Anasayfa > Haberler > Sınırötesi operasyona izin veririz

Sınırötesi operasyona izin veririz




Erdoğan son gelişmeri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Başbakan "Gerekirse sınırötesi operasyona izin veririz" dedi. Kırca, bu söz üzerine Başbakan'a "ABD'ye rağmen mi?" diye sordu.  Başbakan'ın cevabı ise kesin ve netti: Biz kimseden izin almayız.

 

Dolmabahçe'deki Başbakanlık Çalışma Ofisi'nden yayınlanan ATV Ana Haber Bülteni'nde, Ali Kırca'nın sorularını yanıtlayan Başbakan Erdoğan, dün Ankara'daki patlamayı duyunca önce şok olduklarını, çünkü Ulus'un çok hareketli bir yer olduğunu söyledi.

Patlamanın, yoğunluğun olduğu bir saatte, yüzlerce insanın aynı anda bulunduğu bir yerde meydana geldiğini kaydeden Başbakan Erdoğan, önce kendisine can kaybı olarak 8 rakamının geldiğini, fakat bunun çok yüksek bir rakama doğru da gidebileceği haberlerinin ulaştığını ifade etti.

Kendisinden önce Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in olay yerine gittiğini hatırlatan Erdoğan, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül ile irtibat kurarak birlikte olay yerine gittiklerini kaydetti.

Olay yerine İçişleri, Adalet ve Devlet Bakanları ile Vali ve Emniyet Müdürünün de gittiğini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

''Manzara gerçekten bir felaketti. Ama ilk anda zaten yerde bir bomba olmadığı belliydi. Bugüne kadar edindiğimiz tecrübeler, emniyet teşkilatındaki arkadaşlarımızın da verdiği ihtimal canlı bombaydı, nitekim de öyle çıktı. Yerde çukur yok. Ama güçlü bir bomba, çünkü bütün bina etkilenmiş o büyük gürültüyle. Vatandaşlarımızdan birçoğu sıçrayan cam parçaları neticesinde yaralanmış. Birçoğunda yine ses nedeniyle kulakta sıkıntılar var. Hastaneleri dolaşırken olay yeriyle onların arasındaki ilintileri kurmaya başladık. Ve daha sonra haberler emniyet teşkilatından gelmeye başladı.''

Başbakan Erdoğan, emniyet teşkilatını tebrik ettiğini belirterek, ''Çok kısa sürede, parmak izleriyle vesaire, parçalanmış olan teröristin vücudundan kim olduğunu, DNA testi yapmak suretiyle belirlediler'' dedi.

''ÇOK HASSAS DAVRANIYORUM''

Erdoğan, Ali Kırca'nın, ''Hangi örgüte bağlı olduğu belirlendi mi?'' şeklindeki sorusu üzerine şöyle konuştu:

''Onu hiç konuşmasak çok çok isabetli olur. Çok hassas davranıyorum. Arkadaşlarımla da sürekli bunu konuşuyoruz. Teröre karşı mücadelede terör örgütünün adını vermemiz hiç uygun düşmüyor. Onların propagandasını yapmış oluyoruz. Terörün en önemli amacı propagandasını yaptırmak ve bizim de buna aracı olmamamız gerekiyor. Bu bir terör örgütüdür, bu bir terördür. Dolayısıyla terör, ne zaman, nerede, kimi, niçin, nasıl vuracağı belli olmayan bir fenomendir. Bu tabi sadece Türkiye'de yaşanmıyor, Amerika, İngiltere, Fransa, İspanya, İtalya, her yerde oluyor. Siz bütün tedbirleri almakla mükellefsiniz ve bunu yapacaksınız. Bu arada gerek İstanbul'da, gerek Türkiye genelinde güvenlik güçlerimiz, yüzlerce kilo bu patlayıcı maddeler noktasında yakaladılar.''

''ABD, IRAK VE TÜRKİYE OLARAK BU İŞİ ÇÖZMEMİZ GEREKİR''

Başbakan Erdoğan, Dolmabahçe'deki Başbakanlık Çalışma Ofisi'nden yayınlanan ATV Ana Haber Bülteni'nde, Ali Kırca'nın Ankara'daki patlamayla ilgili ''Siz de dün akşam yaptığınız açıklamada, 'saldırı endişesi taşıyorduk' dediniz. Endişe miydi, istihbarat kaynaklı bir bilgi miydi?'' şeklindeki sorusu üzerine şunları söyledi:

''Buna 'endişe' dersek yanlış olur. Bunlar istihbari bilgiler. Bu bilgilere göre de güvenlik güçlerimiz tedbirlerini alıyor. Burada emniyet güçlerimiz, aynı şekilde askeri güçlerimiz, hepsi tedbirlerini alıyorlar. Bu tedbirler çerçevesinde de çalışmalarını sürdürüyorlar. Şu anda Türkiye'nin genelinde tedbirler alınmış vaziyette. Güvenlik güçlerimiz bunların illerimizin, bölgelerimizin hassasiyetlerine göre değerlendirmesini yapıyor, güç kaydırmalarını buna göre değerlendiriyor. Buna göre de bu adımlar atılıyor. Şu ana kadar belki bunlar kamuoyuna duyurulmadı, ama birçok terörist yakalandı, birçok patlayıcı ele geçirildi, birçok olay önlendi. Ama bunları duyurmak yine onlarla ilgili propaganda vesilesi oluyor.''

''ÇALIŞMALAR BAŞARIYLA SÜRDÜRÜLÜYOR''

Başbakan Erdoğan, bu çalışmaların güvenlik güçleri tarafından başarıyla sürdürüldüğünü belirterek, polisin ve askerin el ele, dayanışma içerisinde çalışmalarını devam ettirdiğini kaydetti.

Erdoğan, ''Bundan sonra da çok farklı bir hassasiyetle devam edecek. Tabii dün akşamki, şu an gelen istihbari bilgileri doğrulayan bir olay oldu. Terörle Mücadele Yüksek Kurulumuzun da 3 gün önce bir toplantısı olmuştu. Bu sabah yine olayla birlikte bir toplantı yapıldı. Bundan sonra da yine aynı şekilde hassas bölgeleri daha kontrollü bir şekilde ele alarak yolumuza devam edeceğiz'' şeklinde konuştu.

Başbakan Erdoğan, ''Bu olayın arkasındaki güçler kimlerdir?'' sorusunu şöyle cevaplandırdı:

''Bunları konuşmak bana göre bize bir şey kazandırmaz. Biz bunları konuşmadan, bu tür olaylar eğer devletler planındaysa, onlarla bu işi görüşerek çözmek çok daha isabetli olur. Biz, kuleler vurulduğunda bir açıklama yapmıştık. Bush'a gönderdiğim mesajda, 'teröre karşı Uluslararası Mücadele Platformunun oluşturulması lazım' demiştim. 'Türkiye olarak nasıl biz bugüne kadar bütün gücümüzle yer aldıysak, bundan sonra da burada yer almaya varız' demiştik. Nitekim Afganistan'la ilgili bu adım atıldığında Türkiye şimdi oraya üçüncü defa kuvvetlerini gönderdi. Niçin? Böyle bir ortak mücadelede yer alalım diye. Fakat aynı şey bizim için de geçerli olduğunda dünyaya çağrımızı yaptık; burada müşterek bir çalışma oluşturalım. Nitekim şu anda bizim tabii ki Kuzey Irak'taki konuşlanmaya yönelik ABD ve koalisyon güçlerinden beklentilerimiz var ve bu çalışmalarımız da devam ediyor. Biliyorsunuz bu süreç yeni başlatılmadı. Başlayalı epey oldu. Görüşmeler, çalışmalar devam ediyor.''

Başbakan Erdoğan, ''bu terör örgütünün arkasında şu vardır, bu vardır'' şeklinde açıklamaların süreci tıkayabileceğini ifade ederek, şunları kaydetti:

''Bölgedeki güçler kastedildiğinde bu noktada tabii ki işin çok daha önemlisi, özellikle Kuzey Irak'ta konuşlanmış olması manidardır. O bakımdan bizim geçenlerde yapmış olduğumuz açıklamada da bildirmiş olduğumuz gibi ABD, Irak ve Türkiye olarak bir üçlü kombinezon içerisinde bu işi çözmemiz gerekir. Bunu hep söylüyoruz. Irak yönetimi, 'işte biz bu konuda elimizden geleni yapacağız' diyor. ABD, 'yapacağız' diyor. Ama maalesef şu ana kadar somut bir netice yok. İşte bazı görüşmeler, çalışmalar var, yok da diyemem.''

''HERHANGİ BİR AKSAMA OLMAZ''

''ABD'nin bu olaya tepkisi ne oldu?'' şeklindeki sorusu üzerine de Erdoğan, ''Herhangi bir tepki söz konusu değil. Zaten biz bunun açıklamasını yaptık. Şu anda Dışişleri Bakanlığımızda Terörle Mücadelele Müsteşar Yardımcımız bu göreve atandı. Bundan sonra da bu süreci bu arkadaşımızla sürdüreceğiz. Yapmış olduğumuz basın açıklamasında, bu değişikliğe neden gerek duyduğumuzu açıkladık. O bakımdan herhangi bir aksama olmaz. Devlette devamlılık esastır. Bu anlayışla bu süreç devam edecek'' şeklinde konuştu.


"ABD ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMALIDIR''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Irak'a operasyon konusunda, ''Biz, ülkemizin huzuru, mutluluğu neyi gerektiriyorsa onu yaparız. Bu konuda da bizim güvenlik güçlerimizle, askerimizle herhangi bir ayrı düşmemiz söz konusu olamaz'' dedi.

Dolmabahçe'deki Başbakanlık Çalışma Ofisi'nden yayınlanan ATV Ana Haber Bülteni'nde, Ali Kırca'nın sorularını yanıtlayan Başbakan Erdoğan, ''Kuzey Irak'a operasyon düşüncesi var mı, Silahlı Kuvvetlerle bu konuda tam bir görüş birliği içinde misiniz?'' sorusu üzerine, şunları kaydetti:

''Biz, ülkemizin huzuru, mutluluğu neyi gerektiriyorsa onu yaparız. Bu konuda da bizim güvenlik güçlerimizle, askerimizle herhangi bir ayrı düşmemiz söz konusu olamaz. Yapılması gereken neyse; sınır ötesi, sınır içi, bunun vakti saati geldiğinde zaten iletişimlerimiz anında kurulu. Belli ön hazırlıkları bu işin zaten vardır. Burası Türkiye Cumhuriyeti, kabile değil burası. Böyle bir şeyde zaten atılması gereken adımları atacak güçtedir. Bu noktada polisimizle, askerimizle hazır vaziyetteyiz. Zaten şu anda bir hassasiyet var. Böyle bir durumdayız. Bu konuda gerektiğinde bu adım atılır. Hiç gecikmez.''

Başbakan Erdoğan, siyasi irade olarak her zaman özellikle terör konusunda askere, güvenlik güçlerine, ''Bir ihtiyaç var mı? Şu an Parlamento yanı hariç, bizden istediğiniz bir yetki var mı? Eksik olanı söyleyin, bunu her zaman veririz'' dediklerini ifade ederek, ''Ama tabii işin parlamento boyutunu gerektiren bir şey olduğu zaman, o ayrı. O, olağanüstü bir haldir. O zaman tabii ki hemen Parlamento toplantıya çağrılır, bununla ilgili adım da orada atılır. Ama şimdiden zamanı, zemini belli olmayan bir yerle ilgili herhalde Parlamento'dan bir karar çıkarılacak olursa, bunun tabii geleceğe yönelik ülkeler arasında neler meydana getirebileceğini takdir edersiniz'' şeklinde konuştu.

Kırca'nın, ''Bir talep geldiği zaman biz parlamentodan bu kararı alırız. Silahlı Kuvvetlerin arkasına yasal desteği veririz'' şeklindeki ifadesine Erdoğan, ''Kesinlikle'' karşılığını verdi.

Erdoğan, aslında meselenin, Türkiye'nin buradaki çıkarları, halkın huzuru ve mutluluğu olduğunu belirterek, ''Bunun için yapılması gereken ne ise onu yaparız. Çünkü komşularımız komşuluk hukukunu asla çiğnememelidir'' dedi.

''ORTAK ÇALIŞMANIN GEREĞİ YERİNE GELMELİ''

Başbakan Erdoğan, ''ABD'ye rağmen Parlamento'dan böyle bir karar çıkar mı?'' sorusunu şöyle yanıtladı:

''ABD, siyasi müttefikimiz. Biz onlarla ilgili olarak, onların daveti sebebiyle ta Afganistan'a kadar gidiyoruz. Bunları yapıyoruz. Şimdi böyle bir şeyde Irak'tasınız. Kuzey Irak'ta terör örgütü konuşlanıyorsa, burada da ABD üzerine düşeni yapmalıdır. Terörle ilgili bizden koordinatör istenmesi olayı, ortak bir çalışmanın ürünüdür. Bu ortak çalışmanın gereği yerine gelmelidir. Türkiye bu noktada kendi kaderini belirlemede muktedirdir. Vakti saati geldiğinde beklenen olmuyorsa, o zaman tabii ki Türkiye'nin bir yerlerden izin almaya da ihtiyacı yoktur. ABD'ye rağmen diye bir şey yok zaten. Burada Türkiye'yi uluslararası platformda bağlayan, içinde olduğu kurum NATO'dur. Karşımızda eğer ülkemiz bir tehdit altındaysa bizim atmamız gereken adımlar var. Tam aksine burada bize yardımcı olması gereken ülkelerin yardımcı olması gerekir. Ve biz kararımızı verir ve bu adımı atarız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Bunun zaten geçmişte de örnekleri var.''

GENELKURMAY BAŞKANI İLE GÖRÜŞME

Kırca'nın, ''Bu ofiste bir süre önce Genelkurmay Başkanı ile bir araya gelmiştiniz. İç meseleleri görüşmediniz herhalde'' şeklindeki sözleri üzerine Başbakan Erdoğan, ''Şüphesiz ki iç meseleleri de görüştük. Ülkemizle ilgili ne varsa, ne gerekiyorsa, siyasi, sosyal, ekonomik bunların hepsini görüştük. Böyle bir görüşmeyi sıcak bir havada İstanbul'da yapmış olmak, olumlu geçtiğinin bir ifadesidir'' dedi.

Başbakan Erdoğan, ''TÜSİAD toplantısında Cumhurbaşkanını halkın seçmesiyle ilgili Anayasa değişikliğini Cumhurbaşkanının incelediğini, incelemenin halen sürdüğünü ve gecikmenin art niyetli olduğunu düşündüğünüzü söylediniz. Neyi kastediyorsunuz?'' sorusu üzerine, şunları kaydetti:

''Bunlar artık bir yerde hazır şeyler. Yani 15 günü kullanmadan ve bunun 22 Temmuz'daki seçime yetiştirilmesi noktasında burada Cumhurbaşkanımızın bir gayreti olabilirdi. Yani bu hukuki yasal prosedürün tamamlanması açısından söylüyorum. Çünkü biz burada Anavatan Partisi ile müşterek hareket ettik. Bağımsızların da desteğini almak suretiyle. Eğer Cumhurbaşkanımız burada iade edecekse bir an önce iade etmesi ve Parlamento da bunu bu süreç içerisinde değerlendirip tekrar Cumhurbaşkanına gönderecek. Gönlümüz arzu ediyor ki iki sandığı halkımızın önüne getirelim. Seçimden sonraki süreçte Türkiye'de yeni bir tıkanıklık yaşanmasın. Buradaki her erteleme yeni bir sıkıntının adresi oluyor. Bana göre de Cumhurbaşkanlığı makamı çözüm makamıdır. Bir Başbakan olarak benim hakkımdır ve inanıyorum ki vatandaşımın da hakkıdır. Benim talebim bu, başka bir şey değil.''

'Olmazsa ne olur, yetişmezse ne olur, süreç nasıl işler?'' sorusu üzerine Erdoğan, ''Bu olay referanduma doğru uzar'' dedi.

Erdoğan, ''Referandum zamanı seçim sonrasına mı kalır?'' sorusuna da ''O zaten belirli, Anayasamızda da var. Öyle zannediyorum ki seçimden sonraki bir 80-90 günlük bir zamanı da onun için kaybetmiş olacağız'' yanıtını verdi.

-''SERMAYE TÜKETMENİN ANLAMI YOK''-

''Diyelim ki Cumhurbaşkanını halkın seçmesiyle ilgili Anayasa değişikliği gerçekleşti, adayınız kim olacak?'' sorusu üzerine de Erdoğan, şunları kaydetti:

''Tabii şu anda bunu konuşmak için erken. Ama bu yola, bu sürece girmiş olan, adaylığını açıklamış olan bir ismimiz var; Sayın Gül. Tabii sayın Gül bundan sonraki süreçte nasıl bir karar verir, onu ben şu anda bilemem. Ama sayın Gül'ün böyle bir kararı vermesi halinde, Tayyip Erdoğan olarak tabii ki desteğim Gül'den yana olacak. Bunu niye söylüyorum? Kendisine inandığım için söylüyorum. Türkiye'nin uluslararası camiada gerek kariyeriyle, gerek karizmasıyla Dışişleri Bakanlığı süresinde olsun, daha önce Devlet Bakanlığı süresinde olsun Avrupa Parlamentosunda, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisinde çalıştığı dönemlerde olsun, bir geniş çevresi var. Bu bir birikim. Niçin biz bu birikimi kaybedelim? Yani Çankaya'ya gönderdiğiniz insanın dünyada böyle bir çevresi olması başka bir olay, hiç dünyayı tanımayan bir insanı oraya gönderip de ondan sonra dünyada bir zemin arayışına girmek ayrı bir olay. Yani sermaye tüketmenin anlamı yok.''

-''ÖNEMLİ BAŞARILARA İMZA ATACAĞIZ''-

Türkiye'nin şu anda hızlı bir büyümenin içerisinde olduğunu ve bu büyüme sürecinde Cumhurbaşkanlığı makamının çok önemli bir işlevi bulunduğunu ifade eden Erdoğan, ''Bunu yerine getirmemiz lazım. Bu süreç içerisinde dinamik yapısıyla Sayın Gül'ün orada önemli bir işlevi yerine getireceğine inanıyorum. İnşallah biz de yeniden iktidar olacağız. El ele, omuz omuza, 2013 hedeflerimize ekonomik, siyasi, sosyal noktada, özellikle de demokratik laik sosyal bir hukuk devleti olarak ideal devlet anlayışını ülkemize daha hakim kılmada inanıyorum ki önemli başarılara imza atacağız'' şeklinde konuştu.

"ABDULLAH BEY SEÇİLİRSE, DUYSUNLAR'

Tayyip Erdoğan, ''Muhalefet şimdi bir araya geliyor, birleşiyorlar. Buyursunlar yine birleşsinler. Abdullah Bey'in karşısına farklı adaylar çıkarabilirler. Buyursunlar çıkarsınlar. Onların seçtiğine biz saygı duyarız. Ama lütfen eğer Abdullah Bey seçilirse onlar da ona saygı duysunlar'' dedi.

Dolmabahçe'deki Başbakanlık Çalışma Ofisi'nden yayınlanan ATV Ana Haber Bülteni'nde, Ali Kırca'nın sorularını yanıtlayan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda Abdullah Gül üzerinde herhangi bir tereddütünün söz konusu olmadığını söyledi.

''Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herhangi bir fert adaylığını koyduğu zaman, Anayasa'da belirtilen niteliklere haizse Cumhurbaşkanı olmak için, niçin burada farklı şeyler arama gayreti içerisine giriyoruz'' diyen Erdoğan, Abdullah Gül'ün Anayasa'da belirtilen niteliklere aykırı bir durumu olmadığını kaydetti.

Erdoğan, şöyle devam etti:

''Birisi çıksın, 'var' desin. Bunu kimse söyleyemiyor. Niyet okuyucular varsa ayrı bir olay. 1982'den bu yana milletvekilliği yapacak, bakanlık yapacak, Türkiye'yi Avrupa Parlamentosunda, Konseyde temsil edecek ve siz şimdi bu insana 'oraya çıkamazsın' diyeceksiniz. Böyle şey olur mu? Bu, kendi evladına haksızlık değil mi? Ben bu haksızlığı hazmedemiyorum. Burada belli bazı tavır takınanların durumunu da anlamakta zorlanıyorum. Hani demokratlık? 'Efendim, biz sandıktan çıkana uymayız'. Neye uyarsın sen? Demokrasiyse, demokrasi sandıktır. Sandıktan çıkana uyma kültürüdür demokrasi. Yok, başka bir demokrasi tanımı getiriyorlarsa, ben onun adına demokrasi demiyorum.''

''İki turlu seçim olacak. İkinci turda seçilebileceğine inanıyor musunuz Sayın Gül'ün?'' sorusu üzerine Başbakan Erdoğan, ''Seçilir. Seçilirse, benim oyum Abdullah Bey'indir. Muhalefet şimdi bir araya geliyor, birleşiyorlar. Buyursunlar yine birleşsinler. Abdullah Bey'in karşısına farklı adaylar çıkarabilirler. Buyursunlar çıkarsınlar. Onların seçtiğine biz saygı duyarız. Ama lütfen eğer Abdullah Bey seçilirse onlar da ona saygı duysunlar'' şeklinde konuştu.

Başbakan Erdoğan, Kırca'nın, ''Sizin adayınız Abdullah Gül, bu anlaşılıyor'' şeklindeki ifadesi üzerine, ''Kendisi kabul etmesi kaydıyla, kendisi adaylığını koyması kaydıyla'' dedi.

Erdoğan, ''Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda tartışmalar sizin üzerinizden yapılırken aday olmayacağınızı söyleyip, tartışmaların başka bir isim üzerinden gelişmesini sağlasaydınız, sıkıntısız bir süreç atlatılmaz mıydı?'' sorusu üzerine şunları kaydetti:

''Ben bir siyasi partinin genel başkanıyım, lideriyim. Bir strateji uyguluyorum ve bu stratejiyi uygularken de arkadaşlarımla bunu paylaşmadım, olacak veya olmayacak diye. Bu bende kalmalı. Bu süreç içerisinde eğer bizim adayımız açıklanmış olsaydı, son 3 veya 2 günde ismi açıklanan adayımıza nasıl kıyamet kopardıysalar, 1 ay Türkiye bununla çalkalanırdı. Ne oldu? Aday olmadığım halde başta Ana Muhalefet olmak üzere birilerinin şahsıma nasıl hakaret ettikleri, hep bunlar kayıtlarda var. Fakat zirvede olan her zaman bu tür hakaretlere muhataptır.''

''Anavatan ve Doğru Yol'a da bir isim önerisinde bulunmadınız mı?'' sorusu üzerine Erdoğan, onlarla konuştuklarını, isim açıklama olayından sonra da istisnasız tüm siyasi partilerle ve bağımsız milletvekilleriyle görüştüklerini söyledi.

''SENİN GÖREVİN O''

Abdullah Gül'ün tüm bu görüşmeleri yaptığını, ama hiçbir şeyin değişmediğini ifade eden Erdoğan, ''Parlamento'da milletvekilleri, ama Ana Muhalefet yok. Maalesef Anavatan da yok. Milletvekili Parlamento'ya niye gelir? Milletvekilleri Meclis'te bulunma görevi ile mükellef. Millet bunun için oraya gönderiyor. Ne konuşacaksan çık milletin kürsüsünden konuş. Senin görevin o'' diye konuştu.

''Meclis'te olmamak da bir siyasi tavır ya da siyasi eylem değil midir?'' sorusuna Başbakan Erdoğan, ''Kendileri olmadığı gibi, içeriye birileri girmesin diye kapılarda nöbetler tutuluyor. Aynı şekilde diğer tarafta o zaman adama şu söylenir; demokratik irade, hak orada kullanılmıyor. Bu tür bir baskı oluşturulabilir mi? Maalesef bunlar oluşturdu. Bu Parlamento bunları da yaşadı'' yanıtını verdi.

CUMHURİYET MİTİNGLERİ

Başbakan Erdoğan, ''Cumhuriyet mitinglerinde sergilenen tabloya siyasi bütün endişeleri bir yana bırakarak dışarıdan bakabildiniz mi, ne gördünüz?'' sorusu üzerine de şunları kaydetti:

''Oraya gelen vatandaşlar demokratik haklarını kullanmışlardır. Tabii bir yeknesak yapı söz konusu değil. Yani orada her şeyden önce iktidar yok. Orada ülkemde muhalefet eden partilerin belli bir kısmı var, belli bir kısmı da yok. Tabii ülkenin özeti yok. Şimdi 'orada ülkenin özeti var' dersek, orada bir yanılgı başlar. Çünkü öyle şeyler var ki benim askerime 74 Barış Harekatı'nda 'Türk askeri burada işgal kuvvetidir' diyen bir Genel Başkan da var, öbür tarafta 'ulusalcıyım' diyen kişiler de var. İkisi bir arada. Şimdi bunlar nasıl ulusalcı oluyor, nasıl böyle bir yerde bir araya geliyorlar, anlamak mümkün değil.''

Mitinglere katılanların neler söylediklerinin önemli olduğunu ifade eden Erdoğan, ''Şahsımla ilgili mesela orada oynatılan sinevizyonlar var. Bunlarla ne yapılmak isteniyor? İnatla eski defterleri karıştırıyorlar, 'acaba buradan ne çıkar' diye'' şeklinde konuştu.

''HERHANGİ BİR AYRIM YOK''

Türkiye'nin AB üyelik sürecini anlatan ve CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın daha önce Gümrük Birliği olayını sahiplenirken şimdi AB karşıtı bir noktaya düştüğünü savunan Erdoğan, Türkiye'nin Gümrük Birliği sayesinde ihracatının yüzde 70-75'ini AB üyesi 25 ülkeye yaptığını kaydetti.

Erdoğan, ''Bu Gümrük Birliği ile bunlar olmamış olsa, Türkiye acaba bu ihracatını nereye yapacak. Bunlar üzerinde dikkatli durmamız lazım'' dedi.

Meydanlara gelen vatandaşlara hizmet götürülürken iktidar olarak herhangi bir ayrım yapmadıklarını dile getiren Erdoğan, belediyelere de iktidar ya da muhalefet partili belediye diye bir ayrımda bulunmadıklarını kaydetti.

"PARTİZANCA KADROLAŞMAYI CHP YAPMIŞTIR''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Türkiye'de rejimle ilgili bir sorun yoktur. Eğer kim, 'rejimle ilgili sorun vardır' diyorsa, onun çıkar endişesi vardır'' dedi.

Erdoğan, Dolmabahçe'deki Başbakanlık Çalışma Ofisi'nden yayınlanan ATV Ana Haber Bülteni'nde, Ali Kırca'nın sorularını yanıtladı.

Kırca'nın, ''Türkiye seçimlere gidiyor. Bu seçimin kaderini rejim tartışması mı belirleyecek yoksa ekonomik durum mu?'' sorusu üzerine Erdoğan, şöyle konuştu:

''Türkiye'de rejimle ilgili bir sorun yoktur. Eğer kim, 'rejimle ilgili sorun vardır' diyorsa, onun çıkar endişesi vardır. Eğer çıkar endişesi yoksa, bu ülkeye hizmet etmek istiyorsa, piyasalar bundan rahatsız olmasın istiyorsa, Türkiye'de ekonomik istikrar aynı şekilde devam etsin istiyorsa, Türkiye'de kimse rejim diye bir olayı gündeme getiremez. Buna hakkı yok. Biz 4.5 yıldır bu ülkede iktidarız. Rejim sorunu adına acaba ne olmuş? Bunu bize söyler misiniz? Ne olmuş da rejim sorunu var? Kimin yediğine, içtiğine, giydiğine, kimin bu ülkede Cumhuriyet'e, demokrasiye, laikliğe yönelik, sosyal devlet anlayışına yönelik ne olmuş da kalkıp rejim sorunu vardır diye ikide bir bunlar gündeme getiriliyor?''

Başbakan Erdoğan, Kırca'nın atamalarla ilgili sorusu üzerine de, bir hükümetin, iş başına geldiği zaman orada kendisinin verdiği talimatları yerine getirecek üst düzey atamaları yapma hakkına sahip olduğunu söyledi.

Erdoğan, ''Yeni aldığımız elemanlar noktasında kimse bize 'siz kendi adamlarınızı alıyorsunuz' diyemez. Çünkü merhum Ecevit'in döneminde çıkarılan yasayla artık tamamıyla imtihanla ulusal bazda yapılıyor'' dedi.

Geçmişteki başarılı elemanlardan halen bu dönemde çalışanlar olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

''Eğer partizanca bir kadrolaşmadan bahsediyorsak, o zaman piri bu ülkenin CHP'dir. Partizanca kadrolaşmayı onlar yapmıştır. Bizim dönemimizde kimse kalkıp da bizi böyle bir ithamla karşı karşıya bırakamaz. Kalitede hepsinin ehliyet liyakati esastır. Eğer bugün ekonomik bir performans varsa, bunun sebebi de bu atılan adımlar. Eğer hortumculuk bugün yoksa, bitmişse, bunun sebebi bu elemanlardır.''

Kırca'nın, ''Bize aktarabileceğiniz yeni milletvekili aday isimleri var mı?'' sorusu üzerine de Erdoğan, ''Doğrusu şu anda görüşme halinde olduğumuz ve bizimle beraber bu yolculuğa çıkacak olan, kamuoyumuzun da yakından tanıdığı isimlerden biri Ertuğrul Günay. Ertuğrul Bey'le inşallah önümüzdeki günlerde adaylığını açıklayacağız. Bunun dışında Haluk Özdalga yine aynı şekilde mutabık kaldığımız arkadaşlarımızdan bir tanesi'' yanıtını verdi.

''BİZ, TOPLUMSAL MERKEZDEYİZ''

Başbakan Erdoğan, Kırca'nın ''Parti sola mı kayıyor?'' sorusu üzerine de şunları kaydetti:

''Biz, toplumsal merkezdeyiz. Bunun için de toplumsal merkezde bir siyasi parti olarak siyasi literatüre bunu yerleştiriyoruz. Ülkemizde ileri demokrasi, ileri devlet, bu noktada demokratik, laik, sosyal, bir hukuk devleti noktasında kalkınma, adalet, bu işi dengede tutan bir anlayışı ve temiz siyaset anlayışını paylaşanları muhafazakar demokrat siyaset kimliği yelpazesinde kimliğimizle birlikte toplumsal merkezde buluşturmaya gayret ediyoruz.''

Kırca'nın, başka isimler sorması üzerine de Erdoğan, eski YÖK Başkanı Mehmet Sağlam ve Mehmet Şimşek'in kaydını yaptırdığını, bunun dışında Hamza Yerlikaya, Reha Çamuroğlu ve Osman Yağmurdereli'nin ismini verebileceğini söyledi.

FENERBAHÇE'YE KUTLAMA

Kırca'nın, ''Fenerbahçe şampiyon oldu, birkaç tatsız olay yaşandı ligin sonunda. Önümüzdeki yıl yeni tedbirler alınacak mı?'' sorusu üzerine de Erdoğan, öncelikle Fenerbahçe'yi ülkenin başbakanı ve bir Fenerbahçeli olarak kutladığını söyledi.

Erdoğan, ''Ligin bitimine iki hafta kala ipi göğüslemiş olmaları, onları da rahatlatan bir süreç oldu'' dedi.

Sporda ciddi manada bazı sıkıntılar yaşandığını, en son Galatasaray-Fenerbahçe maçında bunun görüldüğünü anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

''Burada birçok tedbiri federasyonun alması gerekiyor. Kulüp yöneticilerinden tutun da seyircilere varıncaya kadar, onları belirli bir olgunluğa federasyonun alacağı tedbirlerle ulaştırması lazım. Ama şu anda öyle bir amigoluk müessesesi oluşmuş ki bunlarla tahrik olan maalesef bütün olumsuzlukların içine sevk edilen bir kitle oluyor.''

Derbi maçta sökülerek sahaya atılan koltukların futbolcuların yaralanmasına neden olabileceğini ifade eden Erdoğan, ''Bu bir terör. Futbolcular birbirlerine sarılıp öpüşüyor, ama size ne oluyor. Aynı kulübün seyircileri birbirlerine vuruyor, yakıyor. Olacak iş mi bu? Orada 1700 Fenerbahçe seyircisi, öbür tarafta 30 bin Galatasaray seyircisi var. Baktım bir ara Galatasaray seyircileri birbirlerini ateşe vermişler'' şeklinde konuştu.

Erdoğan, Spordan Sorumlu Devlet Bakanının konuyla ilgili çalışmaları olduğunu söyledi.

-''FEDERASYONUN TAVRI ÖNEMLİ''-

Kırca'nın, ''Önümüzdeki yıl mevcut ceza yönetmeliklerine ek olarak yeni ceza artırımları olacak mı? sorusu üzerine de Erdoğan, şunları kaydetti:

''Bunların türleri önemli. Ne tür bir cezai müeyyide. Bunun yanında tabii federasyonun bu noktadaki tavırları çok önemli. Bu noktada güzel bir tedbirler paketi ortaya çıkarsa, biz de parlamentodan bunu süratle geçirir, bununla ilgili kanunları düzenler ve inşallah daha sağlıklı bir spor yaşamını ülkemizde sürdürürüz.''

Erdoğan, Kırca'nın ''Galatasaray'ın Seyrantepe işi tamam mı, stat yapılacak mı?'' sorusu üzerine de ''Onun biz tamam olduğunu söyledik. Orada bir problem yok. Stadı yapacak olan TOKİ, şu anda bununla ilgili proje çalışması safhasında. Sanıyorum onun ihalesini yapacaklar ve 2-3 yıl içerisinde proje safhası hariç stadın yapımı tamamlanmış olacak'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, Galatasaray'ın, Seyrantepe ile Türkiye'nin en kaliteli stadına kavuşmuş olacağını sözlerine ekledi.

AA


Bu makale hakkında ek bilgi eklemek için buraya tıklayınız

Yazar & Kaynak: http://www.haberturk.com/haber.asp?id=24186&cat=110&dt=2007/05/23

Digg this Post! Add Post to del.icio.us Bookmark Post in Technorati Furl this Post!
Eklenme tarihi: 23-5-2007  Okunma: 1135

Ekleyen:  NewsMan

Bu Makaleye Verilen Puan:    Bu makaleye puan verilmemiş.
Bu Makaleye Puan Ver  

Bölüm Başlık Kullanıcı Yorumları


Hasan Günal Hasan Günal

Tarih: 25-5-2007 3:42am

Bu hükümet, hiçbir zaman sınırötesi operasyon düzenlemez, düzenleyemez. Bu yaptığı konuşmalar sadece seçim propagandası.



Sadece bu hükümet için söylemiyorum: seçim öncesi verdiği sözleri tutmayan insanlar şer.fsizdir. İş başına gelince "biz bunun böyle olduğunu bilmiyorduk..." gibi bir mazeret asla kabul edilemez.



Bu ülke kişilikli insanlar tarafından yönetilmelidir. Bu ülke bunu hakediyor. Sözünü tutmayan babam bile olsa verdiğim oyu haram ederim.

Ebu beddavi Ebu beddavi

ben hükümetime ve cumhurbaşkanıma GÜVENİYORUM...  Tarih: 1-9-2007 9:58am

sınır ötesi operasyonları hükümetler değil ordular düzenler ve 4 kıçıkırık Amrikacı iti 35 senedir kendi ülkesinin içindeki dağlardan temizleyemiyen orduyu hükümette bizlerde biliyoruz ve bu yüzden bu ordu ile ancak merasim geçişi yapılır ...kimse hedef şaşırtmaya çalışmasın gerçekler acı ve korkunçtur hükümet de bizlerde çok iyi biliyoruz ki bu ordunun var oluş gayesi DARBEDİR .....
evet bu ülke kişilikli ve asil ve milletini seven insanlar tarafından ve yurtsever şahsiyetli insanlar tarafından yönetilmek istendiği için bunca kavga,,ordu benim cumhurbaşkanıma tavır alamaz alırsa bende sorarım sen kimin ordususun ???????benim ordumun özel kuvvetler subayı kafasını çuvala sokturmaz ,ŞEHADET e inanır işte benim ordumun şiarı bu ALLAHU EKBER....

Reklam Netinternet
Bazı hakları saklıdır: İçeriğin editör ve yazarlarımız tarafından oluşturulan kısımları ve site tasarımının hakkı saklıdır.  Bu sayfa en iyi 1280x1024 ve 1024x768 çözünürlükte izlenir.
Powered by BilgiPortal v2.2
Emlak Yorumlar Müzik