktadır. Diğer meşru
yol ise evliliktir.
Mastürbasyon Haram mıdır?
1- Kocasının karısı eliyle veya kadının
kocasının yardımıyla boşalması helaldir.(İhya Terc. Ali Aslan, 3/420. İbn-i
Abidin, 4/27.)
2- Kadın veya erkek kişinin kendi eliyle boşalması ise
müctehidlerimizin değerlendirmelerine göre şöyle açıklanabilir.
a- Mutlak
haramdır,
b- Mubahdır,
c- Vacibtir.
Mutlak Haramdır Diyenler: Şafiî mezhebi müctehitleri mastürbasyonun mutlak
haram olduğu görüşündedirler.
Mubahtır Diyenler; Kişinin eşi yoksa, evlenmeye
de maddî gücü müsaid değilse zinaya düşmemek veya vücudundaki -rüyalanma yoluyla
da atılamayan- zararlı birikimi gidermek için mastürbasyon yapması
mubahtır.
Hanefî ve Hanbelî mezhebi müctehitleri bu görüştedir.
Vacibtir
Diyenler: Eğer mastürbasyon yapmaksızın zinadan korunulamayacağına kanaat hasıl
olursa, bu durumda yapılması vacib olur. Çünkü iki şerden daha az zararlı olanın
tercihi İslamî bir kuraldır.
Bu durumda böyle yapan bir denklem kurmuş sayılır; kendisine ne sevap, ne de
günah vardır; ne mükafat görür, ne de azaba uğratılır.
Esasen mastürbasyon, büyük günahlardan sayılmaz. Bir mukayese yapacak olursak
mesela; yabancı kadınların bakılması haram olan yerlerine bakmak mastürbasyondan
daha günah, yabancı kadınla kucaklaşıp öpüşmek ona bakmaktan daha çok günah,
zina etmek ise onlardan çok büyük günahtır... Şu var ki, mastürbasyon küçük
günahlardan sayılsa bile, özürsüz olarak sık sık tekrarlanıp devam ettiği
takdirde -zararları büyüdüğü gibi günahları da büyüyerek gitgide büyük günahlara
dahil olabilir. Zira küçük günahlar da ısrarla tekrarlanırsa, büyük günaha
dönüşür. Yeri gelmişken, günde beş vakit namaz kılmanın, küçük günahların affına
sebep olduğunu da hatırlatalım...
Oruçlu iken, oruçlu olduğunu bile bile mastürbasyon yapan kimse, inzal olup
meni gelirse orucu bozulur; sadece gününe gün kazası gerekir. Bu durumda kefaret
gerekmeyeceği gibi, mastürbasyon halinde inzal vaki olmamış yani şehvetle meni
akmamışsa -"mezi"denilen ince sızıntı gelse bile- bununla oruç bozulmaz, gusül
de gerekmez. Bunu alışkanlık haline getirmemişse fetva böyle ise de takva
açısından bunları yapmamak daha uygundur.
Kadınların masturbasyonunun hükmü erkeklerin masturbasyonunun hükmü
gibidir.
Yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere mastürbasyon mutlak haram
olarak görülemeyeceği gibi, şartsız helal olarak da görülemez.
Mastürbasyon Sebepleri ve Zararları:
Erkeklerin hemen hemen hepsine
yakın bir kısmı, kadınların da yarısı kadarı gençlik devrelerinde az çok bu işe
başvururlar. Bu da en çok 14-20 yaşları arasında cereyan eder. Bir kısmı sadece
cinsi baskının hafifletilmesi için arasıra seyrek olarak yapar. Bazısı da bir
zevk vasıtası yaparak alışkanlık halinde, her fırsatta sık sık mastürbasyonu
tekrarlar.
Mastürbasyon Sebeplerini Şöyle Özetleyebiliriz:
1- Normal cinsi
münasebetten uzak kalmak,
2- Mastürbasyonu alışılmış bir zevk vasıtası haline
getirmek ,
3- Cinsi münasebetten çeşitli sebeplerden dolayı nefret
etmek,
4- Cinsi münasebetten yeteri kadar zevk alamamak, (evliler
için),
5- Cinsi isteğin fazla artması,
6- Mastürbasyonu teşvik eden,
şahısların tesirinde kalmak,
7- Açık-saçık manzaralar, şehveti tahrik edici
söz ve yazılar,
8- Cinsel organlarında temizlik noksanlığıyla meydana gelen
kaşınmalar,
9- Cinsi arzuların çocuklarda erken uyanması,
10- Bazı
çocukların küçük yaşta merak ve görmesiyle cinsel organıyla oynamayı alışkanlık
yapmaları... vs.
Zararlı Yönüne Gelince:
Seksolog ve hekimlerin bu konudaki
görüşleri çeşitlidir. Bu görüşleri üç maddede toplayabiliriz:
1)
Mastürbasyonun zararsız olduğunu savunanlar,
2) Zararlı olduğunu
söyleyenler,
3) Çok zararlı olduğunu iddia edenler,
Bunların içinde, çoğunluğun kabul ettiği ve hakikate en uygun olanı ikinci
görüştür. Şüphesiz ki, fazla mastürbasyonun ruhi, bedeni, cinsi, manevi...birçok
zararları mevcuttur. Fakat, mastürbasyonun tamamen zararsız olduğunu ileri
sürmek gerçeğe pek uzak olduğu gibi, onu son derece tehlikeli göstererek,
gençleri korku ve karamsarlığa düşürmek de yersizdir. Mütehassısların bazıları,
bir-iki haftada bir yapılan mastürbasyonun vücuda pek zararlı olmadığı
görüşündedir. Şu kadar ki, bu durumdaki mastürbasyonun da uzun zaman devam
etmesinin, zararlı olacağını bilmelidir. Hemen hemen bütün fikirler, aşırı
mastürbasyonun gençleri tahrip edici bir illet olduğu noktasında
toplanmaktadır.
Gerçekten gençlerin büyük derdi olan mastürbasyon, geniş açıdan ele alındığı
zaman, bunun birçok yönleriyle zararlı bir illet olduğu görülür.
Acaba Mastürbasyon Kaç Günde Bir Yapılırsa Zararlıdır?
Buna verilecek cevap şudur: "...Bu, her insana göre değişir. Nasıl ki normal
cinsi münasebetlerin sayısı da her insan için değişiktir. Bir kaide tespit etmek
lazım gelirse şöyle söyleyebiliriz: Kendinizi çok bunalmış hissetmedikçe
mastürbasyon yapmayınız. Sırf mastürbasyonun zevkini tatmak için, kendi
kendinizi suni olarak tahrik eder ve iradenizi tam bir gevşekliğe uğrattıktan
sonra masturbasyon yapmaya kalkışırsanız, işte o zaman ifrat yolunu tutmuşsunuz
demektir"
Mastürbasyon ne kadar çok veya az yapılırsa, zarar nispeti de ona göre çok
veya az olur. Yani "çoğu çok zarar, azı az zarar" demek uygun olur.
Halbuki ihtilam (uyku ve rüyada meni boşanması), dolan kabın taşması gibi
fazla olan meninin kendiliğinden boşalmasıdır. Cinsel temastan uzak olanlar
için, bu bir ihtiyaçtır ve bir mahzuru da yoktur. Mastürbasyon ise, zoraki bir
boşalma olduğundan, ihtilamdan çok farklı ve zararlı bir özelliği vardır.
İlk gençlik devrelerinde ara-sıra yapılan mastürbasyonlar, psikolojik yönüyle
normal sayılabilir. Fakat olgunluk çağında, alışkanlık halinde sık sık buna
başvurmak, bir nev'i cinsi sapıklık konusuna girer.
Mastürbasyondan korunma çareleri de vardır. Bundan korunmanın en iyi çaresi,
şehvet hislerini kontrol altına almaktır. Bunun için de ilmi, ameli, ailevi,
manevi.. cihetten çeşitli önleme imkanları bulunabilir. Bununla beraber bu
alışkanlığın tamamen, birden bırakılması pek kolay değildir, lakin, yavaş yavaş
vazgeçilmesi daha kolay ve mümkündür. Şunu da önemle belirtelim ki, mastürbasyon
ne kadar çok yapılırsa, bu arzu inadına körüklenir. Mastürbasyonun çok kötü bir
özelliği de budur.
Yaygın olduğu yerler ise: Yatılı okullar, kışlalar, hastaneler, hapishaneler,
iş kampları, gemi tayfalarında... bekar kalmış, boşanmış vb. kimseler
arasındadır. Bu tatmin şekli, genellikle gençler arasında yaygın olmakla
beraber, gençlik çağını arkada bırakmış birçok kimseler de bu illete bağımlıdır.
Bir de, gençlerden yalnız ve avare kimseler için, bu illet pusuda hazırdır!
Kadın-erkek karışıklığının mevcut olduğu, çeşitli genç kitleler arasında ve daha
ziyade sıcak mevsimlerde mastürbasyon nisbeti daha çok yaygındır.
Bir hadiste: "Elini nikahlayan mel'undur" buyurulmuştur. Saîd b. Cübeyr'in
rivayet ettiği bir hadiste: "Zekerleriyle oynayan bir ümmete Allah azab
etmiştir", Ata'nın bir rivayetinde: "Elleri hamile olarak haşredilecek bir kavim
duydum" bunların elleriyle mastürbasyon yapanlar olduğunu sanıyorum"
demiştir.
Ayrıca Allah (c.c.), evlenme imkanı bulamayanların, imkan buluncaya kadar
iffetlerini korumalarını emretmiş böyle bir yöntem uygulasınlar dememiştir.
Rasulüllah Ef'endimiz de: "Gençler! İmkan bulanlarınız evlensin, çünkü bu, gözü
ve iffeti daha iyi korur. Bunu yapamayan oruç tutsun, çünkü orucun bunu
sağlayacak bir kamçısı vardır" buyurmuş ve bekarlara çare olarak orucu
göstermiştir. Eğer mastürbasyon mubah olsaydı, çare olarak o gösterilirdi. Çünkü
o daha kolay bir yoldur, denmiştir.
Ancak bu konudaki hadislerin bir kısmının zayıf oluşu sebebiyle, çoğunluğun
haram görmesine karşılık, mastürbasyonu mahzursuz gören alimler de vardır.
Mesela Ahmed b. Hanbel bunu, tıpkı kan aldırmaya benzetmiş ve ihtiyaç
duyulduğunda, vücuttaki fazlalıkları dışarı atmaktan ibaret olduğu için caiz
olduğunu söylemiştir.
Hanefîlerce genel olarak haram görülmüş, ancak; kişi bekarsa, ya da hanımdan
uzakta ise ve de şehvet kafasını aşırı meşgul ediyorsa, ya da zinaya düşme
endişesi varsa ve bunu kendisini teskin için yaparsa bunda günah olmayacağı
umulur. Ama zevlenmek ve şehvetlenmek için yaparsa günahkardır, denmiştir.
İmam-ı Şafiî önceki görüşünde caiz olduğunu söylerken, sonraki görüşünde
haram olduğu kanaatına varmıştır.
Mesele Resulüllah'ın amcaoğlu İbn Abbas'a sorulduğunda:
"Zina yapmaktansa bu iyidir" cevabını vermiştir. Bütün bunlara göre;
mastürbasyon genellikle hoş görülmemiş, fıtrata (normal yaratılışın gereğine)
zıt bir eylem kabul edilmiş, cinsel sapma halini alması, psikolojik hastalık
oluşturması gibi olumsuz yönleri hesaba katılarak, haram, ya da mekruhtur
denmiştir. Ancak daha büyük zaarlara düşme endişesi olduğu yerde; "iki zarardan
başka alternatif yoksa, küçük olan zarar tercih edilir", "zaruretler haram
şeyleri mubah kılar" kurallarınca yapılması caiz görülmüş, hatta zina endişesi
kesin ise, vacip bile olur denmiştir. Alışkanlık oluşturması ve zevk için
yapılması ise ittifakla haramdır. Hanımının eli vs. azaları ile yapılması ise
her halukarda caizdir, helaldir. (Dr. Faruk Beşer: Hanımlara Özel Fetvalar, Cilt
1, Seha Neşriyat)
Bu kötü adet, daha çok ergenlik çağına yeni girenlerle gençler arasında
oldukça yaygındır. Baş sebebi ise, kadınların yarı çıplak kırıtarak, süs
yerlerini teşhir ederek, erkeklerin iştihasını çekecek kıyafet ve davranışlar
göstererek sokaklarda dolaşmalarıdır.
Kadınların bu tahrik edici halleri hemen birçok eğlence ve mesire yerlerinde
göze çarpmaktadır. Aynı şekilde kadınları tahrik eden unsurlar da toplumda çokça
yaygındır.
Sözünü ettiğimiz tahrik sebebi umumi yerlerde cereyan edenidir. Bir de
temsillerde, filmlerde gösterilenler var ki, bunlar daha tehlikeli ve daha
acıdır.
Bir de gençlerin devamlı okudukları fotoromanlar, cinsel kıssalar vardır ki,
bunlar gençlerin nefsi ve aklı, aynı zamanda ahlakı üzerinde, fiziksel ve ruhsal
yapılarında kötü te'sirler meydana getirmektedir.
İşte bu kabil şeyler, kız olsun, erkek olsun gençleri yavaş yavaş zinaya,
hayasızlığa, bozguna ve rezil bir hayata itmeğe yetiyor. Başka bir şey düşünmeye
gerek bırakmıyor.
Ergenlik çağındaki bir genç, kendisini kötü yollardan alıkoyacak ilahi
kontrol inancı taşımıyorsa, işlediği günahlarda Allah'tan korkmuyorsa, ileride
bir hesap vereceğini düşünmüyorsa, çok sürmez şu iki durum arasında kalır ki
bunun bir üçüncüsü yoktur.
a) Ya cinsel duygu ve isteğini haram yollardan karşılar bununla kendini
tatmin etmeye çalışır.
b) Ya da şehvetinin hiddetini hafifletmek için
mastürbasyon yapar.
Aşırı mastürbasyonun temel sebebi, hormon bozukluğu da
olabilir. Tedavi için ilgili hekime müracaat etmelidir.
AŞIRI MASTÜRBASYONUN ZARARLARI
1) Psikolojik Yönden:
1- Aşırı mastürbasyon düşkünlerinde üzüntü,
dalgınlık ve aşağılık duygusu meydana gelir. Her mastürbasyondan sonra
umumiyetle bir pişmanlık ve ruh sıkıntısı kendini gösterir. Yapılan bu işin de
olgunluktan uzak bir durum arz ettiği hatıra geldikçe bu işi yapanlar, bir
aşağılık ve suçluluk duygusuna kapılarak, moral kırıklığına uğrarlar.
2- Mastürbasyon alışkanlığı, bir kısım sinir bozukluklarına yol açar. Fazla
sinirlenmeler, el ve kol titremesi, baş dönmesi, uykusuzluk, kalça ve bacaklarda
dermansızlık, yorgunluk hasıl olur.
3- Mastürbasyon alışkanlığı, insanı aşk ve sevgiden mahrum eder. Sevgi, insan
için bir ihtiyaç olduğu gibi, eşler arasındaki cinsi münasebetlerin başarılı ve
neşeli olması da, her ikisinde müşterek sevgi ve anlaşmanın varlığına bağlıdır.
Evlilikteki saadet temelleri, sevgi bağları üzerinde kurulur. Evlenen
çiftçilerin, sadece bedenlerinin birleşmesi evlilik saadetini meydana getiremez;
bedenle birlikte her iki ruhun aşk ve sevgiyle birleşip kaynaşmaları lazımdır.
Masturbasyona çok düşkün olanlar ise, ruhun derinliklerinden fışkıran bu sevgi
pınarından, gereken hisseyi alamazlar. Mastürbasyon, sevgi cevherini
köreltmektedir.
4- Fazla mastürbasyon, hafıza zayıflığı, dikkatsizlik ve unutkanlık yapar.
Buna düşkün kimselerin, bir şeyi ezberlemeleri güçleşir. Ezberlediklerim de
çabuk unuturlar. Bir konuyu okurken, bütün dikkatlerini toplayamazlar. Dikkat
dağınıklığı meydana gelir. Okuduklarını da kolay anlayamazlar. Bunun için, fazla
masturbasyona düşkün olan talebeler derslerinde zorluk çekerler. Henüz buluğa
ermemiş çocuklarda, mastürbasyon ile meni gelmediğinden, diğer zararlara pek
hedef olmazlarsa da, aşırı mastürbasyon bu çocuklarda, beyin ve sinir sarsıntısı
yapar, zihni gelişmeye mani olur.
5- Mastürbasyonla meşgul olanların, şehvet hayalleri ve şehevi düşünceleri
artar. Masturbasyoncu genç, gece yatağına girdiği zaman, körü körüne bir sürü
şehvet hayalleriyle zihnini meşgul eder. Aklı fikri bu duygularla meşguldür. Bu
suretle hem masturbasyona daha fazla müptela olur, hem de iyi şeyler düşünmeye
fırsat bulamaz.
2- Aşırı Mastürbasyonun Bedensel, Cinsel ve Sosyal Zararları:
Erkekler, genellikle bu işi elle görürler. Seyrek olarak yastık ve yatağa
sürtme şeklinde de yaparlar. Batıda pornografinin serbestlik kazanması sonucu
seks shoplarda değişik aletler satışa sunulmuştur. Dünyadaki porno pazarı 59
milyar S'dır. İnsanı maddi yönden sömürmeye yönelik bu tür gereçler, bunları
kullanan erkeklerde ruhsal çöküntülere neden olmaktadırlar. Tıbbi seksoloji
açısından bu tür alışkanlıklardan kaçınılması önerilmektedir.
Mastürbasyon, insanı ölçüsüzlüğe sevk keder. Aslında masturbasyon insanı
tatmin etmez; doygunluk ve rahatlık meydana getirmez. İnsanın cinsi zevk ve
hislerini tatmin edilmemiş bırakarak, daha fazla tahrik eder, azdırır. Bundan
dolayıdır ki masturbasyona devam edenlerin, bu arzuları gittikçe şiddetlenerek
bu işi fazla ileri götürürler. Bu da zararı arttırır. Haddinden fazla cinsi
münasebetler de zararlıdır; fakat mastürbasyonun fazlası çok daha
zararlıdır.
Fazla mastürbasyonlar, çeşitli hastalıklara ve rahatsızlıklara sebep
olabilir. Mastürbasyon, doğrudan doğruya hastalık yapıcı değil ise de,
dolayısıyla buna sebep olur. Çünkü ölçüsüz mastürbasyonlarla, vücut kuvvetten
düşerek bünyedeki kan tabii kudretini kaybettiğinden, bazı rahatsızlık ve
hastalıklara yol açar.
Mastürbasyon müptelaları, cinsel münasebetten gereken zevki alamazlar. Bu işi
mutlak alışkanlık haline getiren kimseler, cinsi münasebetlere -aile hayatında-
önem vermezler. Bundan pek zevklenmezler. Bu hal, mastürbasyon düşkünü kadın ve
erkeklerin her iki cinsinde görülebilir. İkisi de kendilerini tatsız zevk (!)
alışkanlığına kaptırdığından, eşleriyle yaptıkları münasebetten tatmin
olamazlar. Böyle kimseler için, mastürbasyon daha cazip görünür. Cinsi
münasebetten sonra ayrıca masturbasyona el atmaktan çekinmezler.
Mastürbasyon, asla cinsi temas zevkine -onda birine dahi- ulaşamaz; fakat
gençler için adatıcı bir illet kesilir. Mastürbasyon ile cinsel ilişki zevki
arasında, gübrelik ve gülistan misali fark vardır. Kadın ve erkeği yaratan büyük
San'atkar, onları öyle bir san'at ve ustalıkla yoğurmuş ki onların cinsel
birleşme esnasındaki zevk alışverişi, başka hiçbir yapmacık usullerle elde
edilemez...
Mastürbasyon neticesinde vücut yorulur, ruh sıkılır. Halbuki başarılı bir
cinsel münasebette vücut dinlenir, ruh ferahlanır. Çünkü olgun bir cimada,
karşılıklı olarak sevgi, heyecan ve hararetle, bir takım kimyevi elektrik
alış-verişi vardır. Mastürbasyonda ise bunların hiçbiri olmadığı gibi, kıymetli
kimyevi maddeler zorla kapı dışarı edilmektedir. Bunun neticesinde, insanda
ferahlıktan uzak bir çöküntü ve yorgunluk oluşmaktadır.
Mastürbasyon alışkanlığı, bel gevşekliğine (erken boşalmaya ve idrar yolları
da dahil olmak üzere diğer rahatsızlıklara) yol açar. Evlilik hayatında,
erkeklerin şikayetlerinden en çok görüleni de bel gevşekliğidir. Yani erken
inzal; cinsi münasebete başlar başlamaz, meninin hemen boşalmasıdır. Erkeğin
böyle çabucak münasebeti bitirmesi, bilhassa kadını doyumsuz bırakır. Bu
hallerin devamı ise, eşler arası huzursuzluğa yol açar. Bel gevşekliğinin
çeşitli sebepleri olabilir ama, mastürbasyon da başta gelen sebenlerdendir. Bu
ıztıraptan kurtulmanın bir çaresi de, mastürbasyonu terk etmektir.
Aşırı mastürbasyon alışkanlığı, kadınlarda cinsel soğukluğa da sebep olur.
Cinsel soğukluk: Kadının cinsi münasebetten zevk duymaması, hissen soğuk ve
isteksiz olmasıdır. Bu his soğukiuğunun çeşitli sebeplerinden biri de,
alışkanlık haline getirilen aşırı mastürbasyondur.
İşin garip tarafı, bu tip bazı kimseler, evlendikten sonra da bu illeti devam
ettirirler. Çok mühim bir evlilik vazifesi olan cinsel münasebet
faaliyetlerinde, eşleriyle pek ilgilenmezler. Neticede eşler birbirlerinden
uzaklaşırlar. "Cinsel isteklerini' kendi kendine dindirmekten zevk alanlar,
tenha yerleri sever, hep yalnız kalmak ister, fırsat buldukça bu kötü oyunu
oynar.
Vajinaya bir takım cisimler sokarak mastürbasyon yapan kızların, "kızlık"
nişanı olan bekaretlerine bir zarar gelebilir. Bu durumda bazı cisimlerin
içeride kalarak, ameliyatı lüzum etmiş muhtelif vak'alarına, tıp tarihinde çok
rastlanmıştır.
Mastürbasyon tiryakilerinden bazı gençler, bu fena işe
başkalarını da alıştırırlar. Sadece kendi yaptıklarıyla kalmayıp, cemiyetin
birçok çocukları ve gençleri arasında, bu kötü illetin yayılmasına sebep
olurlar.
Bir diğer zararı da, çiftlerin birbirinden nefret etmesi, cinsel duygu
duymamasıdır. Çünkü masturbasyoncu kişi, başka bir yoldan şehvetini tatmin
ederek doygun kalmaktadır. Bunun manası, eşlerin birbirinden beklediğini
bulamaması ve ümitlerinin kırılmasıdır. Sonunda eşler birbirinden uzaklaşır ve
başka tatmin yolları ararlar. Gayri meşru yollara giderler.
Uzman ilim adamlarının mastürbasyon konusunda araştırma neticesi ortaya
koydukları gerçek şudur: Aşırı masturbasyona devam edenler, çok tehlikeli akla
yönelik hastalıklara maruz kalır. Bunları şöyle sıralıyabiliriz:
Zühul ve nisyan (unutma, geçiştirme), irade zayıflığı, hafızada gerileme,
yalnızlığa heves, çabuk unutma, korku ve gevşeme, üzüntü ve sıkıntı, birtakım
suçları işlemeyi tasarlama, intihar.
Buna benzer birtakım düşünceyi alt-üst eden, iradeyi iyice zayıflatıp
şaşkınlaştıran, kişiliğin zedelenmesi gibi arazlar, illetler.
İslam hukukunun aşırı mastürbasyonun doğuracağı kötülükleri nazara alarak
koyduğu hükümlere gelince, aşağıdaki deliller bunu yansıtmaktadır:
a) Allah (c.c.) buyuruyor:
"Onlar ki namus ve iffetlerini (haramdan ve şüpheden) korurlar. Ancak
eşlerine ve sahip oldukları cariyelerine karşı (cinsel arzu duyarlar da) bu
yüzden kınanmazlar. Artık kimler bu meşru sınırı geçerse, işte onlar haddi
aşanlardır." (Kur'an-ı Kerim, Mü'minun: 6-7)
Bu ayetin genel mana ve hükmüne giren şudur: "Artık kim bu meşru sınırı aşar
veya geçerse, işte onlar haddi aşanlardır."
O halde evlilik yolundan başka bir yolda şehveti boşaltmak, zina, livata, el
ile mastürbasyon gibi, ölçüsüzlük ve aşırılık haddi aşmak demektir.