Anasayfa > Sağlık > Epilepsi SARA
Makaleye verilen puanlar Makaleye verilen puanlar Makaleye verilen puanlar Makaleye verilen puanlar

Epilepsi SARA




Çocuğunuzda bir ya da birkaç kez bayılma, morarma, sıçrama, çırpınma, anlamsız bakma, dalma veya size olağandışı gelen benzeri bir rahatsızlık durumu olabilir ve bir süre sonra tamamen düzelebilir. Danışman olarak önce aile büyüklerine başvurulduğunda, sevilen toruna "hasta" damgasının vurulmaması için ve bu geçici rahatsızlıktan çocukta gözle görülür hiçbir iz de kalmadığından doktora gidilmesi gereksiz görülebilir. Bu bir hatadır ve erken tanıyı geciktirir. Çocuğunuzun doktoruna mutlaka zaman geçirmeden başvurmalı ve gerekli tetkikleri mutlaka başlatmalısınız. Bu yazıda çocuğunuzun özel durumunun teşhisi ve tedavisi yoktur. Burada doktorunuza giderken daha bilgili olmanızı sağlayacak genel bilgilere, yaşadığınız olayla ilgili hissettiklerinize, aklınıza takılan ve doktorunuza sormayı unuttuğunuz bazı konulara yer verilecektir.

Konu hakkında doğru bilginiz ne kadar fazla olursa çocuğunuza yardım etme imkanınız da o kadar artacaktır. Çocuğunuzun iyiliği için profesyonel yardım ve tıbbi tedavi tabi ki gerekmektedir. Ama siz, tedavideki en önemli kişilersiniz. Çünkü çocuğunuzun ileride kendine güvenen ve bağımsız bir erişkin olması için gereken sevgi ve anlayışı ona sadece sizler verebilirsiniz.


Epilepsi Nedir?
Doktorunuz çocuğunuzda mevcut nöbet ya da nöbetlerin "epilepsi" nöbeti olduğunu söylerse ilk sorunuz epilepsinin ne anlama geldiği olacaktır. Bu sözcük halk arasında "sara" adıyla tanınır. Epilepsinin ne olduğunu anlayabilmek için beyni bir bilgisayar gibi düşünmekte yarar vardır. Beyin hücreleri de bilgisayar parçaları gibi birbirleri ile bağlantılıdır ve haberleşmek için küçük elektriksel uyaranlar kullanırlar. Bazen beyinde normal olmayan bir elektriksel aktivite oluşur ve bu olay çocuğun nöbet geçirmesine neden olur.

Bu olay belirli aralarla tekrarlanırsa o kişi de epilepsi var demektir. O halde nöbet, beynin kuvvetli ve hızlı bir elektrik akımı ile kaplanması sonucu oluşan kısa ve geçici bir durumdur, ruh ya da akıl hastalığı değildir ve bazı nadir durumlar dışında zeka geriliğine yol açmaz.

Epilepsiye yol açabilen nedenler
Çoğunlukla epilepsinin bir açıklamasının bulunamaz. Çocuklarda epilepsiye en sık yol açan nedenlerişöyle özetleyebiliriz.

Doğuştan gelen hastalıklar: Kromozom hastalıkları, yapım maddeleri ile ilgili değişiklikler içeren metabolik hastalıklar, bazı enzim eksiklikleri gibi doğuştan gelen nedenler.
Gebelikte bebeğin beyin gelişimini etkileyen mikrobik hastalıklar, annenin ilaç ve alkol alımı.
Doğum sırasında meydana gelebilecek beyin zedelenmesi, kanaması ve beynin oksijensiz kalması.
Doğum sonrası menenjit, beyin iltihabı.
Kazalara bağlı beyin zedelenmesi.
Beyin tümörleri.
Uzun süren ateşli havaleler.

Bazen nöbetler, olaydan yıllar sonra ortaya çıkabilir. Bir çok vakada da nöbetlerin nedenlerini en modern araştırma yöntemleri ile dahi bulabilmek mümkün olmayabilir.

Epilepsi çocuğunuza sizden mi geçmiştir?
Bir çocuğunuz daha olursa onda da epilepsi gelişme ihtimali var mıdır? Her iki soruya da verilebilecek cevap büyük oranda hayır olacaktır. Ancak hem anne hem de babanın ailesinde epilepsi olduğuna dair bulgu, ya da tek bir tarafta epilepsi hikayesi ile birlikte anne-baba akrabalığı varsa ve özel bazı epilepsi türlerine sahiplerse kalıtımın rolü olduğu söylenebilir. Bu konuda her hastanın kendi içinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu yüzden bu konuda daha fazla bilgi almak için doktorunuzla görüşmeniz tavsiye edilir.

Epilepsi nöbetleri nasıldır?
Elektriksel bozukluk eğer beynin sadece bir kısmını etkilerse "parsiyel nöbet" dediğimiz nöbet tipi oluşur. Parsiyel nöbetlerin en sık görülen türü şuur kaybı ile birlikte olan "kompleks parsiyel" nöbetlerdir. Kişi sersemlemiş ve şaşkın bir haldedir, gözlerinin önünde benekler görebilir, kulakları çınlayabilir, mide bulantısı olabilir, elbiselerini çekiştirebilir, ellerini kollarını anlamsızca oynatır ve yaptıklarının farkında değildir. Genellikle nöbet geçtikten sonra da olanları hatırlamaz.

Başka bir parsiyel nöbette belli bir kas grubunu (örn: bir kolu veya yüz yarısını) kontrol eden beyin bölgesinin etkilenmesi ile olur. Nöbet esnasında sadece o kas grubu etkilenir ve kontrol edilemeyen hareketler yapmaya başlar, bu olaydan başka hiçbir kas grubu etkilenmez ve şuur kaybolmaz (basit parsiyel, fokal motor nöbetler).

Bütün beyin etkilendiğinde ise sonuç jeneralize nöbettir. Jeneralize nöbetin bir çeşidi jeneralize tonik-klonik nöbettir (grand-mal). Grand-mal nöbet geçiren bir kimse aniden şuurunu kaybeder ve yere düşer, kasları kasılır sonrada bütün vücudu sarsılmaya başlar, ağzından köpük gelebilir, dilini ısırabilir, idrar ve kakasını kaçırabilir, dudaklarında, yüzünde, ellerinde morarma olabilir. 1-5 dakika sonra çırpınma hareketi durur, arkadan bazen uyuklama veya yorgunluk dönemi başlar, bundan sonra kalkıp daha önce yaptığı işine devam eder.

Başka bir jeneralize nöbet tipi dalma (absans, petit-mal) nöbeti olarak bilinenidir. Bu nöbet o kadar kısadır ki, hissedilmeden geçebilir. Absans nöbeti geçirenler hayal kuruyormuşcasına çevrelerine birkaç saniye anlamsız gözlerle baktıktan sonra yaptıkları işlerine devam ederler. El kol hareketi yoktur, kişi kısa bir zaman için şuurunu yitirmiştir. Tedavisiz kalırsa bir gün içinde defalarca tekrarlayabilir. Bu tip nöbetler çok kısa süreli olduğundan aile tarafından pek önemsenmeyebilir veya farkedilmeyebilir.

Nöbetlerin peşpeşe gelmeleri haline "status epileptikus" denir. Hayati tehlikesi olan bu durumda hastanın acilen hastaneye kaldırılması gerekir.

Her epilepsi nöbetinde şuur kaybı olmayabilir. Bazı nöbetler de sadece uykuda görülebilir. Burada anlatılanlar en sık görülen nöbet tipleridir. Epilepsinin başka tipleri de vardır.

Hastalığın teşhisi
En ideali hastanın nöbetini doktorun görmesidir. Ancak çoğunlukla bu mümkün olamaz, bu nedenle doktorunuz önce nöbeti gören kişiler ve anne-babadan nöbetin başlangıcı, sıklığı ve özellikleri hakkında ayrıntılı bilgi alır. Ayrıca gebelik, doğum, çocuğun gelişimi ve diğer aile bireylerinde nöbet olup olmadığı konusunda bilgi isteyecektir. Ayrıntılı bir nörolojik muayeneden sonra bazı laboratuvar tetkiklerine ihtiyaç doğabilir. Bunların başında elektroensefalografi (EEG) gelir. Bunun yanısıra beyin tomografisi (CT), manyetik rezonans (MRI), uzun süreli EEG-video monitorizasyon ve çeşitli biyokimyasal ve metabolik tetkikler (kanda, idrarda ve beyin-omurilik sıvısında) gerekli olabilir. Bu tetkiklerin hiçbirisinin hasta açısından önemli bir tehlikesi yoktur. Aksine bu nöbetlerin nedenini bulmak, epileptik olmayan diğer bazı nöbetlerden ayırdedebilmek için gereklidir.

Doktorunuz epilepsi teşhisini kesin bazı deliller olmadan koymaz. Uzun süreli en az 4-5 yıllık, belki de ömür boyu sürecek ciddi ve zahmetli bir tedaviyi gerektirdiğinden teşhisi koyarken çok dikkatli davranmalıdır. Bu aşamada doktor aile işbirliğinin çok büyük önemi vardır.

Nöbet anında yapılması ve yapılmaması gerekenlere ilişkin bazı basit kurallar
Büyük bayılma şeklinde nöbet geçirmekte olan çocuğunuza yapılacak şey onu olabilecek zararlardan korumak ile sınırlıdır.
Sakin olun, çocuğun yanından ayrılmayın, yardım gerekiyorsa bir başkasını bu işle görevlendirin.
Çocuğu yere yatırın, etrafındaki sivri maddeleri ortadan kaldırın.
Çocuğu yan döndürüp tükrüğünün dışarı akması ve daha rahat nefes alıp vermesi için başını hafif yana arkaya eğin.
Elbiselerini gevşetin, şayet takıyorsa gözlüklerini çıkartın, hastanın dilini ısırmasını engellemek amacıyla elle veya bir cisimle çeneyi açmaya çalışmayın, ağzına hiçbir şey koymayın. Ancak ağızdaki yiyecek maddelerinin çıkartılması yararlı olur.
Üzerine su dökmeyin, zorla nefes aldırmaya çalışmayın, çocuğu sallayarak ya da yüzüne vurarak, bazı maddeler koklatarak uyandırmaya çalışmayın.
Nöbet esnasında ilaç vermeye çalışmayın, doktorunuzun önerileri dışında kendi kendinize nöbetin geçmesine yönelik hiçbir şey yapmayın.
Unutmayın ki nöbet sonrasında çocuk yorgun, ne yaptığını bilmez haldedir, bu aşamada elinizden geldiğince sakin bir şekilde teskin ederek bu durumun düzelmesini bekleyin, güven verici olun.
Nöbetler hakkında verebileceğiniz tüm bilgiler hem çocuğunuza, hem de doktorunuza yardımcı olacağından dikkatli bir gözlem daha sonra doktorunuzun sorularını cevaplamada çok işe yarayacaktır.
Akıllıca gözlemek akılsızca müdahele etmekten daha yararlı olacaktır.
Nöbet 10 dakikadan uzun sürerse ya da kısa bir süre sonra tekrarlarsa doktorunuza haber verip tavsiyelerine uyun ya da en yakın sağlık merkezine başvurun.
Unutulmamalıdır ki tehlikeli görünümüne rağmen epilepsi nöbeti öldürücü değildir.

Epilepsi tedavi edilmeli mi?
Epilepsi, mutlaka doktora başvurulmasını ve doktorun gerekli gördüğü sürece kontrol altında kalınmasını gerektiren bir hastalıktır. Bu epilepsinin ömür boyu devam edeceği şeklinde algılanmamalıdır. Epilepsinin bazı türleri hasta belli yaşlara geldiğinde kendiliğinden tamamen düzelebilirler ve bunlarda ilaç tedavisine gerek duyulmabilir, ancak bu kararı doktor vermelidir. Ülkemizde maalesef epilepsi hastalığı doktor olmayan kişiler tarafından tedavi edilmeye çalışılmaktadır.
Nöbetlerin tekrarlaması ve status epileptikus hali, beyinde oksijensiz kalmaya bağlı bazı etkilere yol açabilir ve her nöbet bir sonra kinin ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir. Tedavisiz kalan küçük nöbet türlerinin bir süre sonra büyük nöbetlere dönüşmesi olasıdır ve nöbet geçirme anında hastanın maruz kalabileceği tehlikeler vardır. Bunlar, merdivenden düşme, kişi sokakta ise trafik kazası, suda boğulma, vb.dir. Yukarıda sayılan tüm bu nedenlerle epilepsi mutlaka müdahale edilmesi gereken bir durumdur.
Epilepsinin en önemli tedavi şekli ilaç tedavisidir. Epilepside kullanılan ilaçlar beyin hücrelerinin aşırı uyarılma durumunu baskılayarak nöbetlerin oluşunu engeller. Epilepsi ilaçları hergün, önerilen dozda ve saatlerde çok düzgün bir şekilde kullanılmalıdır. Anne-babaların sık yaptıkları yanlışlıklar; *örneğin sabah dozu unutulduğunda akşam her iki dozun birlikte verilmesi veya *dozların çok dakik verilebilmesi amacıyla çocuğun uyku düzeninin bozulması gibidir. Bu uygulamalar hastaya yarar sağlamaz. İlacın veriliş saatlerinde yapılacak 30-60 dakikalık oynamaların zararı yoktur.
Doktorunuz çocuğun yaşını, kilosunu, nöbet tipini göz önüne alarak ilaçları seçmiştir. İlaçları düzenli ve doktorunuzun tarif ettiği gibi kullanmanız çok önemlidir. Kullanılan bu ilaçların hastalığı tamamiyle geçirmediğini, ancak nöbet gelmemesini sağladığını ya da sayısını azalttığını bilmelisiniz. Bu nedenle aylardır nöbet olmuyor diye ilaç miktarını azaltmamalı ya da çocuğunuza vermekten vazgeçmemelisiniz. İlacın ne zaman kesileceğini ya da değiştirileceğini ancak doktorunuz bilir. Bazen kullanılan tek bir ilaç nöbeti kontrol altına alamayabilir. O zaman doktorunuz ikinci, bazen de üçüncü ilaç ilave edecektir. Çocuğunuzun geçirdiği nöbetlerle ve aldığı ilaçlarla ilgili kayıt tutarak doktorunuza yardımcı olabilirsiniz.

Epilepsi tedavisinin düzgün bir biçimde sürdürülmesi halinde de nöbetler devam edebilir. Tıbbın dev adımlarla ilerlediği dünyamızda hiçbir hekim epilepsili bir çocuğun anne-babasına tedavi ile nöbetlerin %100 kaybolacağını garanti edemez. Nitekim dünya istatistiklerine bakılacak olursa uygun tedavi şartlarında hastaların %60'ında nöbetlerin tümüyle ortadan kalktığı, %20'sinde tüm tedavi seçeneklerine rağmen nöbetlerin devam ettiği görülmektedir. Anne babanın hiç aklından çıkarmamaları gereken bir nokta, epilepsi çağdaş tıbbi tedavi yöntemleriyle yeterince kontrol altına alınamıyorsa orta çağın büyücülük yöntemleriyle hiç durdurulamaz.

Halen ilaçla tedaviye cevap vermeyen belli epilepsi türlerinde ülkemizde cerrahi tedavi olanakları geliştirilmektedir.

Epilepsi tedavisinde kullanılan ilaçların yan etkileri var mıdır?
Evet, hastalıkların tedavisinde kullanılan tüm ilaçların olduğu gibi epilepsi tedavisinde kullanılan ilaçların da (özellikle uygun kullanılmadıkları zaman) hastada bazı yan etkileri olabilir. Unutulmamalıdır ki doktorunuz çocuğunuzun tedavi şemasını düzenlerken uygun gördüğü ilaçların yan etkilerini en az düzeye indirecek şekilde belirler.

Bazı epilepsi ilaçları tedavinin başlangıcında uyku hali, sersemlik, dengesizlik, ciltte döküntüler gibi yan etkilere neden olabilir. Doktorunuz bu tür yan etkilerin görülmememesi için ilaçları küçük dozlarda kullanmaya başlayarak zaman içinde doz artırmayı tercih edecektir. Bazen de tedavinin ilerleyen yıllarında iştah artışı, şişmanlama, saç dökülmesi, diş etlerinde kabarma, aşırı hareketlilik, kıllanma vb. gibi yan etkiler görülebilir. Doktorunuz, kullanılan ilacın çocuğunuzda yarattığı yan etkileri ve onun epileptik nöbetler üzerindeki etkisini yakından ve bilinçli olarak izleyen kişi olduğundan uygun aralıklarla muayene ve gerekli laboratuvar tetkikleri ile çocuğunuzu koruyacak önlemleri alacaktır. Bu durum "komşu çocuğuna iyi gelen ilacın" sizin çocuğunuz için kullanılmaması gerekliliğini anlatan en önemli sebeplerden biridir.

Epilepsi tamamen geçer mi?
Bu soruya kesin bir cevap vermek imkansızdır. Çoğu vakada bu durum ergenlik çağına gelindiğinde geçebilir. Diğer vakalarda ise nöbetler maalesef hayat boyu sürer. Her bir birey için gelecekteki durumu şimdiden tahmin etmek mümkün değildir. Eğer çocuğunuzda nöbetler arka arkaya 2-4 yıl görülmezse, doktorunuz yapacağı genel bir durum değerlendirilmesinden sonra vereceği kararla ilacı 6-8 ay gibi uzun bir sürede kesebilir. Böylece olayın tekrarlanıp tekrarlanmayacağı beklenebilir. Nöbetler tekrarlamayabilir, ancak tekrarladıkları takdirde yeniden ilaç tedavisine geçilecektir.

Epilepsi çocuğun hayatını etkiler mi?
Epilepsi kesinlikle utanılacak bir hastalık olmadığından çocuğunuzla çok sık görüşen ya da birlikte vakit geçiren insanların durumu bilmelerinde hiç bir sakınca yoktur. Önemli olan çocuğunuzun epileptik olması dışında hiçbir farkın bulunmadığının bilinmesidir. Çocuğunuzun sorumluluğunu sizlerle birlikte paylaşan öğretmeni, okul hemşiresi, servis sürücüsü, antrenörü vb. gibi büyüklerin ve çok yakın bazı arkadaşlarının da epilepsi konusunda hiç olmazsa genel bir bilgiye sahip olmaları gerekir. Ne olup bittiğini bilmeyen kişiler böyle bir nöbeti seyretmekle korkabilir ve çocuğunuza yardım edemeyebilirler.

Öncelikle vurgulanması gereken nokta epilepsinin ruh ve akıl hastalığı ile hiçbir ilgisi olmadığıdır. Epilepsili çocukların çoğu normal zekaya sahiptir. Bazıları okulda ortalamanın üzerine bile çıkarlar. Epilepsinin ağır beyin hasarı ile birlikte olduğu bazı durumlarda (%20) zihinsel gelişme bozulabilir.
Epilepsinin çocuğunuzun hayatını bazı konularda etkileyeceğini kabul etmelisiniz. Pilot olamaz, yükseklerde çalışamaz ama üniversite dahil olmak üzere istediği okula gidebilir. Doktor, avukat, iş adamı, profesyonel sporcu, balerin, fizikçi olmaması için hiçbir neden yoktur. Epileptik insanlar evlenebilir, çocuk sahibi olabilir ve normal bir hayat yaşayabilir. Gerçekten çocuğunuzun yapamayacağı çok az şey vardır.

Dünyanın tarihi gidişini değiştiren nice ünlü insan epileptikti. Örneğin Julius Sezar, Büyük İskender, Napoleon Bonaparte gibi generallerin bu tür kişilerden olduğuna inanırmıydınız? Bu kişiler o dönemde günümüzün tıbbi bilgilerine sahip olunmamasına rağmen pek çok iş başarmışlardır. Ayrıca Dostoyevski, Gustave Flaubert ve Dante gibi büyük yazarlar, adına ödüller verilen Alfred Nobel, Tchaikovsky, Van Gogh, Buddha ve St. Paul de epileptikti.

Dikkat edilmesi gereken hususlar var mı?
Epilepsili çocuğunuzun da herkes gibi dengeli beslenmeye gereksinimi vardır. Hastalığından dolayı fazladan vitamin ve mineraller almasına gerek yoktur. Kolalı ve alkollü içecekler, çikolata, boyalı şekerlemeler, çay, kahve aşırı miktarda alınmamalıdır. Işığa duyarlı epilepsi türlerinde çocukların çok yakın mesafeden karanlık odada televizyon seyretmesi, bilgisayar oyunları ile uzun süreli oynaması engellenmelidir. Diğer epilepsi türlerinde böyle bir kısıtlamaya gerek yoktur. Ayrıca aşırı uykusuzluk, ateşli hastalıklar, güneş altında uzun süre kalmak, uzun süren açlık ve kafaya gelebilecek darbeler gibi bazı durumlar nöbetin ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir. Bunlardan kaçınılmalıdır.

Spor yapabilir mi?
Çocuğunuzun pozitif tarafının belirgin olmasına gayret ediniz. Her insanın bir kuvvetli tarafı vardır. Çocuğunuzun o tarafını geliştirirseniz kendine güveni artar. Sporda, müzikte, resim çizmede ve benzer konularda yeteneği varsa, özendirilmelidir. Hastalığı bahane ederek, çocuğunuzun yapabileceği sporları ve işleri ihmal etmesine müsade etmeyiniz. Düzenli fizik faaliyet herkes için yararlıdır. Gerçekten de epilepsili hastalar spor faaliyetlerine katıldıkları zaman kendilerini daha iyi hissettiklerini ve daha az sayıda nöbet geçirdiklerini söylemektedir. Spor faaliyetlerine katılmakla sağlanan faydanın, yine aynı nedenle ortaya çıkabilecek tehlikelerden kat kat üstün olduğu açıktır.


Tehlike herkesin hayatında şu veya bu zamanda mevcuttur. Bu tehlike epilepsi hastasında zaman zaman sıradan bir hastanınkinden daha fazla olabilir ama, hastanın normal hayattaki faaliyetlere katılmasıyla sağlanacak fayda bu tehlikenin göze alınmasına yol açacak kadar fazladır. Özellikle çocuklarda olmak üzere hastanın diğer insanlarla karşılıklı ilişkiler kurması ve onların yaptıklarını yapması, onun diğerlerine ihtiyacı olmayan, üretken bir büyük olması yolunda atılacak çok önemli bir adımdır. Nöbetleri kontrol altındaki çocuklar gerekli, mantıklı önlemler alındığı takdirde spor yapabilirler. Aletli jimnastik, ağır fiziksel efora yol açan aktiviteler ve sık kafa darbelerine açık olan sporlar epilepsisi olan çocuklarda tercih edilmemelidir. Bisiklete trafiğin yoğun olmadığı alanlarda, mutlaka kask takarak binmelidir. Yüzme ve sörf türü sporlar ancak çocuğun durumunu bilen bir erişkinin gözetiminde yapılmalıdır. Tenis ve futbol, tramplen atlamadan daha güvenli sporlardır.


Araba kullanabilir mi?
Epilepsililerin trafik kazası yapma ihtimali az da olsa diğer normal sürücülerden fazladır. Ancak bu risk diabet gibi kronik hastalığı olanlardan daha fazla değildir. Amerika'da yapılan bir çalışmaya göre epilepsili sürücülerin sebep olduğu trafik kazalarının %27 sinin nöbetlerden ileri geldiği, geri kalan kazaların ise alkol ve uyuşturucu kullanımına bağlı olduğu belirlenmiştir. Çocuğunuzun nöbetleri en az 2 yıldır (bu süre ülkelere göre değişmektedir) kontrol altında ise doktorunuzdan alacağınız izin ile (18 yaşını bitirmişse ve ehliyeti varsa) araba kullanmasında sakınca yoktur.

Anne-babalara özel not
Çocuğunuzun durumunu değerlendirmede gerçekçi olmaya gayret ediniz. Çocuğunuza karşı anlayışlı olunuz. Çocuğun kendisini epileptik değil de epilepsisi olan (diabeti, hipertansiyonu, tüberkülozu olan vb.) bir kişi olarak görmesini sağlayınız.

Genellikle pek çok epilepsili çocuğu davranış ve kişilik açısından diğer çocuklardan ayırt etmek mümkün değildir. Epilepsi nöbetleri genellikle dış faktörlerden etkilenmezler ve ansızın ortaya çıkarlar. Çocuğun üzülmesi, isteğinin yerine getirilmemesi, iştahsızlık, çok terleme veya terli halde su içme gibi durumlar nöbetlerin oluşmasında rol oynamazlar. Bu nedenle anne-babanın kendilerini suçlamalarına ve aşırı koruyucu ve kollayıcı davranmalarına gerek yoktur. Bu tutum çocuktaki girişimciliği önler ve aşırı korunan bir çocuk toplum içinde anne-babası gibi koruyucular bulamayacağı için geçimsiz bir erişkin olmaya adaydır. Aşırı koruma epileptik çocuk için olduğu kadar, kardeşleri tarafından kıskanılmasına yol açacağından aile içi sorunlar da yaratacaktır. Epileptik çocuğunuza ilginiz, diğer çocuklarınıza olan ilginizden az veya çok olmamalıdır. Ona özel muamele yapmayın. Sevginizi, disiplin anlayışınızı, dikkat ve ihtimamınızı eşit bölüştürün. Birine bir sorumluluk verdiğiniz zaman, diğerlerine de ona benzer bir sorumluluk verin. Şüphesiz bu sorumluluklar yaşlarına ve yeteneklerine uygun olmalıdır. Epilepsisi olan çocuğunuza gereğinden fazla ilgi göstermeye gerek yoktur. Ailenin tüm fertleri bu durumu olgunlukla ve tebessümle karşılamalıdır. Çünkü koşulacak mesafe uzundur.

Çocuğunuz için her şeyin mükemmel olmasını isteyen sizler için epilepsi tanısı önceleri bu rüyanızı yıkan kabus gibidir. Çoğu anne-baba gibi siz de kendi kendinize "Neden benim çocuğumun epilepsisi var?" diye soruyor, bazen kızgınlık, bazen korku, bazen de suçluluk duyuyorsunuzdur. Bunları hissetmeniz gayet doğaldır. Hislerinizi yenmeye çalışmanız çocuğunuza yardım etmenizi kolaylaştıracak ve ailenin beraberce olgunlaşmasını ve yakınlaşmasını sağlayacaktır. Anne baba hislerini kendi aralarında açıkca konuşmalı ve gerekirse doktorundan yardım istemelidir.

Çocuğunuza karşı karşıya kaldığı sorunu anlatırken yaşını dikkate alın. Çocuğunuz nöbetlere yol açan bir hastalığı olduğunu bilmelidir. Olayın nedenlerini anlayabileceği kadar anlatın. Üç-dört yaşlarındaki çocuklar bile beynin vücudumuzun merkezi olduğunu ve değişik organlarımıza yapılmasını istediği şeyler hakkında emirler gönderdiğini anlayabilirler. Ancak bazen beynin gönderdiği acayip emre vücudumuz uymak istemese bile itaat etmek zorundadır. İşte kasılmaların nedeni budur. Ancak çocuğunuzun yaşı ne olursa olsun sorunun hem bugün hem de yarın geçmeyeceğini öğrendiği zaman hissedeceği olumsuz duygulara karşı onu rahatlatmak zorundasınız. Size "Neden ben?" diye soracaktır. Sizin olayı kabullenmedeki beceriniz, gerek kendi gerekse çocuğunuzun hislerini kontrol edebilmeniz, çocuğunuzun söz konusu duruma karşı reaksiyonunu çok etkiler. Bu aşamada kendisi gibi krizleri olan bir çocukla buluşturmanın kendisine güvenini artırması açısından büyük yararı olacaktır. Bir kez daha vurgulayalım: kızmak, suçluluk hissetmek veya gelecekten korkmak gayet doğaldır. Her sorununuzu doktorunuzla görüşünüz.

Epilepsi bir derttir, ancak dünyanın sonu demek değildir. Siz çocuğunuzdaki epilepsiyi yok saymaz, bundan ürkmez, bu durumu mutluluğunuzu alt üst eden bir felaket olarak görmezseniz çocuğunuzun ruhsal ve fiziksel sağlığı açısından gerekli temel koşulları oluşturabilirsiniz. Ancak bu koşullarda doktorunuz bilgi ve becerisini başarılı olarak uygulayabilir. Tıbbi durumunuzu konuşacağınız tek kişi doktorunuz olmalıdır. Her şeyi tek başınıza çözmeye çalışmak sizin için zor olacaktır. Böyle davranmak zorunda değilsiniz. Çevrenizde dostlarınız var. Ayrıca unutmayınız ki her çocuk gelecekte, toplum içinde kendi yerini alacaktır. Ona sorunu ile barışık yaşamayı öğretebilirseniz, topluma mutlu ve başarılı bir insan kazandırmış olursunuz.

Bu makale hakkında ek bilgi eklemek için buraya tıklayınız

Yazar & Kaynak: Dr. Güzide Turanlı Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediyatrik Nöroloji Uzmanı

Digg this Post! Add Post to del.icio.us Bookmark Post in Technorati Furl this Post!
Eklenme tarihi: 30-4-2007  Okunma: 25531

Ekleyen:  extremeist

Bu Makaleye Verilen Puan:    Makaleye verilen puanlar Makaleye verilen puanlar Makaleye verilen puanlar Makaleye verilen puanlar
Bu Makaleye Puan Ver  

Bölüm Başlık Kullanıcı Yorumları


burcu tarim burcu tarim

Tarih: 29-5-2007 12:24am

gerçekten güzel açıklayıcı ve sade bir anlatım.tebrik ederim.

MESUT MESUT

ehliyet  Tarih: 6-9-2007 3:49pm

4 YILDIR NÖBET GEÇİRMİYORUM 33 YAŞINDATIM noroloji dr lar ı ehliyet için onay vermiyorlar ne yapabilirim

erol evirgen erol evirgen

Tarih: 7-9-2007 1:24am

cok güzel anlatım tesekkurler

ceyhun ceyhun

tbrkler  Tarih: 12-9-2007 2:02pm

gerçkten bılgılendırdıgınız için çok teşekkurler bunları çog aıle bılmıo çocuklarının gelişimini ne halde oldugnu bılmıyolar mherşey için saolun okudum işime yarayacagı kanaatındeyım tşkkurler

NECMİ NECMİ

SABIR  Tarih: 15-9-2007 12:06pm

Teşekkür ediyorum.Ben 30 senedir bu yaşantının içindeyim 4 tane çocuğum var.İkizim ve benimde ikiz kızlarım var ve bu sene dede,de oldum.Bu hastalıktan korkmayın,enbüyük tedavi düzenli ilac düzenli yaşam vedüzenli kontrole gitmek....

onder onder

SARA  Tarih: 18-9-2007 12:10pm

ASKERDE SARA HASTALIGI GECIRDIM BENDE KUCUKLUKDEN BERI VARDI AMA BAYILMA YOKDU SERSEM SERSEM BAKIYORDUM KONUSAMIYORDUM 5 10 DAKIKADA SONRA KENDIME GELIYORDUM KUCUKKEN. KUCUKKEN BEN AILEMIN UVEY OLDUYUNU OGRENDIM ASIL ANNEM TEYZEMMIS OLDUGUNU OGRENDIM AMA KIMSEYE BELLI ETMEDIM UVEY BABAMDAN COK DAYAK YEDIM UVEY ANNEM OLMASA UVEY BABAMLA YASAMAZDIM KENDIMI KACKERE OLDURMEYE KALKISDIM AMA YAPAMADIM. ASKERDE GIDERKEN BABAM UVEY OLDUGUMU SOYLEDI.ASKERLIK 8 AY YAPDIM SUAN HAP KULLANIYORUM BAYILMA3-4 AYDA BAZEN OLUYOR HAP KULLANMAYI BIRAKDIM SUAN.EVLIYIM YASIM 22. BU HASTALIGIN UVEY OLDUGUM ICIN BABAMDAN DAYAK YEDIGIM ICIN OLABILIRMI. BU HASTALIK SUREBILIRMI.TESEKKUR EDERIM IYI GUNLER

ali ali

Tarih: 25-9-2007 1:51pm

epilepsi hastalarının ilaçlarını kesinlikle doktorun verdiği dozda ve düzenli kullanılması gerekmektedir. İlaç fazla dozda kullanılır ise ilaç yan etkisi insan sağlığına çok zarar verir. psikolojik bozukluklar bile ortaya çıkabilir. doktorun verdiği dozun altında kullanılr ise nöbet tekrarlayabilir ve kesinlikle ilaç birden bırakılmamalıdır. benim hastalara tavsiyem doktorlarının tavsiyelerine kesinlikle uymalarıdır.

ecem ecem

:(  Tarih: 28-9-2007 8:40pm

ben 6 yıldır epilepsi hastasıyım depakin topamax ve şimdide trileptal kullanıyorum günde 3 kere.. ama hayatım olumsuz etklendi.kendi ailem bile sanki utanılacak bir durummuş gibi bakıyorlar ve kimseye söylemek istemiyorlar.. ama bizim elimizde olan bişe değil.. bu makale gerçekten çok güzel tşk..bir sorum var inş seneye öğretmen olarak göreve atanacağım.. bu mesleki yaşantımı ne kadar etkiler? öğretmen olmama engel teşkil edermi? saygılar..

bülent yazıcı bülent yazıcı

Tarih: 9-10-2007 10:16pm

Sunumunuz için teşekkür ederim.3 yaşında oğlum var.1*2 kere ağlarken katıldı ve bir süre kendinden geçti.kendisini geniz etinden dolayı ameliyat ettirecektim.anastezi uzmanı EEG istedi.sonucu bugün aldım ve panikle çocuk doktoruna gösterdim.sonuçta böyle bir hastalığın belirtisi olduğunu söyledi.bu konuda uzman bir doktora sonucu gösteremedim.bu tanı doğruysa ameliyat olabilirmi.2006 yılında anastezi ile uyutulup sünnet yaptırdım.Herhangibir sorun olmamıştı.o zaman böyle bir rahatsızlık varmıydı bilmiyorum.bu hastalık bir anda meydana gelebilirmi?yaşı ufak olduğundan daha ilerki yaşlarda ortadan kalkma durumu olabilir mi?EEG en kesin tanı koyma yöntemi olarak kabul edilmektedir.tabiki diğer tetkikleri yaptıracağım.EEG'nin yanılma payı var mıdır?Bu soruları sormada aceleci mi davranıyorum?Teşekkür ederim...

ahmat eren ahmat eren

Tarih: 13-10-2007 6:26pm

bende ilk nöbetimde doktora gittim geniz eti dediler hatta ameliyat oldum 9 yaşındayım sanki nöbetlerim yavaşladı zaman olarak şiddetleri azaldı bide belki bilen vardır bişey danışıcam şuan ilaç kullanıyorum bu epilepsi hastalığı geçici mi yoksa ölene kadar devam edcek bi hastalık mı

nuran nuran

Tarih: 17-10-2007 8:39pm

bilgilendirmeleriizden çok yararlandım ben bir öğertmenim 7 yşında epilepsisi olan bir öğrencim var el becerieri gelişmemiş anlama ve kavrama yetresiz ailesi ilaçlarınetkisiolduğunu söylüyor keşke okul çağı öğrencilerine nasıl yaklaşılacağınıaçıklayan öğretmenleride aydınlatacak bir bölüm de bulunsa sitenizde yinede çok yararlandım teşekkürler

MESUT MESUT

SEVGİ  Tarih: 25-10-2007 11:24am

NEŞELİ OLUN DÜNYAYA FARKLI BAKIN

ilker ilker

Tarih: 26-10-2007 12:31pm

belki hasta arkadaşları anlayamam,belki yardım da edemem ama bunları okudugum için kendimi birşeyler yapmıs hissediyorum.hatta siteye giriş amacım bile bir idda ii ki girmişim ii ki kaybetmişim.sunan hocamıza tesekkur ederim.

sukutaseyeran sukutaseyeran

Tarih: 30-10-2007 9:02pm

ben özel bir hastanede nöroloji doktorunun yanında çalışmaktayım. bize gelen hastaların büyük çoğunluğu epilepsi hastası. bu hastalığa sahip olanlara önerim, güvendikleri bir doktora düzenli gitsinler ve ilaçlarını mutlaka doktorun belirlediği dozda kullansınlar. tedavisi imkansız değil ama sabır ve kararlılık istiyor.

platin099 platin099

gülümseyin  Tarih: 1-11-2007 9:23pm

biz 13 yıldır bu hastalıkla ikiz gibi yaşıyoruz.yıllar geçtikçe bir epileptik olduğumu unutuyor hatta ilaçları bile içmiyorum bazı günler.neyse hepimize geçmiş olsun pozitif olun ve daima gülümseyin :)

rumeysa rumeysa

Tarih: 4-11-2007 12:54am

bu bilgileri werdiğiniz için teşekkür ederim bende lise2 ye gidiyorum epilepsi hastasıyım okulda bazı arkadaşlarım yüzünden hastalığımdan nefret ediyorum resmen benmle dslgs geçiyorlar ben bayılmıyorum sadece 1-2 dakikalık bağırıyomusum ne dediğimi bilmiomusum yaa bileniniz warmı bunun ameliyatı falan varmı kurtulalım su hastalıktan üfff

sibel sibel

Tarih: 10-11-2007 5:53pm

benim aplam suan sara hastası ama nasıl tedavı gorulecek ve en iyi doktarda tedavı gorecek onerdıgınız bı doktor veya hastane varmı

yeliz yeliz

Tarih: 22-11-2007 1:36am

sara hastası oldugum ıcın esım benden ayrıldı. toplumumuzu egıtmelıyız.

gülçin gülçin

Tarih: 22-11-2007 1:04pm

Bugün yiğenimde bu hastalığın olabileceğine dair eeg raporlarının kötü olduğunu öğrendim ama bu yazı çok güzel olmuş inşallah tedavisi olur herşeyin hallolabileceğini düşünüyorum

ibrahim ibrahim

dikkat  Tarih: 20-12-2007 11:06pm

arkadaşlar her bayılma sara deyildir buna dikkat edin agızdan köpük gelmez eller dişler kitlenmez ise sara deyildir saraya benzer olan cin şerridir bunu araştırın lütfen

gökmen gökmen

teşekkür ederim  Tarih: 27-12-2007 8:40pm

ya teşekkür ederim ben bugün bu hastalığa bulaştığımı öğrendim we çok korkuyordum şimdi biraz rahatladım çok tşk ederim

erol evirgen erol evirgen

Tarih: 30-12-2007 12:19am

teşekkürler çok aydınlatıcı buldum yazınızı

servet kaygusuz servet kaygusuz

soran yokmu?  Tarih: 30-12-2007 2:43pm

ben 12 yıldır epilepsiyin zaman zaman bende neden niçin geçermi hastalık diye düşünmüyor deyilim amageçmicek kronik kabul edip yaşıyorum çünkü bir nöbet:5 dakika her yıl 12 kere nöbet geçirsem 5*12:60 dakika yani 1 saat herkessin bir saati kötü geçer benimde 1 saatim kötü geçiyor diyer insanlardan farkım yok herşeyi yaşarım
yaşicam herkese kendini hastalıkla kabul etmesidir

ERCAN ERCAN

inanmıyorum  Tarih: 8-1-2008 2:51pm

bu sara hastalıgının gececegıne ben ınanmıyorum cunku olmuyor olmuyor olmuyor kardesımın gozumun onunde dusmesıne dayanamıyorum

emre emre

Tarih: 10-1-2008 11:35am

mrblar en başta çok güzel bir açıklama olmuş benimde kardeşim yaklaşık 3 seneden beri ayda 1 kere uykuda 5 dk la 10 dk arası kendinden geçiyor azından köpürük geliyor dişlerini kitliyor bazen uykudayken yerebile düştüğü oluyor ve bu uykuda olan hastalığın adı ney sizce..kardeşim şu an 5 sınıfa gidiyor ve 2 sınıfta başladı..

erol evirgen erol evirgen

Tarih: 15-1-2008 12:20am

ben epilepsiyle dört ay önce tanıştım oglum nobet geçirdi epilepsi olduğunu söylediler sizin yazınızla biraz rahatladım çok güzel anlatmışsınız ismimiz ve soyadımız da aynı olduğunu belirtmek isterim teşşekürler

burak burak

sara cinle ilgilide olabilirmiş  Tarih: 15-1-2008 2:29pm

duyduğuma göre cinler carpıtığında SARA hastalığına yakalınlıyormuş arkadaşım bu olayı okulda geçirdi ve din hocası cin tarafından yapılan SARA OLDUĞUNU SÖLEDİ

engin engin

Tarih: 15-1-2008 3:23pm

cok basarılı epılepsi hastaları yada henuz teshıs koyulmamıs hastalar ıcın yeterınce aydınlatıcı
ozellıkle nobetler esnasında yapılması gerekenler cok aydınlatıcı benım karımdada epılepsı bulguları var ve benım ıcınde cok aydınlatıcı oldu
başarılar , saglıklı gunler

gizem gizem

çok kötü durum  Tarih: 19-1-2008 2:41pm

bendede buna benzer bi durum var bi an kendimi kaybedip kendime zarar vermeye başlıyorum o anda yüzümü gözümü paramparça ediyorum ama hissetmiyorum dişlerimi sıkıp kendimi kasdığımı söylediler uyandığımda çok yorgun oluyorum en son krize girdiğimde kulağım inanılmaz derecede morarmıştı nasıl yaptım bilmiyorum buda sara hastalığımı acaba başımı yere vuruyorum bunları yaptığımın çoğunu hatırlıyorum ama o anda acı hissetmediğim için kendime çok kötü zarar veriyorum :(:(

ecik ecik

Tarih: 8-2-2008 2:50pm

hastalıkla birlikrte yaşamayı sara hastalığıyla üzüntü
seviçinizi paylaşmayı kendinizi sevdiklerinize ifade etmeyi takıntıları kafanızdan atmayla gülümsemeyi unutmayın sevdikleriniziz sizi sevdiğini unutmayın slm bay.

ESRA ESRA

saolun herşey için  Tarih: 8-2-2008 4:10pm

çok güzel bilgilendirmişşiniizz allah razı olsun;bu güzel günlerin yüzü suyu hürmetine mevlam sağlık eylrsin

nigar nigar

Tarih: 13-2-2008 9:51pm

sanırım bende bi epilepsi hastasıyım yarın doktora gıdıcem umarım saglıklıyımdır butun epilepsi hastalarına gecmiş olsun allah kurtarsın dıyorum:)

ibrahim ibrahim

Tarih: 17-2-2008 12:27pm

arkadaşlar bana iyi bir yer önerin de bu hastalıgı tedavi eden ben orayada gidecem çünkü çok yere gittik ama bir çare bulamadı..

gamze gamze

Tarih: 19-2-2008 12:38pm

slm ben de epilepsi hastasıyım ve hastalığım aklıma gelince hemen ağlamaya başlıorum neden acaba??

ecik- ecik-

hastalığımı seviyom  Tarih: 20-2-2008 5:31pm

sol tarafım FELÇLİ AYNI ZAMANDA SARA HASTALĞINA SAHİP BİR KİŞİYİM HAPLARIMI DÜZENLİ KULLANISANIZ 8 SAAT ARAYLA ALIRSANIZ UYKU DÜZENLİ YEMEKLERİDE DÜZENLİ YERSENİZ SARA HASTALARINA MİDELERİNİN AÇ KALMMALARINI dr.ÖĞRENDİM bir ailem var eşim hiç üzülmemi söyler hayatı dolu dolu yaşamanın gerektiğini öğrendim allah sara hastası olanlara acil şifa versin

ecik ecik

sevmek  Tarih: 21-2-2008 11:44am

gamze üzülme hastalıla barşık olun sevdikleriniz yanında ise eeg leride düzenli çektirirseniz ilaçları düzenli olarak kullanırsanız iyi olursunuz inşallah acil şifalar

ecik ecik

selam  Tarih: 21-2-2008 11:58am

herşeye rağmen hayat yaşamağa değer

ecik ecik

Tarih: 21-2-2008 3:28pm

bay ve bayan arkadaşlar hastalıkta ilk ÖNCE MOREL nizİ DÜZGÜN olması tedavi ile BİRLİKTE YAŞAMA GÜLÜMSEYEREK BAKMAK VE BAKTIRMAK GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM.

Niyazi Niyazi

GAMZECİĞİM  Tarih: 22-2-2008 6:18am

GAMZECİĞİM KENDİNİZİ ÜZMEYİN VE MORALMEN KENDİNİZİ CÖKERTMEYİN BÜNYENİZİ KUVVETLİ TUTUN UNUTMAIYNKİ AĞLAYINCA İYİ OLACAĞINIZI UMMAYIN.TAVSİYEM KENDİNİZE HERZAMAN BEN İYİYİM MANEVİ GÜÇ KATIN.ÇOK VUKU BULMUŞTUR.BİRİSİNE İYİSİN İYİSİN DESEN İYİLEŞMESİ GİBİ...SELAMLAR

ecik ecik

Tarih: 22-2-2008 2:08pm

ben teril CR 400 KULLANIYOM GAYET ÜZÜNTÜTÜYE GELEMEDİĞİM SAÇLERIM BEYAZLDI AMA GÜLMEYİ UNUTMDIM







ebru ebru

kıran  Tarih: 27-2-2008 12:23am

verdiğiniz bilgilerden dolayı çok teşekkür ederim çok güzel anlatılmış çok şeyler öğrendim tekrar teşekkürler

ECİK ECİK

SABIR VE ŞÜKÜR  Tarih: 28-2-2008 3:27pm

SARA HASTALIKLARIN TEDAVISİNİN MORAL OLDUĞUNU VE SABIR ZAMAN OLDUĞUNU ÖĞRETTLER ALLAHA ŞÜKÜRLER OLSUN ALLAH BÜTÜN HASTALARA ACİL ŞİFALAR VERSİN.
SAYGİLAR BÜYÜK BİLİM ADAMLARI VE YAZARLARIN EPİLEPTİK OLDUĞUNU UNUTMAYIN SAYGILAR

ayşe ayşe

Tarih: 28-2-2008 7:59pm

ben yıllardır bu hastalıkla yaşıyorum önce annem ve teyzemle tanıdım şimdi ben ve ablam yaşıyoruz bazen kendimden nefret ediyorum kendimi suçluyorum kabul etmek zor ama bu bizimle bir ömür devam edecek

abdullah aksoy abdullah aksoy

Tarih: 3-3-2008 2:40am

abicim çok süper ve açıklayıcı anlatmışsın ne desem az

ecik ecik

BOŞVER  Tarih: 3-3-2008 3:30pm

sevgili eyşe arkadaş hastalığına şükret moralini düzgün tut ve bir işle uğraşırsan hastalığını kabul edersen sevdiklerin yanındaysa yani hastalandığın süre içerisinde ailen YANINDAYSA İLAÇLARI DÜZGÜN KULLANISAN Hastalanmama süresini sara hastaları aç mideyi sevmediğini bil eeg leri 6 ayda bir çektirsen yaşamayı seviyorsan nöbetlerin zamanla azalacağını unutma kib

ecik ecik

sağlık  Tarih: 4-3-2008 12:08pm

sevgili arkadaşlar kendizle barışık olmayı mralinizi düzgün tutun ilaçlarınızı gerektği dozda alırsanız allahın izniyle inşallah iyleşirsiniz

ayşegül ayşegül

Tarih: 6-3-2008 5:30pm

arkadaşlar bende epilepsi hastasıyım.ilk nöbetimde çok ufaktım ama sara hastası olduğum bilinmiyordu şimdi 6 sene oldu.bir süre ilaç kullandım ama onuda bıraktım böylece heyet raporumda silindi ehliyette alabildim.şimdimi arasıra.... herşey moral üstelik evliyim:-)))

emine emine

Tarih: 10-3-2008 11:07pm

ben 35 yaşındayım epilepsi hastasıyım 10 yaşımdan beri bu hastalıkla uğraşıyorum hem kendi hem etraftakilerle bu hastalığa lanetli diyolar bazı çevrelerde bunu batıl inançlarla tedavi etmeye çalışıyolar benide ole yaptılar taki 8 sene öncesine kadar sadece hasta olan kişilere sabırlı olmalarını diyorum

özlem özlem

Tarih: 23-3-2008 3:11am

oğlum epilepsi hastalığıyla beş yaşında tanıştı.uykuda kasılma nöbetleri on yedi yaşına kadar sürdü.hiç azalmadı.bir anne olarak ona yardım edememek beni bitiriyordu.ilaç tedavisi onun hastalığını geçirmedi.onyedi yaşına kadar birlikte uyuduk birlikte nöbet geçirdik.geçirdiği her nöbetin canlı şahidiyim.her türlü eeg,vidyolu eeg,kan tahlilleri,ilaç dozunu sarkıtmadan tedavisini yaptırdık ama ne yazıkki son nöbeti çok yoğun geçti ve onu benden alıp ebediyete götürdü.bu hastalığın tedavisi yok.olsa bile eser bırakıyo ömür boyu sürüyo...

mühim değil mühim değil

Tarih: 1-4-2008 8:46pm

bu hastalık annemde var ben 17 yaşındayım bilgileriniz için teşekkürler sayenizde ne gibi önlemler alabileceğimi kestirebiliyorum sağolun

sena sena

Tarih: 9-4-2008 6:52pm

ben 32 yaşındayım 2 yıldır bu hastalıkla ugraşıyorum ve artık ilaçları bıraktım ne olacaksa olsun diye nerden ne zaman nöbet geçirecegim düşünerek yaşamaktan bıktım

yudum yudum

Tarih: 17-4-2008 4:19pm

ben yurtta kalıyorum sağlık meslek lisesınde okuyorum epilepsili bir hastamız var nöbetler geciriyordu hep çağrılırdık yardım ederdık anzcak su anda antıepileptık ilaclarla önlenebilmekte ve su anda okulu bırakıp evlenecek

sinsin sinsin

slm  Tarih: 2-5-2008 7:58am

ben 30 yasindayim.bu hastalikla 16 yasinda tanistim.yilmadim.su an yurtdisinda bilgisayar muh. olarak calsimaktayim. ama ne olursa olsun aile kurmak cocugum olursa onu bunu gecirmek ve esimin veya yakinlarinin beni bu hastalik nedeniyle kucuk gormesine dayanamam.Onun icin evlenmiyecem.Ne bileyim belkide hayatimi kendim kisitliyorum ama acinmak guzel bir sey deil

özgür özgür

Tarih: 3-5-2008 12:40pm

fazlakafaya takmıyolrum

ewrim ewrim

Tarih: 3-5-2008 1:54pm

bende 5 senedir epilepsi hastasıyım ilk bayılmada ufak bişey gibi göründü we daha sonra belirlendi.ilk we son sözüm sabır we mutluluk

HALKÇI HALKÇI

ASIL SÖYLEYECEĞİM ;  Tarih: 3-5-2008 4:25pm

Kaza vb. şeyleri geçirenlere yada yakınlarına DOKTORLAR
; Sara , Nöbet vs. geçirebilecekleri için " dikkatli olunması gerekir ! " diye hatırlatsalar nasıl olur diye düşünüyorum .
Çünkü Ben , uyku düzenimin bozulduğu ve yorgun olduğum bir günde nöbet geçirdim .
Bir soru sormak istiyorum :
Nöbet geçirdiği belli olmayan yada kimsenin görmediği
zaman " sara hastasında ne gibi kalıcı etkileri olur ?"

mehmet ali mehmet ali

sabır  Tarih: 5-5-2008 8:33pm

bu ve bunun gıbı hastalıklardan muzdarıp olan herkese allah sabır versin unutmayın ki Allah sevdıği ınsanlara hastalık verır Hz.Eyyube verdiği ve onu denediği gibi sabradene hastalık nimettir.

elçin elçin

zorlu ve yorucu  Tarih: 6-5-2008 2:26pm

BU HASTALIKLA UGRAŞMAK ZOR AMA ÇARESİ OLAN BİRŞEY ONUN İÇİN SARA HASTALARI SABIR VE ÖZENLE İLAÇLARINI ALMALARI GEREKİYO

serkan serkan

Tarih: 28-5-2008 3:00am

s.a amma sara hastası varmış bea ben 7-8 senedir doktora gitmiyorum kendi kendimin doktoru oldum şuan 27 yaşındayım ve anladığım kadarıyla ömür boyu ilaçları kullanacam. bikeresinde küçükken beni üfürükçüye bile götürmüşlerdi adam üfledi beni sonra haber aldık 1 hafta sonra nefesi yetmemiş mefta olmuş :D neyse bana göre bu hastalığın ilacı birasda inanmaktan yani hergün allaha yalvaracaksın duğa ediceksin namazını kılıcaksın sen yapıyomusun derseniz yok bende bu sölediklerimi yapmıyorum ama içimde bir aslan yatıyo birinin kamçılamasını bekliyo harekt etmek istiyo edemiyo inşallah bigün doğru yolu bulurum. ben birasda kötü bihastayım galiba sigara alkol ..... ... kullannıyorum ama azaltım sadece sigara içiyorum şimdi.aklıma gelmişken biraz karışık yazdım ama idare edin tıp çarebulamıyo bence bunun çaresi bulunmuştur ama niye açıklasınlarki bunlar tabi biras büyük iddalar neyse abartık galiba herkeze tek tek geçmiş olsunlarımı sunarım ve bir soruyla bitirim . ben evlensen vede çocuğum olsa çocuğumun bu hastalıktan etkilemnme şansı varmıdır varsa %kaçdır yani çocuğumda saralı olurmu ? şimdiden teşşekkür ederim.

ferdi ferdi

zor ama imkansız değil  Tarih: 28-5-2008 11:50am

ben 4 aylık evliyim eşimin sara olduğunu burdaki bilgileri okuyarak karar verdim.ama ben onu terk etmek değil hep yanında olmak istiyorum bir çocuk bekliyoruz şuan eşim 3 aylık hamile okuduğum yazıda çocuk üzerinde yan etkisi olup olmadığını öğrenmek istiyorum. doktora okadar tedavi ettirmemize rağmen senin birseyin yok dedi 4 ayda 5 kere eşim bayıldı ver her bayılma aralıklı saatlerle 2 kere oluyor sizden isteğim BU KONUDA UZMAN ARKADAŞLAR BANA YARDIM MSJI GÖNDERSİN MSN ADRESİME YAZA BİLİRLER foolsh@mynet.com İLGİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER

Tufan Tufan

Tarih: 28-5-2008 3:51pm

Merhaba, babanın yada annenin hatırladığım kadarı ile doğacak çocuklarına bir olumsuz yanı olmuyormuş.

ebru ebru

Tarih: 9-6-2008 5:36pm

ALLAH YARDIMCINIZ OLSUN HEPINIZIN.BENIM YIGENIM 1,5 YASINDA ATESI 2GUN GECMEDI AMCASIDA SARA HASTASI COK KORKTUM IGENIMDEDE VAR DIYE YARIN DOKTORA GITCEKLER İNŞALLAH BISEY YOKTUR..ONUN SAYESINDE SIZLERINYORUMUNU VE BILGILERE SAHIP OLDUM..ALLAH HEPMIZIN ARDIMCISI OLSUN

zeynep zeynep

Tarih: 10-6-2008 11:55am

Komuşumuzun 6 yaşında bi kızı war.Doktorlar epilepsi hastası olduğunu hatta epilepsiyide geçtiğini söyledi.Yapılan tetkikler sonucu ilaç dozlarının kanında düşük olduğu tespit edildi.Ayrıca ilaçlardan kaynaklanan davranış bozuklukları ortaya çıktı.Epilepsiyi geçmesi ne anlama geliyor?Btehlikeli bi sorun mu?

Reklam Netinternet
Bazı hakları saklıdır: İçeriğin editör ve yazarlarımız tarafından oluşturulan kısımları ve site tasarımının hakkı saklıdır.  Bu sayfa en iyi 1280x1024 ve 1024x768 çözünürlükte izlenir.
Powered by BilgiPortal v2.2
Emlak Yorumlar Müzik estetik