Mali müşavir,Eğitimci,Yazar
TÜRK ATASÖZLERİ
v Aç koyma hırsız olur, çok söyleme yüzsüz olur, çok değme arsız olur.
v Bana benden olur, her ne olursa, başım rahat bulur, dilim durursa
v Deme dostuna, der dostuna. Bir gün olur tuz basarlar postuna
v El yumruğu yemeyen, kendi yumruğunu balyoz sanır
v öz odur ki dağın arkasını göre,akıl odur ki başa geleceği bile.
v Horoz ölür, gözü çöplükte kalır.
v Katranı kaynatsan olur mu şeker, cinsi batasıca mutlaka cinsine çeker.
v Paraya nereye gidiyorsun demişler, çoğun olduğu yere demiş.
v Minnetle gül koklama, dikeni sancar seni
v Soğuk su, sıcak aş diş düşmanı, genç avrat koca herifin baş düşmanı.
v Uşağı işe koş, sende ardına düş.
v Ürümesini bilmeyen it, sürüye getirir kurt.
v Zulüm ile âbad(mâmur) olanın akıbeti berbat olur.
DÜNYADAN ATASÖZLERİ
v Biri beni aldatırsa utansın; ancak beni ikinci kez aldatırsa ben utanayım.(Afrika atasözü)
v Bir ülke yalnız adaletle sonsuzlaşır,adaletsizlikle yıkılır(Alman atasözü)
v Koyunları sayarsan kurt kapar (Belçika atasözü)
v Oğlunun parmağı acısa ananın yüreği yanar (Rus atasözü)
v Çok işlere girişen hiçbirini gereği gibi yapamaz (Boşnak atasözü)
v Akıl parayla alınmaz ama en çok para edende odur(Bulgar atasözü)
v Birgün daha yaşlı olan senden bir yıl daha akıllıdır (Ermeni atasözü)
v Akıl dibi görünmeyen bir deniz gibidir felaket ne kadar büyürse büyüsün o denizi tüketemez (Hint atasözü)
v Kadın isterse eşeğide koca yapabilir (Lezgi atasözü)
v Adam adamdır olmasada pulu hayvan hayvandır olsada çulu (Azarbeycan atasözü)
v Bir adamdan kuşku duyarsan , ona iş verme; bir adama iş verirsen,ondan kuşkulanma.(Çin atasözü)
KISSADAN HİSSELER
Mısır'ın fethinden sonra esir Memluk kumandanlarından Kayıtbay Yavuz Sultan Selim'in huzuruna getirilmişti. Aralarında şöyle bir konuşma geçti:
- Söyle bakalım Kayıtbay, cesaret ve kahramanlığın ne işe yaradı?
- Cesaret ve kahramanlığım hâlâ var ey Sultan! Yalnız, bize ne yaptıysa ordunuzdaki toplar yaptı!
- Anlamadım!..
- Berberilerden biri, Venedik'ten top getirerek bize satmak istemişti de, Peygamberimizin, "ok ve kılıç kullanın" şeklindeki emrine aykırıdır diye satın almamıştık. O satıcı bize, "Yaşayan görecektir ki, memleketiniz top yüzünden elinizden çıkacaktır" demişti. Meğer doğruyu söylemişmiş!
- Din kaidelerine böylesine bağlı idiniz de, Allah'ın, "Düşmanın silahına aynı silahla karşılık veriniz" emrine neden uymadınız? Bilmez misiniz ki, "Ok ve kılıç kullanın" demek "Başka silah kullanmayın" demek değildir. O zaman o silahlar varmış, şimdi de bu silahlar var!
Kayıtbay başını önüne eğdi ve sustu.
Konfiçyüs’a sorarlar
Bir ülkeyi yönetmeye çalışsaydınız yapacağınız ilk iş ne olurdu?
Düşünür, şöyle cevap verir:
Hiç şüphesiz dili gözden geçirmekle işe başlardım.Dil kusurlu olursa sözcükler, düşünceleri iyi anlatamaz; düşünceler, iyi anlatılmazsa yapılması gereken şeyler doğru yapılamaz.Ödevler gereği gibi yapılmazsa; kültür bozulur.Kültür bozulursa adalet yanlış yöne sapar.Adalet yoldan çıkarsa şaşkınlık içene düşen halk ne yapacağını, işin nereye varacağını bilemez.İşte bunun içindir ki hiçbir şey dil kadar önemli değildir.