|
| Makaleler |
| Toplam Makale |
3018 |
| Yayında |
2841 |
| Bekleyenler |
177 |
| Görüntüleme |
12113605 |
|
|
|
Bursa Sağlık Tarihi
BURSA SAĞLIK TARİHİ
( Bursa’da sağlık hizmetlerinin tarihsel gelişimi)
Opt.Dr.Ceyhun İRGİL
Bursa’da sağlık hizmetlerinin tarihsel süreci dünya sağlık tarihi ile paralellik gösterir. Antik dünyanın sağlık bilgileri ve gelenekleri Roma ve Bizans yapılanmasına yansımıştır. Eski Roma ve Yunan’ın Mısır uygarlığı ile harmanlanan sağlık öğretileri ve uygulamaları Bursa ve çevresindeki antik yerleşimlerde de görülmektedir. Ancak bu dönemlere ait tıp tarihi ilgili veriler yetersizdir. Türklerin Anadolu’ya gelişi ile İslam Tıbbının bilgi ve gelenekleri de Bursa’da vücud bulmuştur. Örneğin,Eski Roma’nın hamam geleneği Türklerin katkı ve yapıları ile Bursa’da günümüze kadar gelen kaplıca kültürünün temellerini oluşturmuştur.
Bursa Sağlık Tarihi incelendiğinde modern tıp anlayışının yerleştiği 20.yüzyıla kadar Bursa’da geleneksel tıp ve herbal uygulamaların halk arasında yaygın olduğu görülür. Folklorik özelliklerin hakim olduğu tıp sanatı çok az kişi ve kurum tarafından uygulanmaktaydı.
Türk Sağlık Tarihi ve Tıp Eğitimi açısından Bursa ayrı bir önem taşır. Osmanlı’nın ilk tıp fakültesi ve Bursa Tıp Fakültesinin protipi kabul edilebilecek olan Yıldırım Darüşşifası 12 Mayıs 1400 (1399?) tarihinde Yıldırım Külliyesi içinde hizmete girdi.
Yıldırım Darüşşifası,Osmanlı padişahı Yıldırım Beyazıt tarafından Osmanlının Anadolu’da yaptırdığı ilk tıp eğitimi verilen sağlık kuruluşudur. Külliye olarak inşa edilen yapının yaptırılması ve yaşatılmasında Yıldırım Beyazıt’ın kızı Hundi Hatun ve eşi Emir Sultan’ın (Şemsettin Mehmet Ali el-Hüseyin el-Buhari) rolü büyüktür. Darüşşifanın açılış tarihi ile ilgili çelişkili bilgiler mevcuttur.Bazı kaynaklar 1399 yılı olarak saptarken, üzerinde uzlaşılan tarih 12 Mayıs 1400 olarak belirtilmektedir. Darüşşifa 9 personel ve padişah tarafından belirlenen maaş ve tayın miktarları ile çalışmaya başlamıştır.Darüşşifanın ilk başhekimi tabip Hüsnü’dür. Şeriye sicillerinde “bimarhane” (farsça bimar:hasta ) ve “tımarhane” olarak da anılan Darüşşifanın başhekimlerinin de bir dönem sınavla atandığı görülür. Yine şeriye sicillerinde Darüşşifada ekonomik krizler sırasında hekim maaşlarının düşürüldüğüne, hasta-hekim ilişkilerine, anlaşmazlıklara ait kayıtlar mevcuttur.
Yıldırım Darüşşifası 9 Şubat 1854 depremi ile yıkıldı. Bu tarihten sonra Bursa’da tıp eğitimine 30 Ocak 1970 tarihinde Bursa Tıp Fakültesi kurulana kadar ara verildi.
Darüşşifada modern bir tıp eğitimi olduğu söylenemezse de usta-çırak ilişkisi kayıt altına alınmıştır. Darüşşifanın ünlü başhekimlerinden biri olan Bursalı Ömer Şifai bir mevlevi dedesidir. Arapça, Farsça, Fransızca ve Latince bilen Ömer Şifai bir çok hekimin yetişmesine yardımcı olmuştur.Ünlü öğrencilerinden biri de Ali Munşi’dir. Bursa’da çalışan Ali Munşi daha sonra İstanbul’a giderek ilk “hekim dükkanı” açan tabiplerden biridir.
1854 depremi ile Bursa’daki birçok kamu binası, cami,külliye ve binlerce ev yerlebir olmuştur. Deprem sırasında hastane ve hekimler yetersiz kalınca bazı yaralılar Mudanya’dan teknelerle İstanbul’a taşınmış, azınlık hastaneleri ve darüşşifalarda tedavi edilmiştir.
Deprem sonrasında Bursa!yı ıslah ve imar için vali olarak atanan Ahmet Vefik Paşa’nın Bursa Sağlık Tarihindeki rolü büyüktür. Paşa, kentin sağlık hizmetlerini çözmek üzere bir hastane kurmaya girişmiş ve ilk iş olarak Hisar’daki (bugün Devlet Hastanesinin olduğu bölge) Damat Efendi Konağı’nı hastane yeri olarak kamulaştırmıştır. Bu kamulaştırma sonucu Vali Ahmet Vefik Paşa saraya şikayet edilmiş.Diğer dedikodu ve şikayetler üzerine görevden alınmıştır. Ahmet Vefik Paşa ikinci kez 1879’da Bursa’ya vali olarak atandığında iki katlı kagir bir yapı olarak 45 erkek, 15 kadın hasta yatağı bulunan Gureba Hastanesi hizmete açılabilmiştir.İlk yöneticisi kent eşrafından Bahaeddin Efendi olan Gureba Hastanesi Bursa’daki ilk modern hastane ve bugünkü devlet hastanesinin ilk tesisi kabul edilmektedir. Gureba Hastanesi’nin devamlılığını ve ihtiyaçlarını karşılamak için Bursa Tiyatrosunun ve Ahmet Vefik Paşa’nın kendi malı olan Çitli Maden Suyunun gelirleri hastaneye aktarılmıştır.
O yıllarda çok sayıda gayrimüslümin yaşadığı Bursa’da bir de Fransız Misyon Hastanesi olarak adlandırılabilecek bir sağlık kuruluşu vardır. Ağırlıklı olarak poliklinik hizmeti veren hastane daha çok Mudanya-Bursa tren hattında çalışan yabancılar için kurulmuştu. Daha sonraki yıllarda yetersiz kalan Gureba Hastanesini genişletmek için ek binalar yapıldı. Bursa’da o yıllara ait kayıtlar yetersiz olmakla birlikte sağlık hizmetlerin özellikle 1900’lü yıllarda yoğunlukla azınlıklar tarafından yürütüldüğü görülmektedir. Örneğin, o yıllarda Gureba Hastanesinin başhekimi Suvadiyidis Efendi iken, belediye baştabibi ise Bedros Efendi’dir.1900-1905 arasında Bursa’da diplomalı 19 hekim vardı. Bunlardan yalnızca beşi müslümandır.Aynı şekilde 17 eczacının dördü müslümandır.
Yunan İşgali ile büyük zarar gören Osmanlı Sağlık Teşkilatı tüm kurumlar gibi çöküntüye uğramıştır.
İşgal sonrası çok hasar gören Gureba Hastanesi , 3 Mayıs 1920’de kurulan Sağlık Bakanlığı (Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti) idaresinde onarılarak 1927’de “Memleket Hastanesi” olarak açılmıştır.
Hastanenin artan nüfus karşısında yetersiz kalması ve modernleşme ihtiyaçları da düşünülerek 1947 yılında şimdiki devlet hastanesinin temeli atıldı.6 Haziran 1952 yılında vali Haşim İşcan döneminde Bursa Devlet Hastanesi yeni binasına taşındı. Ahmet Vefik Paşa’nın yaptırdığı ve eski Bursa resimlerinde görülen ilk hastane binası 1956 yılında bir yangın sonucu harap oldu ve yıktırıldı.
Bursa Devlet Hastanesi bir dönem ihtisas hastanesi olarak birçok dalda uzmanın yetiştiği bir kurum olarak tıp eğitim tarihindeki yerini almıştır. Devlet Hastanesi Dr.Hamdi Atalay, Dr.Hüseyin Alagöz ve Dr.Değer Kaya’nın başhekimlikleri döneminde önemli gelişmelere tanık olmakla birlikte, 2001-2002 yıllarında Başhekim Dr.Metin Deniz Savaş döneminde tekrar genişleme olanağı buldu.Dr.Savaş ile birlikte modern acil binası açılırken ve komşu sağlık okulu binası hastaneye dahil edildi.
1970 yılında İstanbul Tıp Fakültesi içinde eğitime başlayan Bursa Tıp Fakültesi 30 Mayıs 1974 yılında eski Ğögüs Hastalıkları Hastanesi olarak hizmet veren Duaçınarı’ndaki binada eğitime ve sağlık hizmeti vermeye başladı. 1992 yılında Tıp Fakültesi Hastanesi bugünki binasına Ayhan Kızıl döneminde taşındı. Modern yapılanması ile günümüzde Bursa Tıp Fakültesi yalnızca bölgenin değil ülkenin en önemli sağlık kuruluşlarından biridir. Rektör Prof.Dr.Ayhan Kızıl ve dekan Prof.Dr.Mete Cengiz döneminde hizmet kalitesi ve standartları arttırılan hastanede alt yapı sorunları büyük oranda çözüldü.Rektör Prof.Dr.Mustafa Yurtkuran ve dekan Prof.Dr.Müfit Parlak döneminde ise öncelikle tıp eğitimi ve akademik standartların arttırılmasına yönelik çalışmalar ön plana alındı (2002).
Bursa Sağlık Tarihine bakıldığında sağlık hizmetlerinin sunumu açısından özellikle 1980’li yıllardan sonra kentte hastane ve diğer sağlık kuruluşlarının hem sayıca hem de kalite açısından arttığını görürüz.Bu bağlamda kentin önemli sağlık kuruluşlarında da kısaca da olsa bahsetmek gerekir;
Zübeyde Hanım Doğumevi ve Kadın Hastalıkları Hastanesi (11.Eylül.1981) kentin ilk branş hastanelerinden biridir.Halen kentin tek doğumevidir (2002). Başhekim Dr.Bülent Baran döneminde hastanenin modernizasyonu tamamlanmıştır.
Bursa Çocuk Hastanesi (1991) Fomara’da eski bir binada hizmete açılmıştır.Kentin tek branş hastanesi iken yetersiz kalan hastane için yeni bina arayışları sürmektedir.2001 yılında Çekirge Mahallesinde eski Etibank tesislerinin SSK tarafından yeniden restore edilerek Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Hastanesine dönüştürülmesi ile Bursa Çocuk Hastanesi’nin ve Bursa SSK Hastanesi’nin yükü biraz hafiflemiştir.
Kentin otomotiv,tekstil ve imalat sanayilerinin gelişmesi ile sigortalı hasta sayısı giderek artmış Bursa SSK Hastanesi Bölge Hastanesi olarak hizmete açılmıştır.Hastanenin yıllar içinde yetersiz kalması ile 2.SSK hastanesi gündeme gelmiş, yoğun çabalar ve zorlu bir yapım aşamasından sonra 2.SSK Yıldırım Hastanesi kentin doğusunda hizmet vermek üzere kurulmuştur.2002 yılında hizmete açılması planlanan hastane ile sigortalı hastaların sorunları biraz daha azaltılabilecektir.
Devlet Hastanesinin alanı içine Ali Osman Sönmez tarafından yaptırılarak devlete bağışlanan modern mimarisi ile dikkat çeken Bursa Onkoloji Hastanesi 1994 yılında hizmete açılmıştır.Bursa ve çevre illerdeki özellikle kanser hastaları için hizmet veren hastane, ülkemizdeki ikinci onkoloji hastanesidir.Bursa Onkoloji Hastanesi başhekim Dr.Hacı Özmen döneminde radyoterapi ve kemoterapi tedavilerine başlamış, başhekim Dr.Cem Toros döneminde modernizasyon çalışmaları başlatılmıştır. Doç.Dr.Sedat Demir’in başhekimliği döneminde ‘’yeni yapılanma ve reform’’ çalışmaları başlatılmış, ülkenin ilk hastane oteli, Döne Ocak Kanser Erken Tanı ve Tarama Merkezi açılmıştır.Ülkemizin ilk bilgi işlem ve radyolojik hizmet alımı ile Medikal Onkoloji Hastanesi kurulması ile ilgili çalışmalar yine Dr.Demir döneminde tamamlanmıştır.
Mesken’de kurulan Bursa Dr.Türkan Akyol Gögüs Hastalıkları Hastanesi (15 Ocak 1995) kurucu başhekim Dr.İsmail Fakı ile alt yapı çalışmalarını tamamlamış bir başka branş hastanesidir.
Tıp Fakültesi Hastanesi’nin taşınması ile boş kalan eski Göğüs Hastanesi’nin Duaçınarı’ndaki binasında atanan ilk başhekim Prof.Dr.Ayhan Özdemir döneminde köklü değişiklikler yapılmış, bina ilk mimari yapısına kavuşturulmuştur. Kuruluş aşamasında statüsü tam olarak belirlenemeyen hastane daha sonra Bursa Yüksek İhtisas Hastanesi (1992) adını alarak, Yıldırım Darüşşifası’ndan sonra kentte tıp eğitimi veren dördüncü resmi kurum oldu.Özellikle kalp ve damar cerrahisi ağırlıklı çalışan hastane 2002 yılında diğer klinik şeflerinin ve Doç.Dr.Özcan Atahan’ın başhekimliğe atanması ile kliniklerin asistan eğitimleri ve sağlık hizmetinin yaygınlaştırılmasına ait çalışmalar hızlandırıldı.2004 yılında hastane başhekimliğine Doç.Dr.Murat Polat atanmıştır.
Bursa Asker Hastanesi kent hastanelerinin tarihine bakıldığında devlet hastanesinden sonra kurulan ilk hastanedir.Çekirge’de 1922 yılına kadar ahşap mimarinin güzel örneklerinden biri olarak kente gelen konuklara ve azınlıklara hizmet veren Splendid Otel aynı zamanda kaplıca olarak hizmet veriyordu.
İşgal sonrası azınlıkların Bursa’yı terk etmesiyle boş kalan otel binası, askeri hekim Dr.Mazlum Boysan’ın askerlerin rehabilitasyonu amacıyla hastane yapılması önerisiyle Askeri Hastane olmuştur.1926 yılında Gazi Mustafa Kemal’in de ziyaret ederek tedavi gördüğü hastane 1959 yılına kadar otel binasında hizmet görmüştür.1960 yılında Otel Splendid yıkılarak askeri hastane bugünkü binasına taşınmıştır.Bursa Asker Hastanesi 2000 yılında yeni revizyonlarını tamamlayarak tekrar ağırlıklı olarak fizik tedavi hastanesi olarak hizmete açılmıştır.
Dr.Ayten Bozkaya Spastik Çocuklar Hastanesi (1997) , Kükürtlü Atatürk Fizik Tedavi ve Hidroklimatoloji Hastanesi, Diş Hastanesi (1991), yapımı devam eden Mustafa Dörtçelik Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi kentteki diğer sağlık kuruluşlarıdır.
İlçelerdeki sağlık kuruluşlarına bakıldığında en eski ilçe hastanesi İnegöl Devlet Hastanesi (1907)dir. 1937 yılında sağlık yurdu olarak kurulan Mudanya Devlet Hastanesi, 1984 yılında 25 yataklı olarak revize edildi.1991 yılında Mudanya Devlet Hastanesi 50 yataklı hastane olarak hizmete girdi. Yenişehir Devlet Hastanesi 1958 yılında, Orhangazi D.H.1991, Karacabey D.H. 1981, Mustafakemalpaşa D.H. 1983, Orhaneli D.H. 1986, Harmancık D.H. 1993, İznik D.H. 1998, Gemlik Muammer Ağım D.H. 2000, Büyükorhan Sağlık Merkezi 1993, Keles Sağlık Merkezi 1990 yılında hizmete girdi.
Kentteki kamu sağlık kuruluşlarının güçlü ve kaliteli yapılanması Bursa’da özel sağlık kuruluşlarının gelişmesine pek olanak vermemiştir.1970’li yıllardaki kamu sağlığındaki açık nedeniyle gelişme gösteren ve sayıları artan özel sağlık kuruluşlarının başında Dr.Konuralp Başol tarafından kurulan Konur Hastanesi, Hayat Hastanesi, Bursa eşrafı tarafından çok ortaklı kurulan Özel Bursa Hastanesi, Vatan Hastanesi, Bahar Hastanesi başlıca özel sağlık kuruluşları olarak sayılabilir. Konur Hastanesi 2002 yılında Çekirge Acemler’deki binası terk ederek aynı bölgede kendi binasında tıp merkezi olarak hizmet vermeye başlamıştır.1990 yıllarda kentte ve ilçelerde yüzün üzerinde poliklinik açılırken, neredeyse her mahallede kurulan sağlık ocakları ve belediye sağlık merkezleri tıp hizmetlerinin yaygınlaşmasında önemli rol oynamıştır.2002 yılında 112 Hızır Acil Servisi , 1959 yılında hizmete açılan Kızılay Kan Merkezi, kamu ve özel sağlık kuruluşları ile Bursa sağlık hizmetlerinin yaygınlığı ve kalitesi açısından ülkenin örnek şehirlerinden biri olmuştur. Hiç kuşkusuz bu noktada sağlık personelinin, kamu ve özel kurumların yöneticilerinin, Bursa Tabip Odası, Bursa İl Sağlık Müdürlüğü ve büyük bir idealizm ile çaba gösteren tarihe malolmuş hekimlerin ve çalışanların payı büyüktür.
Bu makale hakkında ek bilgi eklemek için buraya tıklayınız
Yazar & Kaynak: Opt.Dr.Ceyhun İRGİL
Eklenme tarihi: 27-2-2008 Okunma: 1945
Ekleyen: opt.dr.ceyhun irgil
|
| Bu Makaleye Verilen Puan: |
Bu makaleye puan verilmemiş.
|
Kullanıcı Yorumları
Bu makaleye yorum gönderilmemiş, ilk yorumu sen gönder !
İlgili Dökümanlar
|
|
|