|
| Makaleler |
| Toplam Makale |
3330 |
| Yayında |
3150 |
| Bekleyenler |
180 |
| Görüntüleme |
13323367 |
|
|
|
|
Nevruz bayramı
NEVRUZ HAKKINDA BİR KAÇ SÖZ
Yaşanan yerin tabiat şartları ve uğraşılan işlerin özellikleri insanoğlunun takvimini belirlemesinde en önemli etkenlerdir. Genellikle orta iklim kuşağı veya "ılıman iklim" kuşağı adı verilen bir coğrafyada yaşayan, geçimini tarım ve hayvancılığa bağlayan milletler için yılın başlangıcı çok önemli bir gündür. Baharın dirilişine, yazın sıcağına, sonbaharın rüzgârlarına ve kışın dondurucu soğuklarına bu iklim insanı şahit olmaktadır. Dolayısı ile takvimlerini de buna dayanarak oluşturmuşlardır Tabiatın bir düzen içinde değişimi insanoğlunu bir takvim yapmaya zorlamış. Belli değişim ve olaylardan yola çıkılarak çeşitli takvimler meydana getirilmiş. Ama bu takvimin başlangıcı olarak Mart ayı esas alınmış. Çünkü Mart baharın başlangıcı, bir bakıma tabiatın yeniden dirilişinin başladığı aydır Türk Dünyası'nın büyük bir coşkuyla kutladığı, Türk soylu halkların ortak bayramı olan Nevruz, Farsça bir terkip olup "Nev" yeni, "rûz" gün "Nevruz" yeni gün anlamına gelir. Nevruz gece ile gündüzün eşit olduğu, gün dönümü olarak da adlandırılan, ilkbaharın geldiği 21 Mart gününe tekabül eder. Güneşin koç burcuna girdiği gündür. Nevruz ile tabiat yeniden doğar ve yeni bir hayat başlar. Nevruz günü, aynı zamanda iyilik ve bereketi temsil eden baharla, kötülük ve sıkıntıyı temsil eden kışın mücadelesini sembolize eder. Türk milletinin ata ve ana yurdunda baharın başlangıç gününün yeri ve önemi hemen her devirde büyük olmuş ve o gün bayram olarak kabul edilmiştir. Nevruz ilkbaharın, sevginin, neşenin, kardeşliğin başlangıcıdır. Nevruz bayramı ise, barış, hoşgörü, kardeşlik, dostluk bayramıdır. Nevruz bu yönüyle birlik ve beraberliğin de simgesi olmuştur. Nevruz, milattan sonra 800'den itibaren Hazar'ın güneyinden Anadolu'ya ve Mezopotamya'ya taşınmış ve yeni bir coğrafyada yaşatılmaya başlamıştır. Günümüzde Balkanlardan Çin Seddine ve Sibirya içlerine kadar büyük bir coğrafyada bilinmekte ve kutlanmaktadır. Nevruz'un Türk Dünyası'nda yirmi beşin üzerinde, Anadolu'da ise kırka yakın ismi vardır. Tarihi bakımdan Hun , Göktürk, Uygur, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde Nevruz bir örfi bayram olarak kabul edilmiş, çeşitli eğlence ve merasimlerle idrak edilmiştir. Cumhuriyetin ilanından sonra Atatürk'ün önderliğinde, 1922, 1923, 1924 ve 1926 yıllarında Ergenekon Bayramı adıyla kutlanmış daha sonraki yıllarda bu kutlamalar mahalli seviyede sürdürülmüştür. Türk Dünyası'nda ise, önce Çarlık Rusya'sı, sonra Sovyet İmparatorluğu sınırları içinde yaşayan Türklerin Nevruz bayramı kutlamaları engellenmeye çalışıldıysa da başarılı olunamamış, 1998'e kadar gayri resmi olarak kutlanan Bayram, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra Türkmenistan, Kazakistan, Özbekistan ve Azerbaycan Cumhuriyetleri ile Altay, Hakas, Tataristan özerk bölgelerinde resmen bayram olarak ilan edilmiştir. Bugün İran, Afganistan ve Pakistan'da da yöresel bazı farklar hariç aynı manada kutlanmaktadır. Geçmişten günümüze çeşitli topluluk ve milletler bugünü kendi gelenekleri doğrultusunda kutlamışlar. Bazı devletler 21 Mart Nevruz Bayramını resmi tatil ilan etmişler. Bizim resmi tatillerimiz arasında yer almasa da halk arasında nevruz önemli bir gündür. Nevruz bayramı yumurta kaynatma, renkli yumurta boyama, yumurta dövüştürme, çocukların çimene çıkması, yeşillikler üzerinde yuvarlanması, birdirbir, saklambaç, körebe gibi oyunlar oynanması, eğlenceler, çeşitli yarışmalar, şarkılar, türküler ve manilerin söylenmesi, genç gönüllerin karşı cinse duygularını dile getirmesi, oyunlar, halaylar, kıra çıkıp beraberce yeme-içme vb etkinliklerle yüzyıllardır kutlanmaktadır Anadolu'da Türk insanını birbirine kenetleyen, bağlayan, Ergenekon'dan demir dağları eriterek dirilen atalarının ruhlarıyla yanan bir ateştir. Bu ateş, hiç sönmeden binlerce yıl yandı ve gelecekte de kıvılcımlarından binlerce gönlü tutuşturarak "ortak kültür ocağı"nda binlerce ruhu ısıtacaktır. Kültürlerin buluştuğu bu toprakların yanı sıra geniş bir coğrafyaya yayılan ve çeşitli adlar altında kutlanan nevruz kent insanına biraz yabancı kalsa da kırsal kesimde önemli bir gündür. Birbirine gittikçe yabancılaşan kentli bu önemli günü yeniden keşfetmeli. Çünkü nevruz özünde yeniden diriliş, bolluk, bereket, barış, kardeşlik, birlikte eğlenmek gibi insancıl unsurları taşıyor. Bu ve bundan sonraki Nevruz ların Toplumu geren, toplumun duygularına yönelen, toplumu hassas kılacak gelişmeler ve söylemlerden uzak özüne uygun bir nevruz olmasını” serhat kültür dergisi” ailesi olarak diliyoruz. Bugün bunlara her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. İnsanımızın en eski devirlerinden itibaren gelen örf ve âdetlerini, birilerinin oynadığı oyunlardan dolayı hatırlamayalım, gerektiği için hatırlayalım nevruzun insanlık var oldukça kutlanması, barış, sevgi ve mutluluk getirmesi dileğiyle...
Nevzat ERDAĞ Mali Müşavir,Eğitimci,Yazar Bu makale serhat kültür dergisinde 2007 yılında yayınlanmıştır
Bu makale hakkında ek bilgi eklemek için buraya tıklayınız
Yazar & Kaynak: Nevzat ERDAĞ
Eklenme tarihi: 6-10-2007 Okunma: 810
Ekleyen: nevzat erdağ
|
| Bu Makaleye Verilen Puan: |
|
Kullanıcı Yorumları
Bu makaleye yorum gönderilmemiş, ilk yorumu sen gönder !
İlgili Dökümanlar
|
|
|