18.yüzyılda Benjamin Franklin'in yıldırımlar üzerinde yaptığı
çalışmalardan bu yana elektrik alanında büyük gelişmeler kaydedilmiş olup artık
günümüzde onsuz bir yaşam düşünülemez hale gelmiştir. Büyük enerji
santrallerinde üretilen elektrik enerjisi yüksek gerilim hatları ile çok uzak
mesafelere aktarılmakta, kurulan sistemler ile de en uçtaki evlere, işyerlerine
varıncaya kadar dağıtılmaktadır.
Canlılar ise bazı vücut fonksiyonlarını yerine getirirken için vücutlarında
ürettikleri elektrik enerjisini kullanmaktadır. Başta beyin, kalp gibi
organlarımıza ait hücreler elektrik enerjisi üretir, ve sinirler yolu ile bunu
kaslara diğer bölgelere iletirler, alıcılardan gelen sinyaller ise yine sinirler
ile beyine yani merkezi sinir sistemine bir elektrik akımı olarak taşınır.
Deniz canlılarının bazıları vücutlarında ürettikleri elektriği düşmanlarına
karşı korunmak amacıyla bir savunma silahı olarak kullandıkları da
bilinmektedir.
Doğadaki elektriğin en görkemli boyutuyla karşımıza çıkan yıldırımlar ise
yine bulutlar ile yeryüzü arasında meydana gelen yine elektriksel bir olaydır.
Elektrik direklerinde, panolarda , trafolarda, yüksek gerilim hatlarının
yakınlarında , elektrikle çalışan pek çok cihazın üzerinde tehlike karşı ikaz
eden işaret ve yazılara rastlamak mümkündür. Aslında elektrik her zaman öldürücü
değildir, yine de daima güvenlik tedbirlerine uygun davranmak lazımdır.
Doğadaki maddeleri elektriği iletmeleri açısından "iletkenler" ve
"yalıtkanlar" (dirençler) olarak kabaca ikiye ayrılmaktadır.
İnsan vücudu ise elektrik için oldukça iyi bir iletkendir. Canlı bir dokunun
içerdiği sıvı ve elektrolit oranı ne kadar yüksek ise elektriği o ölçüde daha
iyi iletir.
Kemik dokusu ve deri elektrik akımına karşı en çok direnç gösteren
dokulardır. Kaslar, kan damarları ve sinirler akımı ise akıma karşı en az direnç
ile iletirler.
Elektrik akımını azaltan en önemli faktör ise derinin akıma karşı gösterdiği
dirençtir. Nemli ortam direnci önemli ölçüde azaltır. Dolayısıyla, düşük
voltajlı küçük bir akımın nasıl yaşamı tehdit edici hale geldiği bu yolla
açıklanabilmektedir.
Elektrik her zaman toprağa doğru hareket etme yolunu arar. Toprakla bir
bağlantınız olduğunda elektrik teline dokunursanız elektrik akımı vücudunuzdan
toprağa geçecektir.
Yapılan araştırmalar sonucunda 40 Volt'tan büyük gerilimlerin insan vücudu
üzerinde olumsuz etkilere yol açabileceği ve tehlikeli sonuçlar doğurabileceği
tespit edilmiştir. Oysaki işletmelerde ve evlerimizde bu gerilimlerden çok daha
büyük gerilimler kullanılmaktadır.
Elektrik çarpmalarının özellikleri açısından 3 ana grupta inceleyebiliriz:
- Düşük gerilimli elektrik çarpmaları
- Yüksek gerilimli elektrik çarpmaları
- Yıldırım Çarpması
Yazımızın bu bölümünde ilk 2 gruptan bahsedilecek olup Yıldırım Çarpması ise
ayrı bir bölüm olarak daha sonraki yazılarımızda ele alınacaktır.
Elektrik Çarpması Nedenleri
- Yüksek gerilimli elektrik çarpmaları:
Bunların büyük bölümü iş kazalarıdır ve yaralananların çoğunluğunu da genç
erkekler oluşturmaktadır. Çalışılan işle ilgili olarak kullanılan cihazların güç
hatlarına teması, koruyucu giysi ve ekipmanları olmadan yüksek gerilim taşıyan
hat direklerine çıkılması, özellikle yağışlı havalarda olmak üzere bu hatlara
güvenlik mesafesinden daha fazla yaklaşılması gibi nedenlerdir.
- Düşük gerilimli elektrik çarpmaları:
Bunlardan en çok etkilenenlerin çoğunluğunu ise çocuklar ve kadınlar
oluşturmaktadır. Küçük çocukların kabloları ısırması, prizlere metal cisimler
sokması, Ev içerisinde başta banyo, mutfak gibi direkt zemin ile temas
edilebilen yerlerde kullanılan elektrikli cihazların kullanımı ile yalıtımının
yetersiz olması, elektrik kaçağı bulunması, ıslak eller ile elektrikli cihazlara
dokunulması, yeterli bilgi ve deneyime sahip olmayan kişilerin enerji kesilmeden
elektrikle ilgili tamir işlemlerine girişmeleri gibi durumlarda bu tür elektrik
çarpmaları görülmektedir.
İnsan Vücudu Üzerindeki Etkileri
Canlı dokunun elektrik ile teması; yaralanmaya yol açmayan sadece rahatsızlık
veren geçici bir his duyusundan kalp-solunum durmasına kadar değişebilen
etkilenme durumlarıyla karşımıza çıkmaktadır.
Elektrik çarpmasının oluşturacağı etkinin şekli ve ciddiyeti;
- Maruz kalınan gerilimin büyüklüğü (voltaj)
- Akıma karşı vücudun direnci(rezistans)
- Akımın türü ( Doğru Akım veya Alternatif Akım )
- Elektrik kaynağı ile temas süresi
- Akımın organizmada izlediği yola
bağlıdır.
Elektrik çarpması geçirmiş kazazedelerde bilinç kaybı, solunum - kalp
durması, elektrik yanıkları, elektrik çarpmasının etkisi ile kazazedenin
yerinden fırlaması ve düşmesi sonucunda gelişen kafa, omurilik, göğüs veya karın
yaralanmaları görülmektedir.
Elektrik çarpmasına bağlı olarak gelişen ani ölümün birincil nedeni solunum-
kalp durmasıdır. Elektrik çarpmasından hemen sonra, solunum veya dolaşımdan biri
yada her ikisi birden durabilir.
Solunum durmasının nedenleri
- Beyinden geçen elektrik akımının, beyin sapındaki solunum merkezi
çalışmasını baskılaması
- Elektrik akımına maruz kalma sırasında, diyafram ve göğüs duvarı kasları
gibi solunum kaslarının sürekli kasılı durumda kalması,
- Elektrik çarpması sonlandıktan sonra da dakikalarca devam edebilen solunum
kasları felcine ikincil olarak görülebilir.
Solunum felci, şuur kaybı ve kalbin düzensiz kasılması, kalp durması
,elektrik yanıkları görülebilmektedir.
Elektrik çarpmasına bağlı yaralanmalardan en sık görüleni elektrik
yanıklarıdır. Elektrik akımının hücre zarı ile damarların düz kaslar üzerindeki
direkt etkisine ve akımın vücut dokularından geçerken ısı enerjisine dönüşmesine
bağlı olarak gelişirler.
Tüm yanık vakalarının % 3-5 'ini elektrik yanıkları oluşturur. Çocukların
elektrik kablolarını ısırması, emmesi sonucu ağız ve dudaklarda yanıklar oluşur.
Akım vücuttaki giriş ve toprakla temas halindeki çıkış bölgelerinde ark
yanıklara yol açabilir. Burada asıl hasar akımın deriye giriş ve çıkışlarında
değil akımın izlediği yol üzerinde ısı etkisiyle oluşan iç organlar ve kaslarda
oluşan yanıklardır. Bu nedenle akımın geçmiş olduğu bölgedeki iskelet kaslarında
hücre hasarları oluşmakta, burada hücrelerarası bölgede toplanan sıvının
fazlalığı nedeniyle basınç artmakta bu durum kas dokusunu sıkıştırmakta adeta
bir ezilmeye maruz kalmış gibi hasarın ilerlemesine yol açmaktadır. Kaslarda
oluşan bu hasara müdahalede gecikilmesi sonucunda uzuv kayıpları
görülebilmektedir. Yeterli koşullara sahip bir hastaneye zamanında ulaşılması
halinde oluşabilecek hasarlar en aza indirilebilecektir.
İnsan vücudunda direkt olarak elektrik akımı ile temas sonucu oluşan birincil
yaralanmaların yanında özellikle yüksek gerilimli akım ile temas sonrasında
fırlatma nedeniyle çarpmalar, bilinç kaybı sonucu düşmeler buna bağlı kırıklar
gibi ikincil yaralanmalar da görülebilmektedir.
Direkt akım insanı ilk temastan sonra elektrik kaynağından uzağa fırlatır. Ev
araçlarının çalışması için kullanılan alternatif akım ayni güçteki doğru akımdan
çok daha tehlikelidir Alternatif akım, kazazedenin elektrik kaynağını elinden
bırakmasını önleyen istemsiz kasılmalara da yol açabildiğinden, kazazedenin daha
uzun süre akım ile temasta kalmasına sebep olmaktadır.
- Yüksek Gerilimli Akım
Elektrik hatlarında ve yüksek gerilim kablolarındaki yüksek gerilimli akımla
temas genelde ani ölümle sonuçlanır. Daima ağır yanıklar meydana gelir. Şokun
yol açtığı ani kas kasılması, kazazedeyi belli bir mesafeye fırlatarak kırık
gibi yaralanmalara yol açabilir.
- Düşük Gerilimli Akım
Evde, atölyelerde, fabrikalarda ve işyerlerinde kullanılan şehir şebekesi
akımı ile çarpılma, ciddi yaralanmalara ve hatta ölüme yol açabilir. Çoğu
yaralanma bozuk düğmelere, yıpranmış kablolara veya cihazdan kaynaklanan
arızalara bağlı olarak oluşur. Normal şartlarda güvenli olan bir cihazı ıslak
elle tutmak veya ıslak bir zeminde bulunmak büyük oranda çarpılma riskini
arttırır.
Elektrik kaynaklı yanık olguları tüm yanıklar arasında % 4 - 6.5 lik bir oran
tutar . Elektrik çarpması nedeniyle görülen ölümlerin 2 / 3 si 15-40 yaşları
arasında görülmektedir.
Yüksek voltaj elektrik akımı insan vücuduna iki yolla zarar verir:
Vücudun elektrik sistemlerinin kısa devre yapması ve yumuşak dokularda yanık.
Baş-Boyun:
Baş bir çok olguda ilk temas yeri olabilir. Buna bağlı yanık ve sinir
sistemine ait bulgular olabilir. % 6 olguda gözde katarakt gelişir. Düşme ve
çarpmalara bağlı olarak hastalarda kafatası veya boyun omurga kırığı oluşabilir.
Kalp ve dolaşım sistemi:
Elektrik yaralanmalarında, kalp durması sık karşılaşılan bir durumdur. Her
elektrik çarpması Kalp durmasına neden olmasa bile kalbin elektriksel çalışma
sisteminde oluşan etkilenme nedeniyle kalp kasılmalarında düzensizlikler meydana
gelmektedir.
Cilt:
Solunum-kalp durmasının yanında en ciddi yaralanma cilt yanıklarıdır. Bu
yanıklar klasik olarak elektrik akımının giriş veya çıkış deliğidir. Elektrik
yanıkları için en sık görülen ilk temas bölgesindeki (çoğunlukla eller veya
kafatasıdır) yanıklardır. Yerden kaynaklanan ilk temas yeri de ayak
tabanlarıdır. Şiddetli elektrik yaralanmalarında yanıklar ağrısız, sarı-gri
renkli, ortasında ölü hücrelerden oluşmuş bir alan ve bazen de mumyalanmış gibi
görünebilir.
Bu sonuçlara sadece gördüğünüz dev elektrik kabloları değil evinizde
bulunan kablolar da sebep olabilir.
Elektrik kablolarını saran lastik yada plastik malzemeler, şoklara karşı
koruma sağlarlar. Elektrik devrelerinde yeterli yalıtımın olmayışı, dış
etkenlerle yalıtma özelliğini kaybetmesi ve kullanılan ekipmanın izolasyonsuz
kısımlarının topraklanmamış olması durumunda, elektrikli bir cihaz içerisinde
akım taşıyan iletken, cihazın metal gövdesi ile temas halinde ise ve bu durumda
cihaza dokunulacak olursa elektrik teline dokunulmuş gibi etki edecektir.
Sonuçta şok geçirme tehlikesiyle karşılaşılabilir.
Ülkemizde Yetişkinlerde görülen tüm yanık vakalarının %28'ini, çocuklarda
görülen yanıkların ise % 10 'unu elektrik yanıkları oluşturmaktadır. (Haberal
M, Öner Z, Bayraktar U, Bilgin N. Burns 1987;13(2)136-140)
Yine ülkemizde yapılmış bir araştırma sonuçlarına göre ise elektrik
yanıklarında tedavi sonrasında oluşan istenilmeyen durumlar olarak en büyük
gurubu % 52'sinde uzuv kayıpları oluşturmaktadır. Bunların %76 'sı eller ve
kollar da %24 'ü ise ayaklar ve bacaklarda görüldüğü bildirilmiştir. Aynı
araştırmanın sonuçları arasında elektrik yanıkları sonrasında görülen ölüm oranı
ise % 12 civarında bulunduğu belirtilmektedir.
Yüksek Voltajlı Elektrik Yanıkları
1000 volt ve üstündeki elektrik akımları yüksek voltaj olarak kabul
edilmektedir Ancak 200-1000 volt elektrik akımlarında da hastalarda bilinç
kaybı, kompartman sendromu, myoglobinüri gelişebilir bu nedenle bu hastalarda
aynı şekilde takip edilmelidir.
Yüksek voltaj elektrik yanıklarında çoğunlukla eşlik eden ark veya alev
yanıkları, yüksekten düşme görülmektedir. Bu hastalarda ayrıca ani kalp durması,
myokard iskemisi veya aritmiler gelişebilir. Bu nedenle bu hastalar çoklu travma
hastası olarak kabul edilmeli ve tekrarlanan muayene ve tetkikler ile bazı
yaralanmaların atlanmasına izin verilmemelidir.
Bu hastalarda nörolojik olarak konfüzyon bilinç kaybı, subdural veya epidural
kanamalar, solunum paralizisi veya periferik nörovasküler yaralanmalar
görülebilir. Yüksekten düşmeler bağlı olarak çeşitli ekstremitelerde,
kalvaryumda veya vertebralarda kırıklar olabilir. Elektrik akımına bağlı olarak
gelişen rabdomyoliz ve myoglobinüri hastada ani potasyum yükselmesi , akut
böbrek yetmezliği nedeni olabilir. Ekstremitelerde kompartman sendromu gelişerek
ani perfüzyon bozulmalarına hatta amputasyonlara neden olabilir. Ayrıca bu
hastalarda gözlerde katarakt, korneal abrazyon, üveit, iridosiklit, vitreus
içine kanama, geçici veya kalıcı görme kayıpları olabileceği gibi kulaklarda ise
süppüratif kondrit, kulak zarı yırtılması ve geçici veya kalıcı duyma kayıpları
da olabilir. Yüksek voltaj elektrik yanıklarında karaciğer enzimlerinde ani
yükselme, böbrek fonksiyonlarında ani bozulma veya gastrointestinal sistemde
kanamalar şeklinde çeşitli visseral yaralanmalar da görülebilir.
Tüm yanık hastaları Amerikan Yanık Birliğinin (American Burn Association)
değerlendirme kriterlerine göre elektrik yanığı ciddi derecede kabul
edilmektedir.
Elektrik kazaları, derinin basit yanıklarından, vücuttan geçen akıma bağlı
derin yanıklara, şiddetli kas kasılmalarından yüksekten düşmelere dek çok
değişik türde yaralanmalara neden olur. Hastada meydana gelen hasarın derecesini
kesin olarak bilmek hemen hemen olanaksızdır. Genel olarak, yüksek voltaj
yaralanmaları, doğru akıma oranla değişken akım yaralanmaları ve akımın hayati
organlardan geçtiği vakalarda yaranın daha ağır olacağı söylenebilir.
Kıvılcım yanıkları: Sıcak elektrik arkının (3000°-4000°C) neden olduğu
termal yanıklar; merkezi soluk eritematöz yara, birinci dereceden üçüncü
dereceye dek yanıklar görülebilir. Yara is nedeniyle kararmış olabilir. Elektrik
vücuda girmemiştir.
Çocuklarda, elektrik kablolarını çiğnemeye bağlı olarak tek başına oral
komissür yaralarına sık rastlanır.
Elektrik akımına bağlı derin yanıklarda çok değişik bulgular
görülebilir:
Giriş ve çıkış yaraları çukurlaşmış, sarı yada beyazımsı, koagülasyonlu, kimi
vakalarda kömürleşmiş görünümlü alanlardır.
Fleksör katlanma yerlerinin yanıkları, kolun fleksör katlanma bölgeleri
üzerinden geçerek giden yüzeysel elektrik akımlarının neden olduğu karakteristik
özellikteki yanıklardır; tetanik kas kasılmaları nedeniyle kol fleksiyonda
kalır.
Elektrik akımının derideki giriş ve çıkış yerlerinde oluşan yanıkların
minimal düzeyde olduğu vakalarda bile çok yoğun kas yanıkları söz konusu
olabilir; yaralanmanın boyutları tümüyle ancak birkaç saat yada gün içinde belli
olmaktadır.
Eşlik eden göğüs yada karın organ yaralanmaları, akımın izlediği yola bağlı
olarak değişir. Elektrik akımıyla önemli ölçüde yaralanmış hastaların %10-40
'ında kalp kası ilgili kalıcı ciddi hasarlar görülmektedir.
Bunlardan bazıları şunlardır: Enfarktüs, kalp krizi ,Kalbin elektriksel
ritminde ve kasılmalarında düzensizlikler.
Hastaların % 6-22'sinde böbrek hasarı söz konusudur: Kas nekrozunun yol
açtığı miyoglobinüri, böbrek yetmezliğine götüren presipitan faktörlerdendir.
Fokal nörolojik bozukluklar sık görülür, bu durum hem periferik sinirler hem
de santral sinir sistemindeki hasardan kaynaklanır. Periferik sinir hasarının
görülme olasılığı %9'dur. Elektrik akımıyla yaralanan hastaların %7-25'inde
gastrointestinal hasar söz konusudur.
Yanmış olan derialtı dokularda gaz yada buhar oluşması nedeniyle derialtı
amfizemi görülebilir.
ÖNEMLİ NOT
Kasların ve organların derin yanıklarının boyutları hakkında, akımın vücuda
giriş ve çıkış yerlerine bakılarak bir değerlendirme yapılamaz.
Elektrik yaralanması olan hasta yanık ziyade bir ezilme gibi ele alınmalıdır.
Çünkü, normal cildin altında ileri derecede bir doku hasarı olabilir.