SPORCU GELİRLERİNİN VERGİLENDİRİLMESİ
GİRİŞ
Bedensel ve
ruhsal gelişimi sağlamak için yapılan fiziksel faaliyetler olarak
tanımlandırılabilecek spor faaliyetleri her geçen gün bir endüstri niteliğine
girmektedir[1]. Özellikle 20.
yüzyılda yaşanan sosyal, ekonomik ve teknolojik gelişmeler spor faaliyetlerine
ilgili git gide artmıştır. İletişim araçlarının gelişmesiyle de bazı spor
dallarını dünya çapında takip edilmektedir.
Böylesine büyük bir ilgili karşında özellikle futbol gibi
spor dalları geniş kitlelerce takip edilmekte ve çok büyük bir ekonomik hacme
sahip olmaktadır. Sporcuların transferlerinde astronomik bonservis ücretleri
ödenmekte, sporcular çok yüksek meblağlı sözleşmeler karşılığında sporlarını
icra etmekte ve spor kulüpleri büyük bedeller karşılığında sponsorluk
anlaşmalarına imza atmaktadır. Bu şekilde endüstrileşmiş spor dallarına karşı
devletler ilgisiz kalmamış ve bu tür faaliyetleri vergi çapına almaya
başlamışlardır.
Spor faaliyetlerinin en önemli aktörü ise sporcudur.
Sporcunun elde ettiği ücretlerin neler olduğu? Gelir Vergisi Kanunu[2] uyarınca nasıl vergilendirileceği gün
geçtikçe önem arz etmektedir. Çalışmamızda kısa bir sporcu tanımından sonra
gelir kavramı, nelerin ücret olduğu, GVK' nun sporcu gelirlerine yaklaşımı ve
sporcu vergilendirilmesi sürecindeki değişmeler irdelenecektir.
Hemen belirtmek gerekir ki, sporcu gelirleri üzerine
yaptığımız bu çalışmada elden geldiğince spor dallarının özelline inmeden genel
bir çerçeve çizilmeye çalışılmıştır fakat gerek ülkemizde gerekse dünyadaki yeri
itibarıyla futboldan örnekler verilecektir.
I.
SPORCU KAVRAMI
Sporcunun tanımının yapılabilmesi için ilk olarak sporun
tanımının yakılması gerekmektedir. Buna göre spor; kişisel veya toplu oyunlar
biçimde yapılan, genellikle yarışmaya yol açan, bir takım kurallara göre
uygulanan beden hareketlerinin tümü olarak tanımlanabilir. Yapılan açıklama
ışığında kabaca sporcu sporla uğraşan kişidir[3].
Sporcunun daha detaylı tanımını yapacak olursak, insanın
doğayla doğrudan, toplumla işbölümü ve uzmanlaşmaya dayanan ilişkilerinde,
kazanılan bedensel beceri ve geliştirilen yöntemleri, ekonomik bir kazanım aracı
olarak kullansın ya da kullanmasın, çoğunlukla barışçı, dinlendirici,
eğlendirici bir biçimde toplumsal boş zamana uygulayan; oyun, oyalanma ve işten
uzaklaşma araçlarını genellikle örgütsel bir çatıda estetik, teknik ve fizik
kuralları içerisinde yürüten ve gözeten kişi denilebilir[4].
Sporcuların tanımı yaptıktan sonra kendi içlerindeki bir
diğer ayrımında irdelenmesi gerekmektedir. Bu ayrım amatör ve profesyonel sporcu
ayrımıdır. Bu ayrım hem sporsal hem de vergisel açıdan önemli sonuçlar
doğurmaktadır. Kısaca betimleyecek olursak amatör sporcu, sporu boş vakitlerini
değerlendirmek ve eğlenmek için yapan yani spora hobi olarak bakan kişidir.
Spordan para kazanmak ya da geçimini temin etmek gibi gayesi yoktur. Fakat
profesyonel sporcunun başlıca amacı sporculuk faaliyetini hayatını devam
ettirmek için yapan spor faaliyetini zevkten çok gelir elde etmek amacıyla yapan
kişidir[5].
Profesyonellik tanımını bir örnekle açıklayacak olursak,
Türkiye Futbol Federasyonun çıkardığı Profesyonel Futbol ve Transfer Talimatının
4. maddesi d) bendinde "Futbol faaliyetine katılması ile ilgili zorunlu giderler
dışında, ayrıca kulübünden ücret alan ve kulübü ile bu hususta yazılı bir
sözleşmesi bulunan futbolcuları ifade eder."[6]şeklinde tanımlanmıştır. Görüldüğü üzere
talimat profesyonelliği kulüpten ücret alma ve yazılı bir sözleşme bulunma
şartına bağlamıştır. TFF bu iki şarta sahip futbolcuyu profesyonel kabul
etmiştir. Bununla birlikte PFTT m. 16 a) be b) bendi amatör profesyonel futbolcu
tanımlarına yer vermiştir. Anılan tanımları aktarmak gerekirse, amatör futbolcu
PFTT m. 16 b. a uyarınca "Federasyona bağlı herhangi bir faaliyete katılması ile
ilgili zorunlu giderler dışında herhangi bir ücret almayan futbolcular amatör
futbolcu olarak kabul edilir. Bir maç ile ilgili gerçekleşen konaklama, malzeme,
sigorta ve antrenman giderlerinin karşılanması futbolcunun amatör statüsünü
bozmaz"[7] olarak tanımlanmıştır.
Profesyonel futbolcu ise PFTT m. 16 b. b uyarınca "Bir kulüple sözleşme yapmış
olan ve futbol faaliyetine katılması ile ilgili zorunlu giderlerden daha fazla
miktarda ödeme yapılan futbolcudur ve bu Talimat'ın 21. maddesi hükümleri
çerçevesinde amatör statüsüne geri dönmedikçe profesyonel futbolcu olarak
adlandırılırlar"[8] şeklinde
tanımlanmıştır.
Örnekleri çoğaltabiliriz fakat önemli olan amatörlük ve
profesyonellikte temel kıstas sporcunun sportif faaliyete yaklaşımıdır. Temel
olarak geçimini spordan temin etme ve sporu meslek olarak kabul edip
etmediğidir.
II. ÜCRET ve SPORCU ÜCRETLERİ
A. Ücret Kavramı
Genel olarak değerlendirildiğinde 193 sayılı kanunun 61.
maddesi bir ücret tanımı yapmıştır. Bu tanıma göre ücret "Ücret, işverene tabi
belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve
ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir."[9] olarak tanımlanmıştır. Bununla birlikte
aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca ücretinin ödenek, tazminat, kasa tazminatı
(mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim,
ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir
ortaklık münasebeti şeklinde olmamak şartıyla kazancı belli bir yüzdesi şeklinde
tayin edilmiş bulunması onun niteliğinde değiştirmez şekilde düzenlenmiştir[10].
Yukarıda kanun zikredilen kanun hükümleri incelediğinde
ücretin çeşitli unsurları içinde barındırdığı anlaşılmaktadır. Ücretin
unsurlarını detaylı olarak belirtmek gerekirse;
1. İşverene Tabi Olma: Gerçek kişinin elde ettiği geliri
ücret olarak kabul etmek için kendisine yapılan bu ödemenin bünyesinde çalıştığı
işverence yapılmasıdır. İşveren ise hizmet erbabını işe alan, emir ve
talimatlarıyla hizmetinde çalıştıran gerçek veya tüzel kişidir[11]. Bu sebeple çalışana yapılan ödemenin
ücret sayılabilmesi için altında çalıştığı işverence yapılması
gerekmektedir.
2. Belirli Bir İşyerine Bağlı Olma: Hizmet erbabı
tarafından elde edilen gelirin ücret olarak kabul edilmesi için ikinci unsur ise
hizmetin belirli bir işyerine bağlı olarak görülmesidir. Bağlılık unsuru ise
emeğiyle belirli bir organizasyon içinde iş yapmayı ifade etmektedir[12].
3. Hizmet Karşılığı Ödeme Yapılması: Diğer bir önemli unsur
ise yapılan hizmet karşılığında nakit veya ayın olarak bir ödemenin yapılması ve
para ile temsil edilebilen bir menfaat sağlanmasıdır[13].
B. Sporcu
Ücretleri
Önceki bölümde yapılan genel tanımın spor özellinde
irdelemek gerekirse, öncelikle GVK m. 61 f. 3 ve b. 6 uyarınca sporculara
transfer ücreti ve sair adlarla yapılan ödemelerin ve sağlanan menfaatlerin
gelir vergisi uygulanmasında ücret olarak kabul edilecekleri kabul
edilmiştir[14]. Ücret kavramının spor
hukuku kaynaklarınca yorumuna örnek olarak PFTT m. 4/h örnek verilebilir. İlgili
düzenlemeye göre ücret "Profesyonel futbolcunun sözleşmedeki edimleri karşılığı
hak kazandığı para ve para ile ölçülebilir değerler"[15] olarak tanımlanmıştır[16].
GVK 61. maddedeki sporcu gelirleri ile ilgili hüküm
metninden yola çıkarak sporculara yapılan ödemelerin neler olduğunun
belirlenmesinde faydalı olacaktır. Kısaca değinmek
gerekirse;
1. Transfer
Ücreti:
Sporcunun mevcut kulüpten bir başka kulübe transfer olması,
geçici olarak kulüp değiştirmesi ya da ilk kez profesyonel sözleşme imzalaması
neticesinde aldığı ücrete transfer ücreti denilmektedir[17]. Transfer ücreti tanımı PFTT m. 26/B
uyarınca "Tip sözleşmede belirlenmesi zorunlu olan aylık ücret dışında, para
veya değeri para ile ölçülebilen (aylık ödemeler, maç başı ödemeler, ev, araba,
v.s.) transfer ödemelerini sözleşmede belirleyebilirler. Transfer ödemelerinin
ödeme zaman ve şekilleri sözleşmede belirtilir. Transfer ödemelerinin ödeme
zamanı sözleşmede belirtilmemiş ise, her ayın son günü tüm ayı kapsayacak
şekilde ödenir"[18] şeklinde
düzenlenmiştir.
2. Maaş (Aylık)
Ödemeleri:
Sporcuya mesleki faaliyeti ve yaptığı hizmetlerin karşılığı
olarak her ay çalışılan dönem için ödenen meblağdır. PFTT m. 25/A uyarınca aylık
ödemeler " Futbolcuya sözleşme sürecince geçerli aylık ücretin mesleki
faaliyetine karşılık olarak sözleşmede belirlenmesi zorunludur. Aylık ücret
ilgili dönem için belirlenmiş asgari ücret tutarından az olamaz ve her ayın son
günü ödenir"[19] şeklinde
düzenlenmiştir[20]. Görüldüğü üzere
futboldaki düzenleme gereği aylık ücreti sözleşmede belirlemek ve her ayın son
günü ödemek zorunludur.
3. Prim
Ödemeleri:
Sporculara gösterdikleri performans karşısında aylık ücret
ve transfer ücreti haricinde sağlanan ayni ve nakdi menfaattir[21]. Başka bir ifade ile karşılaşma veya
karşılaşmaların lehe sonuçlanması ya da kazanılması neticesine bağlı olarak
sporcuya tevdi edilen teşvik niteliğindeki ödemedir[22].
4. Ulusal ve
Uluslar Arası Karşılaşmalarda Üstün Başarı Gösterenlere Verilen
Ödüller:
3289 sayılı Gençlik ve
Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleriyle İlgili Kanunun Ek 3. maddesi
uyarınca, ulusal ve uluslar arası yarışmalarda üstün başarı göstermiş sporculara
ayni ve nakdi ödül verilebilmektedir. Bu çerçeve alınan ödüller de gelir
niteliği arz etmektedir[23].
5. Haksız Fesih
Tazminatı:
Sporcu ile kulüp arasındaki sözleşmenin kulüp tarafından
haksız feshedilmesi halinde, sporcu lehine sözleşmeye ilişkin hakların sporcunun
talebi üzerine kendisine aktarılmasıdır. PFTT 34. maddesi haksız fesih tazminatı
konusunu detaylı olarak düzenlemiştir[24].
6. Jübile
Gelirleri:
Sporcunun aktif spor hayatını sona erdirmesi halinde eğer
bağlı bulunduğu federasyonun jübile talimatı uyarınca jübile yapma hakkı
mevcutsa bir kere mahsus olarak tertiplenen jübile maçından elde edilen gelirler
jübile yapan sporcuya ait olmaktır[25]. Burada da sporcuların elde ettiği
reklam gelirlerine karşı yapılan eleştiriler tekrarlanabilir[26].
7.
Ayın Olarak Sağlanan (Para ile Temsil Edilen)
Gelirler:
Sporculara transfer ücretlerinin bir kısmının nakdi ödeme
yerine gerek kullanımlarına bırakılan gerekse mülkiyetlerine geçirilen ev, ev
eşyası, otomobil, bedelsiz uçak bileti temini ve iletişim hizmetlerinin
karşılanması şeklinde ödenmesi uygulamada var olan bir durumdur. Anılan bu
değerler GVK m. 63 uyarınca sporcuya sağlanan bu ayın haller verildiği tarih ve
yerdeki perakende fiyatlarına göre; konut, otomobil tedariki ve sair suretle
sağlanan menfaatler ise, kiralanmışsa işverence ödenen kira bedeli veya
menfaatin Vergi Usul Kanunu[27] m.
258 vd. uyarınca belirlenecek emsal bedeline göre belirlenir[28].
8. Sporcuların
Elde Ettiği Reklam Gelirleri:
Sporcunun spor faaliyeti dışında bir ürünün kullanımı veya
tanıtımı amacıyla sözleşmeye bağlı olarak elde ettiği gelirlerin ücret geliri
olarak nitelendirilebileceği yönünde görüşler mevcuttur[29]. Fakat bu yapılan bu tespit tartışmaya
açıktır. Şöyle ki bir gelirin ücret olarak kabul edilmesi için GVK m. 61
uyarınca bir takım unsurlara sahip olması gerekmektedir. Bu unsurları bir kez
daha tekrar etmek gerekirse, işverene tabi olma, belirli bir işyerinde bağlı
olma ve yapılan hizmet karşılığı ödeme yapılmasıdır[30]. Sporcunun belirli bir ürünün
kullanımı veya tanıtımı için yaptığı faaliyetleri inceleyecek olursak söz konusu
tanıtım faaliyetleri karşılığında bir ödeme yapılmaktadır ancak kanun hükmünün
aradığı anlamda işverene tabi olma ve belirli bir işyerine bağlı olma kavramları
tam olarak karşılanamamaktadır.
Fakat bununla birlikte GVK m. 61 f. 3 b. 6 uyarınca
sporculara transfer ücreti veya sair adlarla yapılan ödemeler ve sağlanan
menfaatleri gelir olarak kabul etmiştir. Reklamdan elde edilen gelirler
neticesinde adı ne olursa olsun sporcuya bir ödeme yapılmakta veyahut bir
menfaat sağlanmaktadır. Söz konusu hüküm gereğince ürün kullanımı ve tanıtımı
faaliyetleri sonucu sporcuya yapılan ödemenin ücret olarak kabul edilebilir.
İki kanun hükmü değerlendirildiğinde reklam sebebiyle
sporcunun elde ettiği gelirin ücret olarak kabul edilip edilmemesinin tartışmaya
açık olduğu aşikardır. Kanımızca anılan kanun hükümleri birlikte
değerlendirildiğinde GVK m. 61 f. 1 uyarınca yapılan tanım ve ortaya konulan
unsurlar ücretin ana esaslarını oluşturmaktadır. GVK 61. madde devamında 3.
fıkra 6. bent uyarınca getirilen hüküm birinci fıkrada ücret unsurlarını taşıyan
sporcu gelirlerinin her ne nam altında ödenirse ödensin ücret olarak kabul
edileceğini belirtmektedir. Bu sebep ile sporcunun spor dışı faaliyetleri olan
ürün kullanımı ya da tanıtımı sonucu elde ettiği gelirlerin ücret olarak kabul
edilmemesi gerekmektedir.
III. SPORCU GELİRLERİNİN
VERGİLENDİRİLMESİ YAKLAŞIMLARI
Önceki
bölümlerde de anlatıldığı üzere sporcular yaptıkları hizmetler karşılığı olarak
çeşitli adlar altında bir gelir elde etmektedir. GVK m. 1' e göre "Gerçek
kişilerin gelirleri gelir vergisine tabidir. Gelir bir gerçek kişinin bir takvim
yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır"[31] olarak düzenlenmiştir. Yine GVK m.
61'deki düzenlenmeler gereğince sporcu elde ettiği gelirlerin ücret olarak
nitelendirileceği hükme bağlanmıştır. Şüphesiz sporcuların elde ettiği gelirler
vergilendirilecektir. Fakat yine 193 sayılı kanun sporcuların elde ettiği
gelirlerin vergilendirilmesinde çeşitli istisnalar tanımış, sporcunun amatör ya
da profesyonel olmasını bir takım sonuçlara bağlamıştır. GVK uyarınca
sporcuların elde ettiği gelirlere tanınan ayrıcalıklara
değinilirse;
A. Amatör
Sporculara Tanınan İstisnalar
1. GVK m. 23
Uyarınca Tanınan İstisna
193 sayılı Gelir Vergisi Kanuna 04.12.1985 tarihinde 3239
sayılı kanunun 42. maddesiyle eklenen 23. maddenin 15. bendi uyarınca amatör
sporcuların elde ettiği kazançlara istisna getirmiştir. Buna göre yüz veya daha
aşağı işçi çalıştıran işyerlerinde bir, yüzden fazla işçi çalıştıran
işyerlerinde iki amatör sporcu çalıştıranların, her yıl milli müsabakalara
iştirak ettiklerini belgelendirmesi ve bu amatör sporculara ödenen ücretler,
asgari iki katını aşmamak kaydıyla gelir vergisinden istisna edilmiştir[32].
Kanun hükmüyle istisna tanınmıştır. Fakat tanınan istisna
da açıklanması gereken hususlar mevcuttur. Bu sebeple Maliye Bakanlığı 147 seri
numaralı Gelir Vergisi Kanunu Genel Tebliğ ile kanun hükmünün kapalı ifadelerini
düzenlenmiştir. Anılan tebliğin 1-d bendi uyarınca "İstisnanın uygulanabilmesi
için sporcunun amatör sporcu olduğunun ve Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğünden
veya bu Genel Müdürlüğün mahalli teşkilatından her yıl için milli müsabakalara
iştirak ettiğini gösterir bir belgenin alınarak işverence saklanması
gerekmektedir." olarak düzenlenmiştir[33]. Bununla birlikte yine aynı tebliğ
uyarınca amatör sporcu sayısının fazla olması halinde istisna Genel Müdürlükçe
uygun görülen sporcu ücretlerine uygulanır. Ayrıca istisnadan yararlanacak
amatör sporcu işverene bağlı işçi statüsüne sahip olmalıdır[34].
2. GVK m. 29
Uyarınca Tanınan İstisna
Gelir Vergisi Kanunun 29. maddesine 24.12.1980 tarihinde
2361 sayılı kanunun 20. maddesiyle eklenen 3. bent uyarınca spor yarışmalarına
katılan amatör sporculara ödenen ödül ve ikramiyeler vergiden müstesna kabul
edilmiştir[35]. Profesyonel
sporcuların benzer gelirlerine ilişkin bir düzenlenme mevcut değildir. Fakat GVK
m. 61 f. 3 b. 6'daki düzenlenme uyarınca ücret olarak kabul
edilebilir.
B. Profesyonel
Sporculara Tanınan İstisnalar
Profesyonel sporcuların vergilendirilmesinde geçen yıllar
dikkate alındığında sporcuların elde ettiği gelirlere ilişkin değişik istisnalar
getirildiği ve bunların çeşitli zamanlarda kaldırılıp daha sonra tekrar
getirildiği tespit edilmektedir. Yürütme çeşitli nedenlerle profesyonel sporcu
gelirlerini gelir vergisinden müstesna tutmuş yine çeşitli sebeplerle tanıdığı
bu istisnayı kaldırmıştır. Profesyonel sporcuların elde ettiği kazançların
vergilendirilmesini kronolojik olarak incelemek gerekirse;
1. 01.01.1994
Tarihinden Önceki Uygulama
Anılan tarihten önce profesyonel sporculara ödenen transfer
ücretleri üzerinden GVK m. 94' e göre %15 stopaj yapılmaktadır. Stopaj oranı ise
Bakanlar Kurulunun 1992/3802 sayılı kararıyla belirlenmiştir[36]. Profesyonel sporculara tanınan bu
ayrıcalık sadece kendilerine ödenen transfer ücretleri için geçerlidir. Bunun
dışında sporcuya yapılan diğer ödemeler genel esaslara göre
verilendirilmektedir.
2. 01.01.1994 -
01.05.1994 Dönemindeki Uygulama
26.12.1993 tarihinde 3946 sayılı kanunla Gelir Vergisi
Kanunda esaslı değişiklikler yapılmış ve bununla birlikte profesyonel
sporcuların elde ettikleri transfer ücretlerinden %15 stopaj alınması
uygulanmasına son verilmiştir. Bu dönemde profesyonel sporcuların elde ettiği
tüm kazançlar GVK m. 103 ve 104 uyarınca genel tarifelere göre
verilendirilmektedir[37].
3.
01.05.1994 - 31.12.1998 Dönenimdeki
Uygulama
04.05.1994 tarihinde 3986 sayılı yasa ile Gelir Vergisi
Kanunda yine değişikliğe gidilmiştir. 3986 sayılı kanun ile Gelir Vergisi
Kanununa geçici m. 40 eklenmiştir. Söz konusu madde ile sporculara transfer
ücreti olarak yapılan ödemeler 01.05.1994 - 31.12.2000 tarihleri arasında gelir
vergisinden müstesna tutulmuştur. İşbu ücretler üzerinden %15 oranında gelir
vergisi stopajı yapılmasına hükmedilmiştir. Yine aynı kanun hükmü gereğince %15
olarak belirlenen gelir vergisi stopajı Bakanlar Kurulu kararıyla %25 oranına
kadar çıkarmaya veya kanuni oranına indirmeye yetkili kılınmıştır[38]. Yapılan düzenlenme ile profesyonel
sporcuların vergilendirilmesinde 3946 sayılı kanunun öncesindeki uygulamaya geri
dönülmüştür.
4. 01.01.1999 -
24.04.2003 Dönenimdeki Uygulama
22.07.1998 tarih ve 4369 sayılı kanunun 82. maddesiyle GVK
geçici m. 40 01.01.1999 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır. Bu dönem
içinde profesyonel sporcuların elde ettiği gelirler istisna kapsamına alınmamış
ve GVK m. 94 uyarınca artan oranlı vergi tarifesine tabi olarak
vergilendirilmiştir[39].
5. 24.03.2003 -
31.12.2007 Dönemi için Öngörülen Uygulama
09.04.2003 tarihinde Gelir Vergisi Kanunu 4842 sayılı kanun
ile tekrar değişikliğine uğramıştır. 4842 sayılı kanunun 17. maddesiyle Gelir
Vergisi Kanununa geçici 64. madde eklenmiştir. Söz konusu madde ile sporculara
ücret olarak yapılan ödemeler 31.12.2007 tarihine kadar gelir vergisinden
müstesna tutulmuş ve %15 oranında gelir vergisi stopajına tabi tutulmuştur[40]. Yine Bakanlar Kurulunun % 15 oranını
%25' e kadar çıkarma veya kanuni orana kadar indirme yetkisi
verilmiştir.
Kanun hükmü incelendiğinde ilk olarak göze çarpan önce
istisna uygulamalarında farklı olarak istisnanın sporcunun elde ettiği transfer
ücretiyle sınırlandırmayıp yapılan tüm ödemeleri gelir vergisinden istisna
tutmuştur. Yapılan bu düzenlenme ile istisna öncekilere göre genişlemiştir[41]. 4842 sayılı kanunla sporcuların
vergilendirilmesinde yeniden tek (sabit) oranlı tarifeye dönülmüştür[42].
Sporcuların vergilendirilmesinde son eğilim olarak kabul
edilen gelir vergisi stopajı yapılması suretiyle vergilendirilmede kesilen
verginin ödenmesinde vergi sorumlusu stopajı yapan sporcunun hizmetini ifa
ettiği spor kulüpleridir. Vergi sorumluları olarak kulüpler profesyonel
sporculara yaptıkları ödemelerden %15 oranında vergi tevkifatı yaparak GVK m. 98
uyarınca ödemenin yapıldığı ayı takip eden ayın 20. günü akşamına kadar muhtasar
beyanname ile beyan etmek ve aynı zamanda ödemek zorundadır[43].
Verginin ödenmesinde alacaklı vergi dairesine karşı sorumlu
olan spor kulüpleri bu sorumluluklarını yerine getirmedikleri takdir de ziya
uğratılan vergi nedeniyle resen veya ikmalen vergi tarhiyatı ile
karşılaşacaklardır. Ayrıca spor kulüplerine VUK hükümleri gereğince vergi cezası
ve gecikme zammı uygulanacaktır[44].
SONUÇ
Çağlar
boyunca insanların bedensel ve ruhsal gelişimini sağlamak ve eğlence aracı
olarak kullanılan spor özellikle son yarım yüzyılda gittikçe büyüyen ve gelişen
bir endüstri halini almıştır. İletişim araçlarının ve teknolojik olanakların
gelişimi ile spor geniş kitlelere yayılmış ve bu kitlelerce takip edilmeye
başlanmıştır. Örneğin Olimpiyat Oyunları ya da Dünya Futbol Şampiyonasını tüm
dünyada milyarlarca insan tarafından takip edilmiştir.
Bu kadar geniş kitlelerce takip edilmesinin sonucu da bazı
spor dallarının bedensel ve ruhsal gelişimi sağlayan eğlence aracı olmaktan çok
bir ticari araç olarak görülmesi sonucunu doğurmuştur. Amerikan Profesyonel
Basketbol Ligi (NBA) ve FIFA tarafından düzenlenen Dünya Kupası veya UEFA
tarafından düzenlenen Şampiyonlar Ligi milyarlarca dolarlık ekonomiye sahip
organizasyonlardır. Bu organizasyonlar sporun ticarileşmesine ve
endüstrileşmesine örnek olarak gösterilebilir.
Çok büyük miktarlarda paraya sahip bir ekonominin ilgili
devletler tarafından vergilendirmesi kaçınılmaz bir gerçektir. Devletler bu
organizasyonun aktörleri olan sporcuları, kulüpleri, yayın kuruluşlarını,
federasyonları vergilendirme eğilimine girmişlerdir. Gerekli kanuni
düzenlenmeleri yaparak spor endüstrisinin aktörlerinin spordan elde ettiği
gelirleri vergi çatısı altına almışlardır.
Ülkemizde de spor özellikle futbol her geçen gün büyüyen
bir endüstri haline gelmiştir. Bunun sonucu olarak spordan elde edilen
gelirlerin vergilendirilmesine yönelik düzenlenmeler yapılmaktadır. Çalışmamızın
ağırlılık olarak sporun en önemli ve etkin aktörü olan sporcunun gelirlerinin
vergilendirilmesine yönelik incelemeler içermektedir.
Sporcuların gelirlerinin vergilendirilmesinde ilk kıstas olarak
sporcunun elde ettiği gelirlerin Gelir Vergisi Kanunu uyarınca nasıl
değerlendirildiğidir. GVK m. 61/6'ya göre sporcuların elde ettiği gelirler ücret
olarak nitelendirilmektedir. Yine GVK m. 61 f. 3 b. 6 uyarınca sporcuya transfer
ücreti ve sair adlarla yapılan ödemeler ve sağlanan menfaatler ücret olarak
değerlendirilmektedir. Sporcunun elde ettiği gelir türlerini belirtmek gerekirse
transfer ücreti, aylık maaş ödemeleri, prim, ulusal ve uluslar arası
karşılaşmalarda başarı göstermeleri neticesinde ödenen ödüller, sporcuya ayın
olarak sağlanan menfaatler (ev, araba, uçak bileti temini veya iletişim
ücretinin karşılanması) ve haksız fesih tazminatı gösterilebilir. Sporcuların
elde ettikleri reklam gelirleri ile jübile gelirlerinin ücret olarak
değerlendirilmesi tartışmalıdır. Çünkü bir gelirin ücret olarak
değerlendirilmesi için GVK m. 61 f. 1' de belirtilmiş olan unsurları taşıması
gerekmektedir. Bu unsurlar ise işverene tabi olma, bir işyerine bağlı olma ve
hizmetinin karşılığı olarak ödeme yapılmasıdır. Söz konusu iki gelirin bu
unsurları tam olarak karşılamadığı açıktır. Fakat GVK m. 61 f. 3 b. 6 uyarınca
sporcuların elde ettikleri transfer ücreti ve sair adlarla yapılan ödeme ve
menfaatlerin ücret olarak değerlendirileceğine hükmetmiştir. Kanımızca yapılan
bu düzenlenme 193 sayılı kanunca belirtilen ücret unsurlarını tanıyan gelirler
için geçerli olmaktadır. Sporcuya temin edilen bir gelir ücret unsurlarını
taşıyorsa ismi ne olursa olsun ücret olarak nitelendirilecektir. GVK m. 61 f. 3
b. 6'daki düzenlenmeden anlaşılması gereken bu olmalıdır. Kaldı ki düzenlenme
yerine bakılacak olursa ücret tarifi bölümünün altında yer almaktadır. Bu
bölümde yapılan düzenlenmenin ücret harici bir anlam yaratmayacağı açıktır. Bu
sebeplerle sporcuların elde ettikleri reklam gelirleri ile jübile gelirleri
ücret olarak nitelendirilmemelidir.
Sporcuların gelirlerinin vergilendirilmesinde ikinci kıstas
olarak sporcunun amatör ya da profesyonel olmasıdır. Kabaca bir tanım vermek
gerekirse sporcu sportif faaliyetleri sonucu bir gelir elde etmeyi amaçlamıyor,
sporu sadece eğlenmek için yapıyorsa sporcu amatör olarak değerlendirilebilir.
Profesyonel sporcu ise sporu eğlenceden çok bir gelir elde etmek ve geçimini
sağlamak için yapıyorsa profesyonel olarak nitelendirilebilir. GVK amatör
sporcuların elde ettikleri gelirlere ilişkin amatör sporu ve sporcu desteklemek
adına iki istisna tanımıştır. Bunlar GVK m. 23 b. 15 ve GVK m. 29 b. 4 uyarınca
düzenlenmiş istisnalardır.
Profesyonel sporcu gelirlerinin vergilendirilmesi konusu
son 13 yıla baktığımızda üzerinde sürekli değişikliklerin olduğu bir konudur.
Bazı dönemlerde sporcu gelirlerine istisna tanınarak sadece %15 gelir vergisi
stopajı öngörülürken bazı dönemler ise sporcuların elde ettikleri gelirler genel
tarifeye göre vergilendirilmektedir. Şu an olan uygulama ise 24.03.2003 - 31.12.
2007 tarihleri arasında sporcu gelirlerinin gelir vergisinde müstesna olduğu
fakat ödenen ücretlerden %15 gelir vergisi stopajının yapılacağı şeklindedir.
Bir başka noktaya dikkat çekmek gerekirse sporcunun elde gelirlerin istisna
kapsamı son düzenlenmelerle genişlemektedir. 1994 öncesi ve 01.05.1994 -
31.12.1998 arasındaki dönemde sporculara ödenen transfer ücretleri sadece
istisna kapsamındayken 24.03.2003 - 31.12.2007 arasında sporculara yapılan tüm
ödemeler istisna kapsamına alınmıştır. Kanun koyucu son uygulamasıyla sporcu
gelirlerinin istisna kapsamını genişletmiş bulunmaktadır.
Sporculara tanınan bu istisna değerlendirildiğinde yapılan
uygulamaya karşı iki farklı görüş mevcuttur. Bunlardan ilki yapılan uygulamanın
yerinde olduğuna yöneliktir. Görüşün gerekçesi ise spor kulüplerinin sporcularla
anlaşmaları net ücret üzerinden yapılmakta ve verilen ücrette ek olarak
sporcunun vergilerinin ödenmesi de spor kulüplerine kalmaktadır. Genel tarifeye
göre ödenen net ücret üzerinde %39 oranında vergi kulüplere ek maliyet olarak
yüklenmektedir[45]. Spor kulüplerinin
yaptığı bu ödemeler ekonomik sıkıntı yaratmakta ve spor kulüplerinin temel amacı
olan sporun geliştirilmesi amacına hizmet etmeyi güçleştirmektedir. Bu sebeple
sporculara ödenen ücretlere istisna tanınması sporun teşvikine yönelik bir
uygulamadır ve sporun gelişmesi için yerindedir şeklinde
gerekçelendirilmektedir.
Diğer bir görüş ise tanınan istisnanın her hangi bir
gerekçesinin bulunmadığı ve Anayasa[46] m. 73'e aykırılık teşkil ettiği
yönündedir. Tanınan bu istisna ile vergi yükünün adaletli ve dengeli olarak
dağılımı, verginin genelliği ve mali güçle orantılı olması ilkelerinin ihlal
ettiği yönündedir. Ayrıca yüksek gelir gruplarına %45'e varan oranlarla
vergilendirme yapılırken aynı tutar veya daha fazla kazanan sporcuların
gelirlerinin aynı rejime tabi tutulmaması verginin eşitliği ilkesini zedeler
nitelikte olduğu sebebiyle tanınan istisnanın yerinde olmadığı yönündedir[47].
Bu iki görüş ışığında yapılan değerlendirme sonucunda,
kanımızca sporculara tanınan istisna Anayasa m.73 uyarınca düzenlenen ilkeleri
ihlal eder niteliktedir. Her ne sebep altında olursa olsun yapılan düzenlemeler
vergi eşitliğini ve adaletini ortadan kaldırmamalıdır. Kanunlar hiyerarşisine
göre değerlendirildiğinde de Anayasa ile getirilen ilkeler kanunlar ile ihlal
edilmektedir. Bu açıdan da bakıldığında yapılan kanuni düzenlemelerin
anayasallığı tartışmalıdır. Spor ve sporcunun teşvik edilmesi doğru bir
yaklaşımdır. Fakat yapılacak teşvikler toplumu rahatsız edecek ve Anayasa
ilkeleri ihlal eder nitelikte olmamalıdır. Bunun için sporcu gelirlerine tanınan
bu istisna 31.12.2007 tarihinden sonra tekrarlanmayarak sporcuların gelirlerinin
bu tip bir istisna tanınmaması gerekmektedir. Fakat sporun teşviki için bir
istisna tanınmak düşünülürse de Anayasal ilkeler gözetilerek farklı bir istisna
sistemi getirilmelidir.
Ayrıca sporun teşviki için ilk olarak spor kulüplerinin tam
vergilendirilmelerinin sağlanması gerekmektedir. Milyonlarca dolarlık transfer
ücretleri ve yan ödemeler basında yer alırken beyan edilen gelirler bu
meblağların çok altında kalmaktadır. Bu durumun önüne geçilmesi gerekmektedir.
Sporun teşviki için ilk olarak spor aktörlerinin iyi niyetinin sağlanması
esastır. Aksi durumda yapılan düzenlemeler ve tanınan düzenleme vergi adaleti ve
eşitliğini rencide edecektir.
[1] Balca Çelener/ Ege Göktuna, "Gelir
Vergisi Açısından Sporcu Ücretlerinin Değerlendirilmesi", Legal Mali Hukuk
Dergisi, Mart 2005, sa. 3, s. 749.
[2] 193 Gelir Vergisi Kanunu, RG: 10700,
06.01.1961.
[3] Zihni Kartal,
"Sporcu Ücretleri", Vergi Dünyası, Haziran 2003, sa. 262, s. 138.
[4] Murat Başaran/ Tezcan Atay, "Spor ve
Sporcunun Vergilendirilmesi ve Vergi Avantajları", İstanbul 2003, s.
132.
[5] Zihni Kartal, a.g.m.
, s. 138.
[6] TFF Profesyonel
Futbol ve Transfer Talimatı 2005, www.tff.org internet adresinden
alınmıştır.
[7] TFF
Profesyonel Futbol ve Transfer Talimatı 2005.
[8] TFF Profesyonel Futbol ve Transfer
Talimatı 2005.
[9] UYAP
Mevzuat Programı.
[10] Erdal
Sönmez/ Garip Ayaz,"Son Düzenlemelere Göre Futbol Kulüpleri, Futbolcu ve Teknik
Adamların Vergilendirilmesi (II)", Mükellefin Dergisi, Kasım 1999, sa. 83, s.
84,
Mahmut Sekdur/ Muhsin Altun, "Mali Hukuk Ansiklopedisi" , Ankara 2001, s.
689 - 691.
[11] Erdal Sönmez/
Garip Ayaz, a.g.m. , s. 84,
Murat Başaran/ Tezcan Atay, a.g.e. , s.
337,
Balca Çelener/ Ege Göktuna, a.g.m. , s. 750.
[12] Erdal Sönmez/ Garip Ayaz, a.g.m. , s.
85,
Murat Başaran/ Tezcan Atay, a.g.e. , s. 337,
Balca Çelener/ Ege
Göktuna, a.g.m. , s. 750.
[13]
Erdal Sönmez/ Garip Ayaz, a.g.m. , s. 85,
Murat Başaran/ Tezcan Atay, a.g.e.
, s. 337,
Balca Çelener/ Ege Göktuna, a.g.m. , s. 750.
[14] Murat Başaran/ Tezcan Atay, a.g.e. ,
s. 336,
Balca Çelener/ Ege Göktuna, a.g.m. , s. 751.
[15] TFF Profesyonel Futbol ve Transfer
Talimatı 2005.
[16] Balca
Çelener/ Ege Göktuna, a.g.m. , s. 749.
[17] Balca Çelener/ Ege Göktuna, a.g.m. ,
s. 749.
[18] TFF Profesyonel
Futbol ve Transfer Talimatı 2005.
[19] TFF Profesyonel Futbol ve Transfer
Talimatı 2005.
[20] Murat
Başaran/ Tezcan Atay, a.g.e. , s. 338,
Zihni Kartal, a.g.m. , s.
139.
[21] Murat Başaran/
Tezcan Atay, a.g.e. , s. 338.
[22] Zihni Kartal, a.g.m. , s.
139.
[23] Murat Başaran/
Tezcan Atay, a.g.e. , s. 338.
[24] Murat Başaran/ Tezcan Atay, a.g.e. ,
s. 339.
[25] Murat Başaran/
Tezcan Atay, a.g.e. , s. 339.
[26] Bkz. s. 8, Baş. 8.
[27] 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu, RG:
04.01.1961, 10703 - 10705.
[28] Murat Başaran/ Tezcan Atay, a.g.e. ,
s. 340.
[29] [29] Murat
Başaran/ Tezcan Atay, "Sporcuların Ücret Gelirlerinin (4822 Sayılı Kanun
Düzenlenmeleri Uyarınca) Vergilendirilmesi - I", Yaklaşım Dergisi, Haziran 2003,
sa. 126, s. 174.
[30] Bkz. s.
3 - 4.
[31] UYAP Mevzuat
Programı.
[32] Balca Çelener/
Ege Göktuna, a.g.m. , s. 753.
[33] Zihni Kartal, a.g.m. , s.
140.
[34] Zihni Kartal, a.g.m.
, s. 140 - 141,
Nuri Gün, "Spor Kulüpleri ve Sporcuların Vergilendirilmesi",
Vergici ve Muhasebeciyle Diyalog Dergisi, Ekim 2003, sa. 186, s.
163.
[35] Zihni Kartal, a.g.m.
, s. 142,
Nuri Gün, a.g.m. , s. 163,
Balca Çelener/ Ege Göktuna, a.g.m. ,
s. 754.
[36] Erdal Sönmez/
Garip Ayaz, a.g.m. , s. 87.
[37] Erdal Sönmez/ Garip Ayaz, a.g.m. , s.
87,
Balca Çelener/ Ege Göktuna, a.g.m. , s. 752.
[38] Erdal Sönmez/ Garip Ayaz, a.g.m. , s.
87,
Balca Çelener/ Ege Göktuna, a.g.m. , s. 752,
Zihni Kartal, a.g.m. , s.
142,
Murat Başaran/ Tezcan Atay, a.g.m. , s. 171.
[39] Erdal Sönmez/ Garip Ayaz, a.g.m. , s.
87,
Balca Çelener/ Ege Göktuna, a.g.m. , s. 752,
Erdal Sönmez/ Garip Ayaz,
a.g.m. , s. 105.
[40] Balca
Çelener/ Ege Göktuna, a.g.m. , s. 752,
Murat Başaran/ Tezcan Atay, a.g.m. ,
s. 172,
Zihni Kartal, a.g.m. , s. 142.
[41] Zihni Kartal, a.g.m. , s.
142.
[42] Murat Başaran/
Tezcan Atay, a.g.e. , s. 343.
[43] Balca Çelener/ Ege Göktuna, a.g.m. ,
s. 753,
Erdal Sönmez/ Garip Ayaz, a.g.m. , s. 89.
[44] Erdal Sönmez/ Garip Ayaz, a.g.m. , s.
89.
[45] Erkan Ateşli,
"Sporculara Ödenen Transfer Ücretlerinin Vergilendirilmesi", Vergi Sorunları
Dergisi, ..... 1999, sa. 131, s. 61 - 62.
[46] Türkiye Cumhuriyeti Anayasası RG:
09.11.1982, 17863 (mükerrer).
[47] Balca Çelener/ Ege Göktuna, a.g.m. ,
s. 754 - 755,
Zihni Kartal, a.g.m. , s. 144 -
145.
KAYNAKÇA
Ateşli, Erkan : "Sporculara Ödenen Transfer
Ücretlerinin Vergilendirilmesi" , Vergi Sorunları Dergisi, sa. 131,
1999.
Başaran, Murat
Atay, Tezcan : "Sporcuların Ücret Gelirlerinin (4842
Sayılı Kanun Düzenlemesi Uyarınca) Vergilendirilmesi - I", Yaklaşım, sa. 126,
Haziran 2003.
Başaran, Murat
Atay, Tezcan : "Sporcuların Ücret
Gelirlerinin (4842 Sayılı Kanun Düzenlemesi Uyarınca) Vergilendirilmesi - II",
Yaklaşım, sa. 127, Haziran 2003.
Başaran, Murat
Atay, Tezcan : "Spor ve
Sporcunun Vergilendirilmesi ve Vergi Avantajları", Ankara, 2003.
Çelener,
Balca/
Göktuna, Ege : "Gelir Vergisi Açısından Sporcu Ücretlerinin
Değerlendirilmesi", Legal Mali Hukuk Dergisi, sa. 3, Mart 2005.
Gün, Nuri :
"Spor Kulüpleri ve Sporcuların Vergilendirilmesi", Vergici ve Muhasebeciyle
Diyalog Dergisi, sa. 186, Ekim 2003.
Kartal, Zihni : "Sporcu Ücretleri",
Vergi Dünyası, sa. 262, Haziran 2003.
Sönmez, Erdal/
Ayaz, Garip : "Son
Düzenlemelere Göre Futbol Kulüpleri, Futbolcu ve Teknik Adamların
Vergilendirilmesi (II)", Mükellefin Dergisi, sa. 83, Kasım 1999.
Sekdur,
Mahmut/
Altun, Muhsin : "Mali Hukuk Ansiklopedisi" , Ankara,
2001.
UYAP Mevzuat Programı
www.tff.org