|
| Makaleler |
| Toplam Makale |
3448 |
| Yayında |
3266 |
| Bekleyenler |
182 |
| Görüntüleme |
13616368 |
|
|
|
Sınırötesi operasyona izin veririz
Erdoğan son gelişmeri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Başbakan "Gerekirse
sınırötesi operasyona izin veririz" dedi. Kırca, bu söz üzerine Başbakan'a
"ABD'ye rağmen mi?" diye sordu. Başbakan'ın cevabı ise kesin ve netti: Biz
kimseden izin almayız.
Dolmabahçe'deki Başbakanlık Çalışma Ofisi'nden yayınlanan ATV Ana Haber
Bülteni'nde, Ali Kırca'nın sorularını yanıtlayan Başbakan Erdoğan, dün
Ankara'daki patlamayı duyunca önce şok olduklarını, çünkü Ulus'un çok hareketli
bir yer olduğunu söyledi.
Patlamanın, yoğunluğun olduğu bir saatte,
yüzlerce insanın aynı anda bulunduğu bir yerde meydana geldiğini kaydeden
Başbakan Erdoğan, önce kendisine can kaybı olarak 8 rakamının geldiğini, fakat
bunun çok yüksek bir rakama doğru da gidebileceği haberlerinin ulaştığını ifade
etti.
Kendisinden önce Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali
Şahin'in olay yerine gittiğini hatırlatan Erdoğan, Dışişleri Bakanı ve Başbakan
Yardımcısı Abdullah Gül ile irtibat kurarak birlikte olay yerine gittiklerini
kaydetti.
Olay yerine İçişleri, Adalet ve Devlet Bakanları ile Vali ve
Emniyet Müdürünün de gittiğini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:
''Manzara gerçekten bir felaketti. Ama ilk anda zaten yerde bir bomba
olmadığı belliydi. Bugüne kadar edindiğimiz tecrübeler, emniyet teşkilatındaki
arkadaşlarımızın da verdiği ihtimal canlı bombaydı, nitekim de öyle çıktı. Yerde
çukur yok. Ama güçlü bir bomba, çünkü bütün bina etkilenmiş o büyük gürültüyle.
Vatandaşlarımızdan birçoğu sıçrayan cam parçaları neticesinde yaralanmış.
Birçoğunda yine ses nedeniyle kulakta sıkıntılar var. Hastaneleri dolaşırken
olay yeriyle onların arasındaki ilintileri kurmaya başladık. Ve daha sonra
haberler emniyet teşkilatından gelmeye başladı.''
Başbakan Erdoğan,
emniyet teşkilatını tebrik ettiğini belirterek, ''Çok kısa sürede, parmak
izleriyle vesaire, parçalanmış olan teröristin vücudundan kim olduğunu, DNA
testi yapmak suretiyle belirlediler'' dedi.
''ÇOK HASSAS
DAVRANIYORUM''
Erdoğan, Ali Kırca'nın, ''Hangi örgüte bağlı
olduğu belirlendi mi?'' şeklindeki sorusu üzerine şöyle konuştu:
''Onu
hiç konuşmasak çok çok isabetli olur. Çok hassas davranıyorum. Arkadaşlarımla da
sürekli bunu konuşuyoruz. Teröre karşı mücadelede terör örgütünün adını vermemiz
hiç uygun düşmüyor. Onların propagandasını yapmış oluyoruz. Terörün en önemli
amacı propagandasını yaptırmak ve bizim de buna aracı olmamamız gerekiyor. Bu
bir terör örgütüdür, bu bir terördür. Dolayısıyla terör, ne zaman, nerede, kimi,
niçin, nasıl vuracağı belli olmayan bir fenomendir. Bu tabi sadece Türkiye'de
yaşanmıyor, Amerika, İngiltere, Fransa, İspanya, İtalya, her yerde oluyor. Siz
bütün tedbirleri almakla mükellefsiniz ve bunu yapacaksınız. Bu arada gerek
İstanbul'da, gerek Türkiye genelinde güvenlik güçlerimiz, yüzlerce kilo bu
patlayıcı maddeler noktasında yakaladılar.''
''ABD, IRAK VE
TÜRKİYE OLARAK BU İŞİ ÇÖZMEMİZ GEREKİR''
Başbakan Erdoğan,
Dolmabahçe'deki Başbakanlık Çalışma Ofisi'nden yayınlanan ATV Ana Haber
Bülteni'nde, Ali Kırca'nın Ankara'daki patlamayla ilgili ''Siz de dün akşam
yaptığınız açıklamada, 'saldırı endişesi taşıyorduk' dediniz. Endişe miydi,
istihbarat kaynaklı bir bilgi miydi?'' şeklindeki sorusu üzerine şunları
söyledi:
''Buna 'endişe' dersek yanlış olur. Bunlar istihbari bilgiler.
Bu bilgilere göre de güvenlik güçlerimiz tedbirlerini alıyor. Burada emniyet
güçlerimiz, aynı şekilde askeri güçlerimiz, hepsi tedbirlerini alıyorlar. Bu
tedbirler çerçevesinde de çalışmalarını sürdürüyorlar. Şu anda Türkiye'nin
genelinde tedbirler alınmış vaziyette. Güvenlik güçlerimiz bunların illerimizin,
bölgelerimizin hassasiyetlerine göre değerlendirmesini yapıyor, güç
kaydırmalarını buna göre değerlendiriyor. Buna göre de bu adımlar atılıyor. Şu
ana kadar belki bunlar kamuoyuna duyurulmadı, ama birçok terörist yakalandı,
birçok patlayıcı ele geçirildi, birçok olay önlendi. Ama bunları duyurmak yine
onlarla ilgili propaganda vesilesi oluyor.''
''ÇALIŞMALAR
BAŞARIYLA SÜRDÜRÜLÜYOR''
Başbakan Erdoğan, bu çalışmaların
güvenlik güçleri tarafından başarıyla sürdürüldüğünü belirterek, polisin ve
askerin el ele, dayanışma içerisinde çalışmalarını devam ettirdiğini kaydetti.
Erdoğan, ''Bundan sonra da çok farklı bir hassasiyetle devam edecek.
Tabii dün akşamki, şu an gelen istihbari bilgileri doğrulayan bir olay oldu.
Terörle Mücadele Yüksek Kurulumuzun da 3 gün önce bir toplantısı olmuştu. Bu
sabah yine olayla birlikte bir toplantı yapıldı. Bundan sonra da yine aynı
şekilde hassas bölgeleri daha kontrollü bir şekilde ele alarak yolumuza devam
edeceğiz'' şeklinde konuştu.
Başbakan Erdoğan, ''Bu olayın arkasındaki
güçler kimlerdir?'' sorusunu şöyle cevaplandırdı:
''Bunları konuşmak
bana göre bize bir şey kazandırmaz. Biz bunları konuşmadan, bu tür olaylar eğer
devletler planındaysa, onlarla bu işi görüşerek çözmek çok daha isabetli olur.
Biz, kuleler vurulduğunda bir açıklama yapmıştık. Bush'a gönderdiğim mesajda,
'teröre karşı Uluslararası Mücadele Platformunun oluşturulması lazım' demiştim.
'Türkiye olarak nasıl biz bugüne kadar bütün gücümüzle yer aldıysak, bundan
sonra da burada yer almaya varız' demiştik. Nitekim Afganistan'la ilgili bu adım
atıldığında Türkiye şimdi oraya üçüncü defa kuvvetlerini gönderdi. Niçin? Böyle
bir ortak mücadelede yer alalım diye. Fakat aynı şey bizim için de geçerli
olduğunda dünyaya çağrımızı yaptık; burada müşterek bir çalışma oluşturalım.
Nitekim şu anda bizim tabii ki Kuzey Irak'taki konuşlanmaya yönelik ABD ve
koalisyon güçlerinden beklentilerimiz var ve bu çalışmalarımız da devam ediyor.
Biliyorsunuz bu süreç yeni başlatılmadı. Başlayalı epey oldu. Görüşmeler,
çalışmalar devam ediyor.''
Başbakan Erdoğan, ''bu terör örgütünün
arkasında şu vardır, bu vardır'' şeklinde açıklamaların süreci tıkayabileceğini
ifade ederek, şunları kaydetti:
''Bölgedeki güçler kastedildiğinde bu
noktada tabii ki işin çok daha önemlisi, özellikle Kuzey Irak'ta konuşlanmış
olması manidardır. O bakımdan bizim geçenlerde yapmış olduğumuz açıklamada da
bildirmiş olduğumuz gibi ABD, Irak ve Türkiye olarak bir üçlü kombinezon
içerisinde bu işi çözmemiz gerekir. Bunu hep söylüyoruz. Irak yönetimi, 'işte
biz bu konuda elimizden geleni yapacağız' diyor. ABD, 'yapacağız' diyor. Ama
maalesef şu ana kadar somut bir netice yok. İşte bazı görüşmeler, çalışmalar
var, yok da diyemem.''
''HERHANGİ BİR AKSAMA
OLMAZ''
''ABD'nin bu olaya tepkisi ne oldu?'' şeklindeki sorusu
üzerine de Erdoğan, ''Herhangi bir tepki söz konusu değil. Zaten biz bunun
açıklamasını yaptık. Şu anda Dışişleri Bakanlığımızda Terörle Mücadelele
Müsteşar Yardımcımız bu göreve atandı. Bundan sonra da bu süreci bu
arkadaşımızla sürdüreceğiz. Yapmış olduğumuz basın açıklamasında, bu değişikliğe
neden gerek duyduğumuzu açıkladık. O bakımdan herhangi bir aksama olmaz.
Devlette devamlılık esastır. Bu anlayışla bu süreç devam edecek'' şeklinde
konuştu.
"ABD ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMALIDIR''
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Irak'a operasyon konusunda, ''Biz,
ülkemizin huzuru, mutluluğu neyi gerektiriyorsa onu yaparız. Bu konuda da bizim
güvenlik güçlerimizle, askerimizle herhangi bir ayrı düşmemiz söz konusu
olamaz'' dedi.
Dolmabahçe'deki Başbakanlık Çalışma Ofisi'nden yayınlanan
ATV Ana Haber Bülteni'nde, Ali Kırca'nın sorularını yanıtlayan Başbakan Erdoğan,
''Kuzey Irak'a operasyon düşüncesi var mı, Silahlı Kuvvetlerle bu konuda tam bir
görüş birliği içinde misiniz?'' sorusu üzerine, şunları kaydetti:
''Biz,
ülkemizin huzuru, mutluluğu neyi gerektiriyorsa onu yaparız. Bu konuda da bizim
güvenlik güçlerimizle, askerimizle herhangi bir ayrı düşmemiz söz konusu olamaz.
Yapılması gereken neyse; sınır ötesi, sınır içi, bunun vakti saati geldiğinde
zaten iletişimlerimiz anında kurulu. Belli ön hazırlıkları bu işin zaten vardır.
Burası Türkiye Cumhuriyeti, kabile değil burası. Böyle bir şeyde zaten atılması
gereken adımları atacak güçtedir. Bu noktada polisimizle, askerimizle hazır
vaziyetteyiz. Zaten şu anda bir hassasiyet var. Böyle bir durumdayız. Bu konuda
gerektiğinde bu adım atılır. Hiç gecikmez.''
Başbakan Erdoğan, siyasi
irade olarak her zaman özellikle terör konusunda askere, güvenlik güçlerine,
''Bir ihtiyaç var mı? Şu an Parlamento yanı hariç, bizden istediğiniz bir yetki
var mı? Eksik olanı söyleyin, bunu her zaman veririz'' dediklerini ifade ederek,
''Ama tabii işin parlamento boyutunu gerektiren bir şey olduğu zaman, o ayrı. O,
olağanüstü bir haldir. O zaman tabii ki hemen Parlamento toplantıya çağrılır,
bununla ilgili adım da orada atılır. Ama şimdiden zamanı, zemini belli olmayan
bir yerle ilgili herhalde Parlamento'dan bir karar çıkarılacak olursa, bunun
tabii geleceğe yönelik ülkeler arasında neler meydana getirebileceğini takdir
edersiniz'' şeklinde konuştu.
Kırca'nın, ''Bir talep geldiği zaman biz
parlamentodan bu kararı alırız. Silahlı Kuvvetlerin arkasına yasal desteği
veririz'' şeklindeki ifadesine Erdoğan, ''Kesinlikle'' karşılığını verdi.
Erdoğan, aslında meselenin, Türkiye'nin buradaki çıkarları, halkın
huzuru ve mutluluğu olduğunu belirterek, ''Bunun için yapılması gereken ne ise
onu yaparız. Çünkü komşularımız komşuluk hukukunu asla çiğnememelidir'' dedi.
''ORTAK ÇALIŞMANIN GEREĞİ YERİNE
GELMELİ''
Başbakan Erdoğan, ''ABD'ye rağmen Parlamento'dan böyle
bir karar çıkar mı?'' sorusunu şöyle yanıtladı:
''ABD, siyasi
müttefikimiz. Biz onlarla ilgili olarak, onların daveti sebebiyle ta
Afganistan'a kadar gidiyoruz. Bunları yapıyoruz. Şimdi böyle bir şeyde
Irak'tasınız. Kuzey Irak'ta terör örgütü konuşlanıyorsa, burada da ABD üzerine
düşeni yapmalıdır. Terörle ilgili bizden koordinatör istenmesi olayı, ortak bir
çalışmanın ürünüdür. Bu ortak çalışmanın gereği yerine gelmelidir. Türkiye bu
noktada kendi kaderini belirlemede muktedirdir. Vakti saati geldiğinde beklenen
olmuyorsa, o zaman tabii ki Türkiye'nin bir yerlerden izin almaya da ihtiyacı
yoktur. ABD'ye rağmen diye bir şey yok zaten. Burada Türkiye'yi uluslararası
platformda bağlayan, içinde olduğu kurum NATO'dur. Karşımızda eğer ülkemiz bir
tehdit altındaysa bizim atmamız gereken adımlar var. Tam aksine burada bize
yardımcı olması gereken ülkelerin yardımcı olması gerekir. Ve biz kararımızı
verir ve bu adımı atarız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Bunun zaten geçmişte
de örnekleri var.''
GENELKURMAY BAŞKANI İLE GÖRÜŞME
Kırca'nın, ''Bu ofiste bir süre önce Genelkurmay Başkanı ile bir araya
gelmiştiniz. İç meseleleri görüşmediniz herhalde'' şeklindeki sözleri üzerine
Başbakan Erdoğan, ''Şüphesiz ki iç meseleleri de görüştük. Ülkemizle ilgili ne
varsa, ne gerekiyorsa, siyasi, sosyal, ekonomik bunların hepsini görüştük. Böyle
bir görüşmeyi sıcak bir havada İstanbul'da yapmış olmak, olumlu geçtiğinin bir
ifadesidir'' dedi.
Başbakan Erdoğan, ''TÜSİAD toplantısında
Cumhurbaşkanını halkın seçmesiyle ilgili Anayasa değişikliğini Cumhurbaşkanının
incelediğini, incelemenin halen sürdüğünü ve gecikmenin art niyetli olduğunu
düşündüğünüzü söylediniz. Neyi kastediyorsunuz?'' sorusu üzerine, şunları
kaydetti:
''Bunlar artık bir yerde hazır şeyler. Yani 15 günü
kullanmadan ve bunun 22 Temmuz'daki seçime yetiştirilmesi noktasında burada
Cumhurbaşkanımızın bir gayreti olabilirdi. Yani bu hukuki yasal prosedürün
tamamlanması açısından söylüyorum. Çünkü biz burada Anavatan Partisi ile
müşterek hareket ettik. Bağımsızların da desteğini almak suretiyle. Eğer
Cumhurbaşkanımız burada iade edecekse bir an önce iade etmesi ve Parlamento da
bunu bu süreç içerisinde değerlendirip tekrar Cumhurbaşkanına gönderecek.
Gönlümüz arzu ediyor ki iki sandığı halkımızın önüne getirelim. Seçimden sonraki
süreçte Türkiye'de yeni bir tıkanıklık yaşanmasın. Buradaki her erteleme yeni
bir sıkıntının adresi oluyor. Bana göre de Cumhurbaşkanlığı makamı çözüm
makamıdır. Bir Başbakan olarak benim hakkımdır ve inanıyorum ki vatandaşımın da
hakkıdır. Benim talebim bu, başka bir şey değil.''
'Olmazsa ne olur,
yetişmezse ne olur, süreç nasıl işler?'' sorusu üzerine Erdoğan, ''Bu olay
referanduma doğru uzar'' dedi.
Erdoğan, ''Referandum zamanı seçim
sonrasına mı kalır?'' sorusuna da ''O zaten belirli, Anayasamızda da var. Öyle
zannediyorum ki seçimden sonraki bir 80-90 günlük bir zamanı da onun için
kaybetmiş olacağız'' yanıtını verdi.
-''SERMAYE TÜKETMENİN
ANLAMI YOK''-
''Diyelim ki Cumhurbaşkanını halkın seçmesiyle
ilgili Anayasa değişikliği gerçekleşti, adayınız kim olacak?'' sorusu üzerine de
Erdoğan, şunları kaydetti:
''Tabii şu anda bunu konuşmak için erken. Ama
bu yola, bu sürece girmiş olan, adaylığını açıklamış olan bir ismimiz var; Sayın
Gül. Tabii sayın Gül bundan sonraki süreçte nasıl bir karar verir, onu ben şu
anda bilemem. Ama sayın Gül'ün böyle bir kararı vermesi halinde, Tayyip Erdoğan
olarak tabii ki desteğim Gül'den yana olacak. Bunu niye söylüyorum? Kendisine
inandığım için söylüyorum. Türkiye'nin uluslararası camiada gerek kariyeriyle,
gerek karizmasıyla Dışişleri Bakanlığı süresinde olsun, daha önce Devlet
Bakanlığı süresinde olsun Avrupa Parlamentosunda, Avrupa Konseyi Parlamenterler
Meclisinde çalıştığı dönemlerde olsun, bir geniş çevresi var. Bu bir birikim.
Niçin biz bu birikimi kaybedelim? Yani Çankaya'ya gönderdiğiniz insanın dünyada
böyle bir çevresi olması başka bir olay, hiç dünyayı tanımayan bir insanı oraya
gönderip de ondan sonra dünyada bir zemin arayışına girmek ayrı bir olay. Yani
sermaye tüketmenin anlamı yok.''
-''ÖNEMLİ BAŞARILARA İMZA
ATACAĞIZ''-
Türkiye'nin şu anda hızlı bir büyümenin içerisinde
olduğunu ve bu büyüme sürecinde Cumhurbaşkanlığı makamının çok önemli bir işlevi
bulunduğunu ifade eden Erdoğan, ''Bunu yerine getirmemiz lazım. Bu süreç
içerisinde dinamik yapısıyla Sayın Gül'ün orada önemli bir işlevi yerine
getireceğine inanıyorum. İnşallah biz de yeniden iktidar olacağız. El ele, omuz
omuza, 2013 hedeflerimize ekonomik, siyasi, sosyal noktada, özellikle de
demokratik laik sosyal bir hukuk devleti olarak ideal devlet anlayışını ülkemize
daha hakim kılmada inanıyorum ki önemli başarılara imza atacağız'' şeklinde
konuştu.
"ABDULLAH BEY SEÇİLİRSE, DUYSUNLAR'
Tayyip Erdoğan, ''Muhalefet şimdi bir araya geliyor, birleşiyorlar.
Buyursunlar yine birleşsinler. Abdullah Bey'in karşısına farklı adaylar
çıkarabilirler. Buyursunlar çıkarsınlar. Onların seçtiğine biz saygı duyarız.
Ama lütfen eğer Abdullah Bey seçilirse onlar da ona saygı duysunlar'' dedi.
Dolmabahçe'deki Başbakanlık Çalışma Ofisi'nden yayınlanan ATV Ana Haber
Bülteni'nde, Ali Kırca'nın sorularını yanıtlayan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı
adaylığı konusunda Abdullah Gül üzerinde herhangi bir tereddütünün söz konusu
olmadığını söyledi.
''Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herhangi bir
fert adaylığını koyduğu zaman, Anayasa'da belirtilen niteliklere haizse
Cumhurbaşkanı olmak için, niçin burada farklı şeyler arama gayreti içerisine
giriyoruz'' diyen Erdoğan, Abdullah Gül'ün Anayasa'da belirtilen niteliklere
aykırı bir durumu olmadığını kaydetti.
Erdoğan, şöyle devam etti:
''Birisi çıksın, 'var' desin. Bunu kimse söyleyemiyor. Niyet okuyucular
varsa ayrı bir olay. 1982'den bu yana milletvekilliği yapacak, bakanlık yapacak,
Türkiye'yi Avrupa Parlamentosunda, Konseyde temsil edecek ve siz şimdi bu insana
'oraya çıkamazsın' diyeceksiniz. Böyle şey olur mu? Bu, kendi evladına haksızlık
değil mi? Ben bu haksızlığı hazmedemiyorum. Burada belli bazı tavır takınanların
durumunu da anlamakta zorlanıyorum. Hani demokratlık? 'Efendim, biz sandıktan
çıkana uymayız'. Neye uyarsın sen? Demokrasiyse, demokrasi sandıktır. Sandıktan
çıkana uyma kültürüdür demokrasi. Yok, başka bir demokrasi tanımı
getiriyorlarsa, ben onun adına demokrasi demiyorum.''
''İki turlu seçim
olacak. İkinci turda seçilebileceğine inanıyor musunuz Sayın Gül'ün?'' sorusu
üzerine Başbakan Erdoğan, ''Seçilir. Seçilirse, benim oyum Abdullah Bey'indir.
Muhalefet şimdi bir araya geliyor, birleşiyorlar. Buyursunlar yine birleşsinler.
Abdullah Bey'in karşısına farklı adaylar çıkarabilirler. Buyursunlar
çıkarsınlar. Onların seçtiğine biz saygı duyarız. Ama lütfen eğer Abdullah Bey
seçilirse onlar da ona saygı duysunlar'' şeklinde konuştu.
Başbakan
Erdoğan, Kırca'nın, ''Sizin adayınız Abdullah Gül, bu anlaşılıyor'' şeklindeki
ifadesi üzerine, ''Kendisi kabul etmesi kaydıyla, kendisi adaylığını koyması
kaydıyla'' dedi.
Erdoğan, ''Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda
tartışmalar sizin üzerinizden yapılırken aday olmayacağınızı söyleyip,
tartışmaların başka bir isim üzerinden gelişmesini sağlasaydınız, sıkıntısız bir
süreç atlatılmaz mıydı?'' sorusu üzerine şunları kaydetti:
''Ben bir
siyasi partinin genel başkanıyım, lideriyim. Bir strateji uyguluyorum ve bu
stratejiyi uygularken de arkadaşlarımla bunu paylaşmadım, olacak veya olmayacak
diye. Bu bende kalmalı. Bu süreç içerisinde eğer bizim adayımız açıklanmış
olsaydı, son 3 veya 2 günde ismi açıklanan adayımıza nasıl kıyamet
kopardıysalar, 1 ay Türkiye bununla çalkalanırdı. Ne oldu? Aday olmadığım halde
başta Ana Muhalefet olmak üzere birilerinin şahsıma nasıl hakaret ettikleri, hep
bunlar kayıtlarda var. Fakat zirvede olan her zaman bu tür hakaretlere
muhataptır.''
''Anavatan ve Doğru Yol'a da bir isim önerisinde
bulunmadınız mı?'' sorusu üzerine Erdoğan, onlarla konuştuklarını, isim açıklama
olayından sonra da istisnasız tüm siyasi partilerle ve bağımsız
milletvekilleriyle görüştüklerini söyledi.
''SENİN GÖREVİN
O''
Abdullah Gül'ün tüm bu görüşmeleri yaptığını, ama hiçbir
şeyin değişmediğini ifade eden Erdoğan, ''Parlamento'da milletvekilleri, ama Ana
Muhalefet yok. Maalesef Anavatan da yok. Milletvekili Parlamento'ya niye gelir?
Milletvekilleri Meclis'te bulunma görevi ile mükellef. Millet bunun için oraya
gönderiyor. Ne konuşacaksan çık milletin kürsüsünden konuş. Senin görevin o''
diye konuştu.
''Meclis'te olmamak da bir siyasi tavır ya da siyasi eylem
değil midir?'' sorusuna Başbakan Erdoğan, ''Kendileri olmadığı gibi, içeriye
birileri girmesin diye kapılarda nöbetler tutuluyor. Aynı şekilde diğer tarafta
o zaman adama şu söylenir; demokratik irade, hak orada kullanılmıyor. Bu tür bir
baskı oluşturulabilir mi? Maalesef bunlar oluşturdu. Bu Parlamento bunları da
yaşadı'' yanıtını verdi.
CUMHURİYET MİTİNGLERİ
Başbakan Erdoğan, ''Cumhuriyet mitinglerinde sergilenen tabloya siyasi
bütün endişeleri bir yana bırakarak dışarıdan bakabildiniz mi, ne gördünüz?''
sorusu üzerine de şunları kaydetti:
''Oraya gelen vatandaşlar demokratik
haklarını kullanmışlardır. Tabii bir yeknesak yapı söz konusu değil. Yani orada
her şeyden önce iktidar yok. Orada ülkemde muhalefet eden partilerin belli bir
kısmı var, belli bir kısmı da yok. Tabii ülkenin özeti yok. Şimdi 'orada ülkenin
özeti var' dersek, orada bir yanılgı başlar. Çünkü öyle şeyler var ki benim
askerime 74 Barış Harekatı'nda 'Türk askeri burada işgal kuvvetidir' diyen bir
Genel Başkan da var, öbür tarafta 'ulusalcıyım' diyen kişiler de var. İkisi bir
arada. Şimdi bunlar nasıl ulusalcı oluyor, nasıl böyle bir yerde bir araya
geliyorlar, anlamak mümkün değil.''
Mitinglere katılanların neler
söylediklerinin önemli olduğunu ifade eden Erdoğan, ''Şahsımla ilgili mesela
orada oynatılan sinevizyonlar var. Bunlarla ne yapılmak isteniyor? İnatla eski
defterleri karıştırıyorlar, 'acaba buradan ne çıkar' diye'' şeklinde konuştu.
''HERHANGİ BİR AYRIM YOK''
Türkiye'nin AB üyelik
sürecini anlatan ve CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın daha önce Gümrük Birliği
olayını sahiplenirken şimdi AB karşıtı bir noktaya düştüğünü savunan Erdoğan,
Türkiye'nin Gümrük Birliği sayesinde ihracatının yüzde 70-75'ini AB üyesi 25
ülkeye yaptığını kaydetti.
Erdoğan, ''Bu Gümrük Birliği ile bunlar
olmamış olsa, Türkiye acaba bu ihracatını nereye yapacak. Bunlar üzerinde
dikkatli durmamız lazım'' dedi.
Meydanlara gelen vatandaşlara hizmet
götürülürken iktidar olarak herhangi bir ayrım yapmadıklarını dile getiren
Erdoğan, belediyelere de iktidar ya da muhalefet partili belediye diye bir
ayrımda bulunmadıklarını kaydetti.
"PARTİZANCA KADROLAŞMAYI CHP
YAPMIŞTIR''
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Türkiye'de rejimle
ilgili bir sorun yoktur. Eğer kim, 'rejimle ilgili sorun vardır' diyorsa, onun
çıkar endişesi vardır'' dedi.
Erdoğan, Dolmabahçe'deki Başbakanlık
Çalışma Ofisi'nden yayınlanan ATV Ana Haber Bülteni'nde, Ali Kırca'nın
sorularını yanıtladı.
Kırca'nın, ''Türkiye seçimlere gidiyor. Bu seçimin
kaderini rejim tartışması mı belirleyecek yoksa ekonomik durum mu?'' sorusu
üzerine Erdoğan, şöyle konuştu:
''Türkiye'de rejimle ilgili bir sorun
yoktur. Eğer kim, 'rejimle ilgili sorun vardır' diyorsa, onun çıkar endişesi
vardır. Eğer çıkar endişesi yoksa, bu ülkeye hizmet etmek istiyorsa, piyasalar
bundan rahatsız olmasın istiyorsa, Türkiye'de ekonomik istikrar aynı şekilde
devam etsin istiyorsa, Türkiye'de kimse rejim diye bir olayı gündeme getiremez.
Buna hakkı yok. Biz 4.5 yıldır bu ülkede iktidarız. Rejim sorunu adına acaba ne
olmuş? Bunu bize söyler misiniz? Ne olmuş da rejim sorunu var? Kimin yediğine,
içtiğine, giydiğine, kimin bu ülkede Cumhuriyet'e, demokrasiye, laikliğe
yönelik, sosyal devlet anlayışına yönelik ne olmuş da kalkıp rejim sorunu vardır
diye ikide bir bunlar gündeme getiriliyor?''
Başbakan Erdoğan, Kırca'nın
atamalarla ilgili sorusu üzerine de, bir hükümetin, iş başına geldiği zaman
orada kendisinin verdiği talimatları yerine getirecek üst düzey atamaları yapma
hakkına sahip olduğunu söyledi.
Erdoğan, ''Yeni aldığımız elemanlar
noktasında kimse bize 'siz kendi adamlarınızı alıyorsunuz' diyemez. Çünkü merhum
Ecevit'in döneminde çıkarılan yasayla artık tamamıyla imtihanla ulusal bazda
yapılıyor'' dedi.
Geçmişteki başarılı elemanlardan halen bu dönemde
çalışanlar olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:
''Eğer
partizanca bir kadrolaşmadan bahsediyorsak, o zaman piri bu ülkenin CHP'dir.
Partizanca kadrolaşmayı onlar yapmıştır. Bizim dönemimizde kimse kalkıp da bizi
böyle bir ithamla karşı karşıya bırakamaz. Kalitede hepsinin ehliyet liyakati
esastır. Eğer bugün ekonomik bir performans varsa, bunun sebebi de bu atılan
adımlar. Eğer hortumculuk bugün yoksa, bitmişse, bunun sebebi bu elemanlardır.''
Kırca'nın, ''Bize aktarabileceğiniz yeni milletvekili aday isimleri var
mı?'' sorusu üzerine de Erdoğan, ''Doğrusu şu anda görüşme halinde olduğumuz ve
bizimle beraber bu yolculuğa çıkacak olan, kamuoyumuzun da yakından tanıdığı
isimlerden biri Ertuğrul Günay. Ertuğrul Bey'le inşallah önümüzdeki günlerde
adaylığını açıklayacağız. Bunun dışında Haluk Özdalga yine aynı şekilde mutabık
kaldığımız arkadaşlarımızdan bir tanesi'' yanıtını verdi.
''BİZ,
TOPLUMSAL MERKEZDEYİZ''
Başbakan Erdoğan, Kırca'nın ''Parti sola
mı kayıyor?'' sorusu üzerine de şunları kaydetti:
''Biz, toplumsal
merkezdeyiz. Bunun için de toplumsal merkezde bir siyasi parti olarak siyasi
literatüre bunu yerleştiriyoruz. Ülkemizde ileri demokrasi, ileri devlet, bu
noktada demokratik, laik, sosyal, bir hukuk devleti noktasında kalkınma, adalet,
bu işi dengede tutan bir anlayışı ve temiz siyaset anlayışını paylaşanları
muhafazakar demokrat siyaset kimliği yelpazesinde kimliğimizle birlikte
toplumsal merkezde buluşturmaya gayret ediyoruz.''
Kırca'nın, başka
isimler sorması üzerine de Erdoğan, eski YÖK Başkanı Mehmet Sağlam ve Mehmet
Şimşek'in kaydını yaptırdığını, bunun dışında Hamza Yerlikaya, Reha Çamuroğlu ve
Osman Yağmurdereli'nin ismini verebileceğini söyledi.
FENERBAHÇE'YE KUTLAMA
Kırca'nın, ''Fenerbahçe
şampiyon oldu, birkaç tatsız olay yaşandı ligin sonunda. Önümüzdeki yıl yeni
tedbirler alınacak mı?'' sorusu üzerine de Erdoğan, öncelikle Fenerbahçe'yi
ülkenin başbakanı ve bir Fenerbahçeli olarak kutladığını söyledi.
Erdoğan, ''Ligin bitimine iki hafta kala ipi göğüslemiş olmaları, onları
da rahatlatan bir süreç oldu'' dedi.
Sporda ciddi manada bazı sıkıntılar
yaşandığını, en son Galatasaray-Fenerbahçe maçında bunun görüldüğünü anlatan
Erdoğan, şöyle devam etti:
''Burada birçok tedbiri federasyonun alması
gerekiyor. Kulüp yöneticilerinden tutun da seyircilere varıncaya kadar, onları
belirli bir olgunluğa federasyonun alacağı tedbirlerle ulaştırması lazım. Ama şu
anda öyle bir amigoluk müessesesi oluşmuş ki bunlarla tahrik olan maalesef bütün
olumsuzlukların içine sevk edilen bir kitle oluyor.''
Derbi maçta
sökülerek sahaya atılan koltukların futbolcuların yaralanmasına neden
olabileceğini ifade eden Erdoğan, ''Bu bir terör. Futbolcular birbirlerine
sarılıp öpüşüyor, ama size ne oluyor. Aynı kulübün seyircileri birbirlerine
vuruyor, yakıyor. Olacak iş mi bu? Orada 1700 Fenerbahçe seyircisi, öbür tarafta
30 bin Galatasaray seyircisi var. Baktım bir ara Galatasaray seyircileri
birbirlerini ateşe vermişler'' şeklinde konuştu.
Erdoğan, Spordan
Sorumlu Devlet Bakanının konuyla ilgili çalışmaları olduğunu söyledi.
-''FEDERASYONUN TAVRI ÖNEMLİ''-
Kırca'nın,
''Önümüzdeki yıl mevcut ceza yönetmeliklerine ek olarak yeni ceza artırımları
olacak mı? sorusu üzerine de Erdoğan, şunları kaydetti:
''Bunların
türleri önemli. Ne tür bir cezai müeyyide. Bunun yanında tabii federasyonun bu
noktadaki tavırları çok önemli. Bu noktada güzel bir tedbirler paketi ortaya
çıkarsa, biz de parlamentodan bunu süratle geçirir, bununla ilgili kanunları
düzenler ve inşallah daha sağlıklı bir spor yaşamını ülkemizde sürdürürüz.''
Erdoğan, Kırca'nın ''Galatasaray'ın Seyrantepe işi tamam mı, stat
yapılacak mı?'' sorusu üzerine de ''Onun biz tamam olduğunu söyledik. Orada bir
problem yok. Stadı yapacak olan TOKİ, şu anda bununla ilgili proje çalışması
safhasında. Sanıyorum onun ihalesini yapacaklar ve 2-3 yıl içerisinde proje
safhası hariç stadın yapımı tamamlanmış olacak'' diye konuştu.
Başbakan
Erdoğan, Galatasaray'ın, Seyrantepe ile Türkiye'nin en kaliteli stadına kavuşmuş
olacağını sözlerine ekledi.
AA
Bu makale hakkında ek bilgi eklemek için buraya tıklayınız
Yazar & Kaynak: http://www.haberturk.com/haber.asp?id=24186&cat=110&dt=2007/05/23
Eklenme tarihi: 23-5-2007 Okunma: 1135
Ekleyen: NewsMan
|
| Bu Makaleye Verilen Puan: |
Bu makaleye puan verilmemiş.
|
Kullanıcı Yorumları
Hasan Günal
Tarih:
25-5-2007
3:42am
Bu hükümet, hiçbir zaman sınırötesi operasyon düzenlemez, düzenleyemez. Bu yaptığı konuşmalar sadece seçim propagandası.
Sadece bu hükümet için söylemiyorum: seçim öncesi verdiği sözleri tutmayan insanlar şer.fsizdir. İş başına gelince "biz bunun böyle olduğunu bilmiyorduk..." gibi bir mazeret asla kabul edilemez.
Bu ülke kişilikli insanlar tarafından yönetilmelidir. Bu ülke bunu hakediyor. Sözünü tutmayan babam bile olsa verdiğim oyu haram ederim.
Ebu beddavi
ben hükümetime ve cumhurbaşkanıma GÜVENİYORUM... Tarih:
1-9-2007
9:58am
sınır ötesi operasyonları hükümetler değil ordular düzenler ve 4 kıçıkırık Amrikacı iti 35 senedir kendi ülkesinin içindeki dağlardan temizleyemiyen orduyu hükümette bizlerde biliyoruz ve bu yüzden bu ordu ile ancak merasim geçişi yapılır ...kimse hedef şaşırtmaya çalışmasın gerçekler acı ve korkunçtur hükümet de bizlerde çok iyi biliyoruz ki bu ordunun var oluş gayesi DARBEDİR .....
evet bu ülke kişilikli ve asil ve milletini seven insanlar tarafından ve yurtsever şahsiyetli insanlar tarafından yönetilmek istendiği için bunca kavga,,ordu benim cumhurbaşkanıma tavır alamaz alırsa bende sorarım sen kimin ordususun ???????benim ordumun özel kuvvetler subayı kafasını çuvala sokturmaz ,ŞEHADET e inanır işte benim ordumun şiarı bu ALLAHU EKBER....
İlgili Dökümanlar
|
|
|