Borsada Jargon
Bilgehan YAZICI
Jargon: Fr. Dar bir çerçeveye özgü dil, argo. (TDK Sözlüğü)
Aldığım bir portföy yönetimi dersinde hocamız bir ara her meslekte jargon kullanmanın çok önemli olduğundan ama özellikle finans sektöründeki günlük konuşmalarda ağır bir jargon kullanıldığından bahsetmisti. Kendisi akademik kariyerinden önce uzun yıllar City'de* çalışmış başarılı bir yatırım danışmanıydı ve sınıfa, kendilerine başvuran aslında son derece yetenekli ve başarılı bir gencin çok fazla New York jargonuyla konuştuğu için Londra'da işe alınmadığının hikayesini anlatmıştı.
Ben de bu hikayeden yola çıkarak bu sitede Jargon başlığı altında bir bölüm oluşturmaya karar verdim. Yatırımcılar arasında kullanılan, kendiliğinden ortaya çıkmış çok güzel Türkçe ifadeler var. Bizler bu işin okulluları olarak genellikle İngilizce ya da İngilizce'den bozma kelimeler kullanıyoruz. Kendi jargonumuzu oluşturmak ve yatırımcı arasında kullanılan terimleri takip etmek konusunda daha duyarlı olursak "yerli" yatırımcılarla da "yabancı"laşmamış oluruz.
Bıyıklı Yabancılar: (veya bıyıklılar) Yurtdışındaki kurumlarda hesap açtırıp kimliğini gizleyerek yabancı yatırımcı gibi işlem yapan yerli yatırımcılara denir.
Eline Yapışmak: Zararda olan bir hisse senedinin bir türlü satılamaması halidir.
Gömlekçi: İMKB seans salonuna aracı kurumlarda çalışan broker gibi girip kendi hesabına işlem yapanlara verilen isimdir. Genellikle gün içi işlemlerden para kazanmaya çalışırlar. Böylece aracı kurumlara terminallerin kirasından daha fazla komisyon geliri kazandırırlar.
Insider Trading: Bilgi Sızdıranların İşlemleri
"İçeriden öğrenenlerin ticareti" diye zorlama bir çeviri kullanılıyor. Buradaki "trading" karşılığı olarak borsadaki "işlem yapmak" tabiri daha uygun. Benim önerim "bilgi sızdıranların işlemleri".
Keriz Silkeleme: Bir hisse senedinin üzerinde satış baskısı kurularak yatırımcının korkutulup, hisse senetlerinin sattırılması ve sonra tekrar fiyatın yükseltilmesi için kullanılır.
Mala Girmek: Büyük bir yatırımcı veya yatırımcı grubunun bir hisse senedinde yatırım yapmaya başlaması için kullanılır.
Malı Kucaklamak: ( veya uzun vadeli yatırımcı olmak) Beklenmedik kötü bir haberle hisse senedinin pasif kademelerine yazılan alışların gelmesi ve hisselerin hemen satılamamasıyla uzun süre taşınması anlamında kullanılır.
Malı olmayan yanar: Fiyatlar aniden ve süratli bir biçimde yükselmeye başlayınca hisse senetleri için bir çeşit tezahurat şeklinde kullanılır.
Operasyon: (veya grup hareketi) Bir hisse senedi belirli bir kişi veya kişiler tarafından piyasadan toplandığı ve hissenin fiyatının çok yüksek seviyelere çekileceği konuşulduğunda kullanılır.
Sat Kurtul: (veya ver kurtul) Fiyatı sinir bozucu bir biçimde düşen hisse senetleri için bir çeşit tezahurat şeklinde kullanılır.
Stop-Loss: Zarardan Dönme Emri
Zarar kesme, zararı durdurma veya stop-loss koyma şeklinde kullanılıyor. Benim önerim, "zararın neresinden dönülse kârdır" atasözünden hareketle "zarardan dönme emri".
Tahta Yapmak: Bir hisse senedinin fiyat kademelerinin tek bir yatırımcı tarafından doldurulması ve aynı kişi tarafından farklı kurumlardan işlem yapılarak yanılsama yaratılması anlamında kullanılır.
Tahtayı kaldırmak: Bir hisse senedindeki satış kademesinin hepsini tek seferde almak.
Üçgen atmak: Bir hisse senedindeki bütün satışları tavana kadar almak.