Anasayfa > Islam / Din > Ramazan Ayı
Hazırlanıyor..
Makaleye verilen puanlar Makaleye verilen puanlar Makaleye verilen puanlar

Ramazan Ayı



 

Mübarek ay ve son fırsatlarımız

Seneden seneye hayır, bereket, nur ve feyizle gelen, her gelişinde huzur ve rahatın arttığı ve kötülüklerin azaldığı aziz misafirimiz dönüş hazırlığında. Bir hafta sonra aramızdan ayrılıyor. Tekrar gelişinde onu kimlerin görüp kimlerin göremeyeceği belli değil.
Misafire güzel davranmak, onun hoşlanmadığı hareketlerden kaçınıp hoşlandığı şekilde hareket etmek, o misafiri ağırlayanlar üzerine borçtur. Nur ve huzur ayı olan Ramazan ayına ise diğer misafirlerden daha çok hürmet etmek gerekiyor. Öyleyse, geçen günlere bakıp, acaba ona gereken hürmeti gösterebildik mi diye düşünmek gerek. Hürmette kusur etmişsek, ondan derhal özür dilemeli, hiç olmazsa önümüzdeki bir hafta içinde onun hoşnut olacağı hallere bürünmeliyiz.

Ne yapmalıyız?..

Günahlardan, diğer aylarda kaçındığımızdan daha çok kaçınmalı, ibadetlere de diğer aylarda sarıldığımızdan daha fazla sarılmalıyız. Sünnet olarak teravih namazını kılarken, diğer bir sünneti, yani Kur'an hatmini unutmamalı, bu ay içinde mutlaka bir hatim yapmalıyız.

Kur'an okumasını bilmemek bir Müslümana yakışmaz, ama var olduğunu kabul ederek hatırlatalım: Kur'an okumasını bilmeyenler de bildiklerini okumalıdırlar. Namaz kılan her Müslüman İhlâs Sûresi'ni bilir. Öyleyse, Kur'an okumasını bilmeyenler de Peygamberimiz (sav)'in, "Kur'an'ın üçte birine denktir" buyurduğu İhlâs Sûresi'ni okumalıdırlar. Her birinin başında Besmele çekerek, meselâ 100 defa İhlâs Sûresi okumak 10 dakika sürmez. Ebedî hayatımıza yatırım için her gün hiç olmazsa 10 dakikamızı ayırarak 100 defa İhlâs Sûresi okumak bize çok şey kazandıracaktır.
Allah'ın varlığı ve birliğinden bahseden bu sûreyi, sadece Ramazan ayında değil, bütün sene boyunca okumakta büyük mükâfat vardır. Sadece Kur'an okumasını bilmeyenler değil, bilen bilmeyen herkes bu mübarek sûreyi bol bol okumalıdır.

Bilhassa iş-güç sahibi olanlar, Teravih namazını kıldıktan sonra fazla zaman geçirmeden yatıp uykusunu almalı, sahurdan sonra da yatmamalıdırlar. Sevabı en bol olan vakit, seher vakti, yani imsak ile güneş doğması arasıdır. Bu vakti ibadetle geçirmeye çalışmalıdır. Ancak, imsaktan sonra nafile namaz kılmak mekruh olduğundan, nafile namazları imsaktan önce kılmalı, ondan sonraki vakti diğer ibadetlerle geçirmelidir. Kur'an okumak, salevâtı şerife, zikir ve dua gibi ibadetlerle.

Geceleri kılınan Teheccüd namazının sevabının hattı hududu yoktur, İmsaktan önce davranıp, Teheccüd namazı niyetiyle kılınacak olan, meselâ 6 rek'at Teheccüd namazı, 10 dakika sürmez.

Ramazan ayının en kıymetli kısmı olan son 10 gün içindeyiz. Sevgili Peygamberimiz (sav), bu 10 günde, ibadeti son derece artırırlardı. Bize onun gibi yapmak yakışır.

Müslüman, ibadet cihetinden dağınık değil, derli toplu olmalıdır. Bu derli topluluğu sene içinde beceremeyenler, buna en kolay Ramazan ayında kavuşabilirler.

Başka bir ifadeyle şöyle söyleyelim: Bir Müslüman manevî cihetten Ramazan ayında nasıl olursa, bütün senesi öyle geçer. Ramazan'da derlenip toparlanamayanlar, sene içinde kolay kolay toparlanamazlar. O halde, kendisinde manevî eksiklik görüp bunu gidermek isteyenler, ne yapıp edip vaziyetlerini düzeltmelidirler. Bunun için lâzım olan sermaye, şu anda yaşamakta olduğumuz son 10 gündür. Bunun da üçü gitti, yedisi kaldı. Bu yedi günün her birisi manevî birer cevherdir.
Bu cevherlerin içinde hele biri var ki, bir ömürden daha kıymetlidir. Kadir Gecesi...
O, öyle değerli bir gece ki, o gecede yapılan ibadetler insanın bütün günahlarını silip süpürüyor. İşte sevgili Peygamberimizin bu husustaki müjdesi: "Kim inanarak ve sevabını Allah'tan bekleyerek Kadir Gecesi'ni ihya ederse (o gece ibadet ederse) geçmiş günahları af olunur."

Günah sıkıntısı çekenlere, onun manevî ağırlığından rahatsız olanlara işte bulunmaz fırsat...

Bayram geceleri de çok değerli gecelerdendir. Bu geceleri de ibadetsiz geçirmemelidir. Bayram gecesi, Ramazan'ın son günüyle, bayramın ilk gününü birbirine bağlayan gecedir...

Şu noktaya dikkat: Rabbimiz, Ramazan ayına, "Kullarım sana lâyık olduğun değeri verdiler mi? Hakkını korudular mı? Onlardan memnun musun?" diye sorduğunda, "Yâ Rabbi! Falan falan kullarından memnun değilim" denilen kimselerden olmak manevî felâkete sebep olacaktır.

Kur'an ve orucun, hakkını verenlere ahirette şefaat edeceği hadis-i şerifte haber veriliyor.



Yazar & Kaynak: http://kitap.mollacami.com/cuma-sohbetleri/ramazan-ayi.html

Digg this Post! Add Post to del.icio.us Bookmark Post in Technorati Furl this Post!
Eklenme tarihi: 13-9-2007

Ekleyen:  Ersin Kaya

Bu Makaleye Verilen Puan:    Makaleye verilen puanlar Makaleye verilen puanlar Makaleye verilen puanlar
Bu Makaleye Puan Ver  

Bölüm Başlık Kullanıcı Yorumları


Bu makaleye yorum gönderilmemiş, ilk yorumu sen gönder !

Yorum Ekle  

Bölüm Başlık İlgili Dökümanlar

Döküman / Makale - Ramazan Ayı ve Oruç Ramazan Ayı ve Oruç
MÜBAREK RAMAZAN AYI VE RASÛLULLAH’IN ORUCU Selef-i Sâlihîn Ve Ramazan Hamd, Alemlerin Rabbi Allah’a mahsustur. Salâtü Selâm...

Animasyon Görüntülü Ders - MS'den Ramazan kampanyası MS'den Ramazan kampanyası
İçinde bulunduğumuz mübarek Ramazan ayında değerli okuyucularımızı yakından ilgilendirecek bir haberimiz var. Microsoft, indirdiğiniz her Internet Explorer 8...

Animasyon Görüntülü Ders - Turkcell'in Ramazan hediyesi Turkcell'in Ramazan hediyesi
Turkcell, müşterilerine Ramazan sürprizi yaparak iki yeni kampanyayı kullanıma sundu. "Ramazan'da Bedava Şenliği" Turkcell Hazır Kart'lı Turkcell'lileri, "Süper Paket...

Reklam Netinternet
Gizlilik | Copyright © 2006-2009 ™ Tüm hakları saklıdır.
Powered by BilgiPortal v2.2
Frasb Etiler WebTasarım Web Tasarım