Yürekten bağlı olan bir insanın,hesapsızca özünden kopardığı emektir fedakarlık.
Fedakarlık,sadece gerçek sevginin mahsulüdür.Sadece verirsin,sevgin seni ne kadar beslerse o kadar çok verirsin.İşte bu yüzden karşı tarafın çok bir etkisi yoktur.Kendi sevginle beslenir,kendi azminle verirsin.Elinden geleni vermezsin hiçbir zaman,her zaman fazlasını...
Deli sevgin,yüreğinde yediveren gibi açtıkça kendinden birçok şeyler vermeye başlarsın.Kendini öyle bir adarsın ki tüm benliğinle sevdalına;sonra unutur,kaybedersin özünü.
Verdiklerinin hesabı tutulmaz,çünkü kendini hesaba almazsın.
Bir insan tanıyorum _içimdeki sevdalı_ yaşamadığı,vermediği hiçbir şey kalmadı.Çünkü o,katlandığı fedakarlıklar ve çektiği acılar ölçüsünde sevdi hep.
Sevgi fedakarsız,fedakarsız da sevgi olmaz! Birbirini öyle itinalı ve derin tamamlıyor ki...
Herşeyi,herkesi gözümüzü kırpmadan feda edebiliyoruz sevgimize.O da yetmiyor en sonunda kendimizi...
Fedakarlık karşılıksız olduğundan;kendimizi de feda edince uğruna,sevdalımızın besleyemediği sevgi kökleri kuruyor.Yani sevdamızı kurtarmak için,bilmeden önce kendimizi ve sonra sevdamızı bitiriyoruz.
Fedakarlık;emektir,değerdir,sevgidir,aşktır...Fedakarlık her şeydir!
Eğer bir insan;karşıdan gelen sevgiden kuşku duyuyorsa,öncelikle kendi için yapılanlara bakmalı.
Çünkü sevginin bedeli,fedakarlıktır!!