|
| Makaleler |
| Toplam Makale |
3051 |
| Yayında |
2870 |
| Bekleyenler |
181 |
| Görüntüleme |
12245472 |
|
|
|
|
Muhammed Raşid Erol
Esseyyid Muhammed Raşid Erol (k.s.) 23.3.1930 tarihinde Siirt'in Baykan ilçesine bağlı Siyanüs köyünde doğmuştur.
Babası Gavsi Bilvanisi Seyyid Abdulhakim Hüseyni (k.s.) hazretleri olup Nakşibendi büyüklerindendir.Dedeleri Seyyid Muhammed Şeyh Muhammed Diyauddin (k.s.) hazretlerinin halifelerindendir. Baba ve dedeleri ilim ve tarikat ehli olan Seyda hazretleri Evladı Resul olup Bilvanis seyyidlerindendir. Hz. Hüseyin (r.a.) soyundan geldiği için de "El-Hüseyni" denilmektedir.
Dedesi Seyyid Muhammed (k.s.) medreselerde yetişmiş çok büyük bir alimdi. Hüsn-ü hat sanatında çok mahirdi. Hazret'e intisab etmiş, Nakşibendi halifesi olarak icazet ve hilafet almıştı. Fakat kendisi şeyhine "Sizin sağlığınızda kendi halifeliğimi açıklıyamam, sizden sonraya kalırsam, açıklanmasını birisine vasiyyet edersiniz. Aksi takdirde sizin yaşadığınız devirde ben mürşidim ben şeyhim diyemem, lütfen beni gizleyiniz" diye rica etmişti. Şeyhinden önce vefat ettiği içinde halifeliği aşikare olarak ilân edilmeyip gizli kalmıştır.
Babası olan Gavs hazretlerini Seyyid Muhammed'in vefatı üzerine Seyyid Maruf (k.s.) (Seyda hazretlerinin dedesinin babası) büyütmüştür. Gavs hazret- leri Siyanüs seyyidlerinden olan Fatıma Validemizle evlenmişler, bu izdivactan Seyyid Muhammed (ka.), Seyyid Muhammed Raşid (k.s.) ve Seyyid Zeynel Abidin isimlerinde üç oğlu ile Halime ve Hatice isminde iki kızı olmuştur. Zeynel Abidin küçük yaşta vefat etmiştir. İlk zevcesinin teşvikiyle evlendiği Ta- runi köyünden Seyyide olan ikinci hanımı Sıdıka Validemizdende Seyda hazretlerinin diğer kardeşleri, Seyyid Abdülbaki (k.s.), Seyyid Ahmed, Seyyid Ab- dülhalim, Seyyid Muhyiddin ve Seyyid Enver ile Aynulhayat, Refiate, Raikate, Naciye adlı kızkardeşleri olmuştur. Seyda hazretleri 2 yaşlarında iken Seyyid Ma'ruf vefat edince Gavs hazretleri evini Siyanüs köyünden Taruni köyüne taşıdı. Burada 13 sene kaldılar.Daha sonra mürşidi Ahmedi Haznevi'nin (k.s.) izniyle Bilvanis köyüne hicret ettiler. Seyda hazretleri (k.s.) bu köyde yine Seyyide olan Sekine Validemizle evlenmişlerdir. Bu evlilikten Seyyid Fevzeddin, Seyyid Abdülgani, Seyyid Taceddin, Seyyid Mazhar, Seyyid Abdurrakib isimli oğulları ile Hasine, Muhsine, Hasibe, Rukiye, Münevver, Mukaddes, Mümine ve Hediye isimli kızları dünyaya gelmiştir. Gavs hazretleri Bilvanis köyünde 6 sene kaldıktan sonra Seyda hazretleriyle birlikte Bitlis'in Kasrik köyüne tâşındılar. Burada 11 sene kaldıktan soma Siirt'in Kozluk kazasının Gadir köyüne hicret ettiler. 9 sene (Burada iken vatan görevini önce acemi birliği olan Manisa'da, soma Di- yarbakır'da tamamladı) kaldıkları Gadir'den hayatının sonuna kadar ikamet edecekleri Adıyaman ilinin Kâhta kazasının Menzil köyüne yerleştiler. Babası Gavs hazretleri 1 Haziran 1972 yılında vefat edince başlıyan irşad görevi 21 sene 4 ay 19 gün devam etmişti.
1968 yılında halifelik icazetini alan 1972 yılında irşad görevine başlayan Seyda hazretlerinin (k.s.) yurtiçinden ve yurdışından aşırı ziyaretçisinin gelmesi 18.7.1983 tarihinde Çanakkale'nin Gökçeada ilçesinde mecburi ikametine yolaçmıştır. Önce Adıyaman'a, soma Adana'ya oradanda Gökçeada'ya götürülen Seyda' hazretleri çektiği sıkıntı ve adanın havasının sıhhatini etkilemesi sonucu 30.1.1985 tarihinde Ankara'ya nakledilmiştir. Burada da 16 ay gözetim altında tutulduktan soma Merkezi idarenin müsadesiyle tekrar Menzil'e dönmüştür. Tekrar tebliğ ve irşad hizmetine devam ederken 1991 yılının Ramazan Bayramı bayramlaşması sırasında içersine zehirli böcek ilacı çekilmiş şırıngayla suikast yapılmış, eline isabet eden zehir etkisini göstermiş, acil müdahaleyle hastaneye yatırılan Seyda hazretleri (k.s.) hayati tehlikeyi atlatmış, fakat elinin üstündeki ve içindeki yaralar sebebiyle uzun süre ızdırap çekmiştir.
Şeker, damar sertliği, tansiyon ve romatizma hastalıkları nedeniyle uzun yıllar tedavi gören Seyda hazretlerinin ölümünden bir yıl önce ayağı kırılmış çektiği ızdıraplarına bir yenisi eklenmiş, fakat irşad faaliyetleri kesintisiz devam etmiştir.Romatizma sebebiyle her yaz gittiği Afyondaki kaplıcalardan Ankara'ya dönüşünden bir kaç gün sonra 22.10.1993 Cuma günü cuma namazından iki saat sonra 63 yaşında Rahmet-i Rahmana kavuşmuştur.Vefat haberini alan onbinlerce bağlısının katılı- mıyla ertesi gün Menzilde babasının yanı başında toprağa verilmiştir.
Bu makale hakkında ek bilgi eklemek için buraya tıklayınız
Yazar & Kaynak: Dr. A.Selahaddin Kınacı
Eklenme tarihi: 14-3-2007 Okunma: 4602
|
| Bu Makaleye Verilen Puan: |
|
Kullanıcı Yorumları
ugur yılmaz
selamunaleyküm Tarih:
21-7-2007
4:28pm
insan nefsini kırdıktan ele aldıktan sonrta insandır
GÜLSEMİN ERÇAĞ
Tarih:
17-8-2007
9:02am
Selamunaleyküm nakşi tarikatında feyiz çokvar en önemliside .Mevlana gibi insanı heryönüyle kabul edip onların doğru yolu bulmasında vesile oluyorlar.
afranur aydın
Tarih:
4-9-2007
1:49pm
allah razi olsun böyle güzel ve önemlibir kişiye yer verdiğiniz için sizi tebrik ediyorum
Mehmet
Selamun Aleyküm Tarih:
9-10-2007
3:41am
Zamanının birtanesiydi...Dikkat ederseniz ALLAHu teala öle sevmişki,insanın istese de işleyemeyeceği sünnetleri işlemeyi nasibetmiş.Örneğin peygamber Efendimize bir davette zehirli yemek ikram edilmişti,Seyda Hazretlerine de bir ziyaret sırasında zehirli igneyle zehir zerg edildi,Peygamber Efendimiz Hicret etti,Seyda Hazretleri zorunlu ikamete (hicret) tâbi tutuldu, ve nihayetinde 63 yaşında Hakka yürüyerek son nefesinde Resulullahla aynı yaşta vefat edip son sünnetinide eda ettiler..ALLAH onların sırlarını yüceltsin..
derya
bu resmen şirk değilmi Tarih:
29-11-2007
12:36am
müslüman bir kul olarak uyarmam lazım allah adına tövbe verme yetkisini nasıl ve kimden alıyorlar .korkunç bir durum bu.bu kadar kur'andan uzak kalınması tüylerimi ürpertiyor .bu o kadar açık bir şirk ki farkında değilmisiniz
seyyid şamil
Tarih:
3-2-2008
3:29pm
Allah razı olsun ki Allah dostlarının bıraktıkları hüsn-ü hayatlarını yâd ederek ibret ve teşvik vesilesi olarak yayınlamaktasınız. Kendisini dünya gözü ile görmek nasip olmadı ama inşaallah mahşerde buluşacağız. Bu öyle bir okyanustur ki dalmayan o deryanın içini bilemez. Allahtan korkunuz ve şirk gibi haddi aşan sözlerden sakınınız.
İlgili Dökümanlar
|
|
|