|
| Makaleler |
| Toplam Makale |
2709 |
| Yayında |
2552 |
| Bekleyenler |
157 |
| Görüntüleme |
11129994 |
|
|
|
|
Babam ve Kızım
40’lı Yaşlarım, Kızım ve Babam…
Dr.Ceyhun İRGİL
40 ‘lı yaşlardaki tüm anne ve babalar acaba benim hissettiklerimi yaşıyor mu?
50 ve 60’lı yaşlardaki büyüklerim acaba yaşadılar mı, hissettikleri mi?
Acaba biz babalarımıza yaşattık mı yaşadıklarımızı?
Asi gençlik yıllarımız geride kaldı.
Yaşama tutunmak için kendimizi tanımadan başkalarını tanıma kaygısı ile,
Başkalaşımı anlama tasası ile yıllar geçti…
Tüm sıradan insanlar gibi , sıradan okullar, sıralar ve yollardan yaşama tutunduk…,
Evrenin devamlılığı ilkesi ile belki , içgüdüsel de olabilir…Evlendik…
Yaşamı paylaşmaya ilk adım…
Kimimiz başardı devam ediyor , kimi ayrıldı…Başlamadan bitti.
Günlük kaygılar sarmalında hep severek yol aldık…
Zannettik ki dünya çiçek çocuklarının…
Tüm idealler bizim…Dünyayı biz kuruyoruz..
Olmuyor her sabah yeniden boyuyoruz sokakları..
Yaşlarımız genç, her birimiz “delikanlı”…
Deli deli akıyoruz hayata…her şeye karşıyız , her şey yanlış, yalnız biz doğruyuz…
İçimizde fırtınalar kopuyor , kanımız kaynıyor ama bizden başka “doğru”yok…
Şaşkınız…
Nasıl olurda analarımız, babalarımız görmezler doğruyu?
Anlamıyorlar bizi..
Arkadaşlar buluşuyoruz, hepsi aynı fikirde ;
“ Biz ilerdeyiz, onlar geride kalmış…”Hiç mi hiç anlamıyorlar”bizi…
Zaman kaybı bu anne ve baba ile konuşmalar…Bağırmaktan başka bir şey bilmez bunlar…Oysa ben ortaokulu ve liseyi bitirdim, dünyayı yalayıp yuttum…Bilmiyorlar, anlamıyorlar…Onlarda okul bitirmişler ama dünya değişti…artık her şey farklı..
Hele babam…hiç konuşulmuyor…Hep kızgın..Bunlar nasıl baba ana ? Hep bize köstek oluyorlar…”
20’li yaşlarımda günlüğüme kaydetmişim babam için…
sonra üniversite yılları başladı.Evden koptuk.
Kendi başımıza hayat ile ilk boğuşmalar…Evlilik..İlk işimiz..İlk kovulma…
İlk ayrılıklar…Kavgalar…
Anladım ki hayat o kadar gül pembe değil…
Hiç inanmazdım ama kötü insanlar varmış…
Babam derdi “darlık zor şey, bugün yarına benzemez” diye…
Babam hep çalışırdı, hep kaygılı idi …Meğer “geçim derdiymiş”…
İşini ,evini ,çocuklarını koruma “kaygısı” imiş..
Babalık zor şeymiş…Analık anlaşılır gibi değil…
20’li yaşlarda babamdan uzakta olmak için ne kadar gayret ederdim…
Bin türlü bahane ile ailem ile olan birlikteliklerden kaçardım…
Arkadaşlarım her şeyimdi…Hatta arkadaşlarım içim ailemi “satardım”…
Ama gel gör ki, yıllar hızla geçti…En dar ve zor anlarımda ilk arkadaşlarım sattı beni…
Azarladığım, beni anlamadığı için horladığım yaşlı babamın kollarında buldum huzuru…
30’lu yaşlarımda kızım ile baba olmanın keyfini sürdüm…
anladım ana ve baba sevgisinin ne kadar “sahici” olduğunu…
Bayramda ,yılbaşında geleneksel aile ortamlarından kaçan ben, koşarak gittim el öpmeye…
ama söylendim yine…”Boynuz kulağı geçer “ edası ile …
Yaşını başını aşmış babama akıl vermeye kalktım…
Sakince ve her zamanki gülen gözleri dinledi babam…”Haklısın evladım” dedi…
“Siz daha iyisini yaparsınız inşallah” diyerek bağrına basardı bizi…
Şimdi 40’lı yaşlarımdayım..
Ve kızım 20’li yaşlarına girmek üzere…Ve aynı döngüleri yaşıyorum…
Kızım delikanlı çağında…Ona göre “onu anlamıyorum”…
anlıyor muyum, anlamıyor muyum bilmiyorum?
Ama hatırlıyorum…
Kızıma baktıkça “20’li yaşlarındaki beni” hatırlıyorum…
Ve babamı hatırlıyorum…
Şimdi utanıyorum…
Babama yaptığım haksızlıkları hatırlıyorum..
Ve yüzüm kızarıyor…
Babamı hatırlıyorum…
Sarılıp öpmek istiyorum ellerinden…
Özür dilemek istiyorum…Biliyorum beni affeder…
Bu hayatta sadece onun sevgisinden eminim..
Kızıma her baktığımda babamı hatırlıyorum…
Sarılıp ellerinden öpmek istiyorum..
Şimdi mezarının başında elimde defne yaprakları, çıkıp gelse “hiç olmazsa bir gün daha babamla olsam” diye dua ediyorum..
Onunla geçirdiğim yılları nasıl boşa harcamışım ona yanıyorum….
Şimdi babamı hatırlıyorum…
Babamı özlüyorum…
Ama onu geri getiremiyorum…
Bu makale hakkında ek bilgi eklemek için buraya tıklayınız
Yazar & Kaynak: Opt.Dr.Ceyhun İRGİL
Eklenme tarihi: 13-3-2008 Okunma: 804
Ekleyen: opt.dr.ceyhun irgil
|
| Bu Makaleye Verilen Puan: |
|
Kullanıcı Yorumları
Sevinç İNAL
Geciktik mi? Tarih:
30-3-2008
2:49pm
Hani bir söz var ben on beş yaşımda babamın hiç bir şey bilmediğini zannederdim yirmiş beş yaşıma geldiğim de babamın on yılda ne kadar çok şey öğrendiğini fark ettim der...
Aslında fark edemeyen gençlerdir yani bizler bu günün olgunu yarının yaşlısı dünün genci...
sevdiklerimizi kaybettikten sonra anladığımız ama artık geciktiğimiz değerler.
Olsun diyorum eğer bu 'olmak'ise hepimiz olmak adına hatalar yaptık belki de öğrenmenin tek yolu bu.
emeğinize sağlık çok güzel bir anlatım..
Sevinç İNAL
Yorum Ekle
|
|
|